22 Temmuz. Mustafa Bozbey'in yargılandığı davanın ilk duruşmasının üçüncü gününde öğleden sonra.
Avukatlar, 19. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyayla birleştirilme taleplerini yinelediler. 3 Ağustos'ta 19. Ağır Ceza'da yeniden hakim karşısına çıkacak bazı sanıklar.
Savunma sırası gelen Tamer İşler de onlardan biri. Tüm suçlamaları reddederek başladı savunmasına. Statik proje uzmanıymış ama spora olan ilgisinden dolayı Nilüfer Belediyespor Kulüp Başkanlığı teklifi gelince kabul etmiş.
Bursa'da bulunan birçok binayı saydı "Ben yaptım" diyerek. İçerisinde bulunduğumuz Bursa Bölge Adliye Mahkemesi dahil.
Salonun ortasında duran ve görüşü engelleyen iki aynalı sütun da haliyle espri konusu oldu. Tamer İşler'e soralım dedik, "Bu sütunları neden yaptınız?" diye.
Yapı denetim firmalarına kayyum atanmış. İşleri zor durumdaymış.
En arka sırada oturuyoruz biz gazeteciler. Yanıma oturan sanık yakını küt saçlı bir kadın, Tamer İşler'in savunması sırasında ara ara gözyaşlarını tutamadı. Elinde peçete savunma bitene kadar kaldı.
İşler ve Turgay Erdem, 2021 döneminde tanışmış. Nilüfer Belediyespor'a Alpiş sahibi Sertaç Karaalp'in sponsor olarak verdiği çekler varmış. Nilüfer Belediyespor şirket olduktan sonra Sertaç Karaalp şirketin yönetim kurulu üyesi olarak spor kulübüne dahil olmuş. Hatta Sertaç Karaalp'ın kulüple olan ilişkisi o kadar samimi ki sonradan kulüpten kendisi borç alıyor, bu borcu ödüyor. İkinci kez 1 milyon 500 bin TL borç alıyor, bu borcu henüz ödememiş.
Tamer İşler, 'örgüt suç şemasında' 2 numaralı kişi olarak gösteriliyor. İşler, "Dosyadaki hiçbir müteahhitle iş yapmadım. 18 ay kulüp Başkanlığı yaptım diye bu dosyada yer alıyorum" diyor. "Kulübe kim para verirse ben alırım. Kulübün ihtiyacı var" diyor.
Bursaspor'u örnek gösteriyor: "Bursapor'a hiçbir zaman resmi para sokamamışızdır. Kulüpler bu şekilde işler. Fenerbahçe de sokamaz. 25 milyon borcu var" diyor. Kulüplerin vergi kaçırdıklarını ise açık açık söylüyor.
Mahkeme başkanı ve ünlü Av. Ersan Şen arasında biraz esprili, biraz gergin ilerleyen diyaloglar yaşanıyor arada. İşler'e soru yönelten Av. Şen'e mahkeme başkanı "Yönlendirmeye devam edin" diyerek ince bir alt mesaj yolluyor.
Tamer İşler'in avukatının dile getirdiği bir isim var: Adnan Yeni. Adnan Yeni kimdir?
Bu soruyu sahiden soruyorum çünkü bilmiyoruz. "Ben derin devletim" diyormuş. "Sıra Şadi'de. Şadi'yi (Özdemir) de yargılatacağım" diyormuş.
Tamer İşler'in avukatları savcılık makamının hazırladığı iddianameye eleştirilerini uzunca sıraladıktan sonra 'ortada bir örgüt mü yoksa iki örgüt mü var' diye sorguluyor.
23 Temmuz. Duruşmanın dördüncü gününde takip edebildiğim tek savunma müteahhit Hüseyin Gür'ün oldu. Gazetemiz yazarı Esat Kaplan'ın "Tarihi duruşmanın dördüncü gününden 'yarım' notlar" yazısından savunma yapan isimleri tek tek okuyabilirsiniz.
Halis Karadeniz şivesi ve tarzıyla savunmasını yapan Trabzonlu Hüseyin Gür, salonu da mahkeme başkanını da çokça güldürüyor. Gür çok konuşuyor ama birbirinden bağımsız ve kopuk kopuk anlatımlar olduğu için söylediklerinin yarısı anlaşılmıyor. Benim anladığım kadarıyla; müteahhit arkadaşlar olan Hüseyin Gür, Deniz Bozkurt ve Sırrı Aydın'ın arası açılmış. Deniz Bozkurt ve Sırrı Aydın dünürmüş, araları iyiymiş ama bozuşmuşlar.
Hatta Bozkurt ve Aydın birbirine düşmüş, şantiyelerin birinde şantiye şefi vurulmuş.
Gür, Deniz Bozkurt ve Sırrı Aydın'ın kendisini ve ailesini tehdit ettiğini söylüyor. Gür, Tuğrul Hoca'yı çok seviyor belli, ondan bahsediyor. Tuğrul Hoca'yı da tehdit etmişler. Tehdit ettikleri için Tuğrul Hoca da öldürülme korkusuyla yurt dışına kaçmış.
Mustafa Bozbey'i Sırrı Aydın ile tanıştıran Hüseyin Gür'müş. Bozbey'i sevdiğini söyleyen Gür: "Ben Mustafa Bozbey'i özellikle Sırrı ile görüştürmüş değilim. Bana 'Beni tanıştır' demiştir, götürmüşümdür, fotoğraf çekilmişizdir, onu fırsat biliyor. Benim arkadaşımdı, dolandırıcı olduğunu bilmiyorduk."
Gür'ün kuyumcu dükkanı varmış. Oraya Tuğrul Hoca gelirmiş, Sırrı gelirmiş, para isterlermiş, verirmiş. Ama verilen paralara dair makbuz veya dekont yok. "Neden ödemeleri elden yaptın?" sorusuna, "Parça parça para veriyordum" diyor. Dairenin döşemesi yapılıyor, ona veriyor, başka bir kısımda tadilat yapılıyor, ona para veriyor peyder pey.
Gür'ün ortaya attığı ciddi bir iddia da konuşuldu. Aynı koğuşta kaldıkları Sırrı Aydın'ın, bir Vali Yardımcısının abisiyle görüştüğünü, Vali Yardımcısının abisine "Mustafa Bozbey'e iftira atsın, kardeşini çıkaralım" tarzında bir ifadesi olduğunu iddia ediyor. Bu ifade Sırrı Aydın'dan duyduğunu söylediği Hüseyin Gür'e ait. Yalanı söyleyen Sırrı Aydın da olabilir. Öğleden sonra bunu öğrenmek için Sırrı aydın'ın savunmasını dinlemeyi heyecanla bekliyorduk.
Fakat mahkeme başkanı, "özel konuşmalar sosyal medyada yayınlanıyor" diyerek emniyet mensuplarına gazetecilerin alınmaması talimatını vermiş.
Sırrı Aydın'ın çelişkili ifadeler verdiğini duyduk ama duruşmayı takip edemediğimiz için aktaramıyoruz. Belki oturdukları yerden 'kulis bilgisi aldık' diye haber yapan müthiş gazeteciler! Sırrı Aydın'ın savunmasını yazar da biz de öğreniriz.
Avukatlar savunmada: 'Twitter iddianamesi' - 1