Kayapa'da yapılmak istenen katı atık bertaraf tesisi için "Kayapa çöplüğü üzerinden AK Parti’nin algı siyaseti" yazımda da Mustafa Bozbey'in Kayapayı 1/100 binlik ölçekli çevre düzeni planına işlettiği yönündeki algının aslında Ak Partililerin yaptığı bir algı olduğunu da anlatmaya çalışmıştım.
Nihayet, tutuklu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamayla, AK Parti’nin yürüttüğü algı siyasetinin nasıl işlediği net bir şekilde ortaya çıkmış oldu.
Hikâyenin başını hatırlatmak gerekirse…
Haziran ayında yapılan Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında, Başkan Vekili Şahin Biba tarafından Kayapa Katı Atık Entegre Bertaraf Tesisi gündeme getirilmişti. Hatta bölge muhtarları da meclis toplantısını takip etmek üzere gelmişti.
O gün yaşananları “Kayapa düellosu: Meclisten geçti, mahalleden geçecek mi?” başlıklı yazımda ayrıntılı olarak aktarmıştım.
Tesise “çöplük” denmesi de başlı başına ayrı bir tartışma konusu olmuştu. Yeni Parti grubu ise Kayapa’da çöplük yapılmasına sert tepki göstermişti.
Peki neden en başından beri “Kayapa’da çöplük olmaz” dedik?
Çünkü Kayapa’da fay hattı var. Su kaynakları ve göletler var. Orman var.
Bu nedenle "Kayapa’da çöplük olmaz: Fay hattı, su göletleri, orman…", "Kayapa’da çöplük olmaz: Millet Bahçesi var!", "Skorun şampiyonu Kayapa-Kuruçeşme de TEKNOSAB’ı da puanlayalım" ve "Biba, dinle halkı: '10 yıllık gecikmişliğin bedelini ödemek istemiyoruz'" başlıklı yazılarımla son dört ayda yaşanan tartışmaları gündeme getirdim.
Son meclis toplantısında ise Şahin Biba, Kayapa’da çöplük yapılmasını Mustafa Bozbey’in istediğini ve bu yönde imza atıldığına ilişkin belgeler bulunduğunu Meclis gündemine getirmişti.
Ancak gelinen noktada, söz konusu belgelerin Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı’ndan çıktığı; Kayapa’nın planlara eklenmesinin ise Başkan Ahmet Cihat Kahraman’ın talebiyle gerçekleştirildiği de ortaya çıkmıştı.
Ve nihayet Bozbey, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamayla konuya net bir şekilde açıklık getirdi:
"Çöp deponi sahası olarak Kayapa-Kuruçeşme asla gündemimizde olmadı. Üstelik o bölgede böyle bir tesise izin vermeyeceğimizi de sürekli ifade ettim. Birilerinin sürekli olarak 'Kayapa'da ÇED raporu alınmış, hazır yer niye oraya yapmıyorsunuz, yapın' diretmelerine rağmen proje için o alanı asla uygun bulmadık ve oradan vazgeçtiğimizi de Bursa kamuoyu ile pek çok kez paylaştık."
Bozbey, Kayapa’nın 1/100 bin ölçekli planlara neden eklendiği konusunda da önemli bir ayrıntıya dikkat çekti.
Bölgenin daha önce çöplük tesisi amacıyla kamulaştırıldığını belirten Bozbey, söz konusu alan planlara işlenmediği takdirde eski sahiplerinin taşınmazlarını geri talep edebileceğini, bunun da bölgede taş ocaklarının artmasına yol açabileceği değerlendirmesini yaptı.
Dolayısıyla Kayapa’nın planlara işlenmesinin, bölgedeki taş ocaklarının artmasının önüne geçmek amacıyla atılmış teknik bir adım olduğunu ifade etti.
Bozbey ayrıca kendi dönemlerinde hazırlanan planlamada Bursa’nın çöp sorununun çözümü için İnegöl’deki mevcut tesisin kapasitesinin artırılmasının öngörüldüğünü de ayrıntılı biçimde açıkladı:
"İnegöl'de işletilen ve enerji üretilen Doğu Bölgesi Entegre Katı Atık ve Bertaraf Tesisinin kapasitesinin arttırılması ile sorunun uzun süreli olarak ortadan kalkacağını öngördük. Çöp sorununu en az 20 yıl bu kentin gündeminden çıkaracak bir projeyi hayata geçirmek için yoğun bir şekilde çalışmaya başlamıştık. Böylece Hamitler çöp sahası da kapatılacak, koku sorununun kökü kazınacak, bölge insanımız nihayet nefes alacaktı."
"Ek olarak İnegöl'de yapılacak ilave lotlara çöpü getirmek için Hamitlerde ve uygun olan ilçelerde çöp aktarma istasyonları da planlamıştık. Bursa bunların da yapılması ile çöp sorununu aşmış olacaktı. Yapılacak iş çok basit. İnegöl'deki tesisin yapımında 4 lotluk yerin Orman Bölge Müdürlüğü'nden tahsisinin sağlanması ve bir an önce kademeli olarak lotların inşaatının başlaması gerekiyor."
"Kayapa'daki yerin ve Muratlı'daki yerin 1/100 binlik çevre düzeni planında gösterilmesi tamamen teknik bir konudur. Kayapa'daki yerin önemli bir kısmı kamulaştırılmış ve kamulaştırma çöp sahası olarak yapılmış. Eğer planda görülmezse kamulaştırılan alanlar eski mal sahipleri tarafından mahkeme kararıyla geri alınabilir. Bu eski mal sahiplerinin bir kısmı bölgede taşocağı işleten firmalardır. Yerleri geri alıp oralarda taş ocağı işletmesi yapacaklar. Bunun önüne geçmek için 1/100.000'lik planda olmasını uygun bulduk."
Yani ortada Bozbey’in Kayapa’ya çöplük yapmak istediğini gösteren bir plan değil, bölgenin mevcut hukuki ve mülkiyet durumuyla ilgili teknik bir planlama süreci olduğunu söylüyor Bozbey. Orman Bölge Müdürlüğü'nden bu konuda taleplerinin de olduğunu ancak talebe yanıt alamadıklarını da ekliyor.
Bozbey, "Ayrıca bu adımlar Kayapa'ya yapılacak tesise harcanacak en az 100 milyon dolar masraftan da kentimizi kurtaracaktı" diyor. Sahi, Ak Parti Grubu henüz bu sorulara cevap veremedi. Maliyeti nedir? İşletmeyi kim yapacak?
Bölgede yaşayan bir vatandaşın sorduğu gibi soralım biz de: “Kim, ne kadar rant elde edecek?” Ki bu ısrar devam ediyor...
Bozbey, açıklamasını, "Asla orada çöp deponi sahası yapılmayacaktı. Oradaki hedefimiz bölgede doğayı ve yeşili korumaktı. Kamuoyu bunu da iyi bilmeli. Şahin Biba tarafından bu konuda ifade edilenler de ne yazık ki yalan ve yanlışlardan ibarettir. Çöp deponi sahası ile Nilüfer'i kirletmeye hedefleyen kendileridir" diyerek bitirdi.
Şimdi merak ediyorum…
AK Parti’nin algı oyunlarını günlerce köşelerinden yazanlar, Bozbey’in bu açıklamasından sonra AK Parti’nin Kayapa üzerinden nasıl bir algı siyaseti yürüttüğünü de yazabilecekler mi?
Daha da önemlisi…
Bu algı siyasetinin başaktörlerinden birinin Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Ahmet Cihat Kahraman, diğerinin ise Meclis’te bu iddiaları gündeme taşıyan Şahin Biba olduğu gerçeğini yazabilecekler mi?
Mesele, bir plan kararının nasıl sunulduğu, kamuoyuna nasıl aktarıldığından olup çıkıp bu karar üzerinden nasıl bir siyasi tartışma yaratıldığı meselesine dönüştürüldü.