SON DAKİKA
Hava Durumu

Yeraltı suyu: 'Çocuklarımızın geleceğini kullanıyoruz'

Yazının Giriş Tarihi: 22.12.2025 01:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.12.2025 13:51

Bursa Kent Konseyi’nin 92. Genel Kurulunda konuşulan su konusu Bursalılar için önemli bilgiler içeriyordu. Özellikle BUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Alper Makam’ın konuşması sadece Bursalıların değil Türkiye’de yaşayan bütün vatandaşların dikkatle dinlemesi gereken bir konuşmaydı. Olabildiğince önemli noktalara dikkat çekerek aktarmaya çalışacağım.

Makam, konuşmasına kentin plansızlığına değinerek başladı. 17 organize sanayi bölgesi arasında sadece iki planlı sanayi bölgesinin olduğunu, biri Türkiye’nin ilk sanayi bölgesi olan Bursa Organize Sanayi, ikincisinin tartışmalı olan TEKNOSAB olduğunu söyledi. (TEKNOSAB ile birlikte Bursa’da 18 organize sanayi bölgesi, serbest bölgelerle birlikte 21 sanayi bölgesi bulunuyor Bursa’da. Bu sayı 24’e çıkarılmak isteniyor.)

İki yılda su tüketimindeki artış

“Plansızlığın getirisi şehrimize ağır oldu.” 2024 yılı TÜİK verileriyle su tüketim miktarlarına bakalım. Dünyanın ısınmasının arttığı 2022 ve 2024 yılı arasında su tüketiminde yaklaşık yüzde 12’lik bir artış yaşanmış. Bu, iklim değişikliğinin su tüketimini ne kadar arttırabileceğinin göstergesi. Temin edilebilecek su, harcanan suya göre çok kritik bir seviyede.

2022 yılında kişi başına günde 229 litre su harcanırken şu anda kişi başına günde 254,8 litre su harcıyor. İki yıl içerisinde 26 litreye yakın fazla su harcamaya başlamışız. Yağış azaldıkça tarımsal sulamayı veya hobi bahçelerini yeraltı sularından, içme ve kullanma suyundan sağlamaya çalışıyoruz. Aradaki 26 litrelik fark bundan kaynaklanıyor.

Belediyeler suyu nereden temin ediyor?

TÜİK verilerine göre, belediyeler barajlardan yüzde 39,8, kuyulardan yüzde 29,8 (! kuyuların kullanımı çok fazla), kaynaklardan yüzde 16,8, akarsulardan yüzde 9,6, göl ve denizlerden yüzde 3,9 oranında su temin ediyor. Dikkat çeken barajların ve kuyuların yüzde 70’den fazla kullanılması. Bu, yağışlar azaldığı zaman yönetilemez bir duruma yol açıyor. Aslında son 25 yılın analizleri durumun nereye varacağını çoktan gösteriyordu.

Devlet Su İşleri’nden alınan veriler; sanayinin içme ve kullanma suyundan 2023’de yüzde 10, 2025 yılında yüzde 14 civarında kullandığını gösteriyor. (Sanayinin su kullanım oranının daha yüksek olduğu düşünülüyor.) Makam, bu konuda analiz yaptıklarını ve ilerleyen günlerde bilimsel bir çalışma yapacaklarını ve açıklayacaklarını belirtiyor.

Bursa’nın suyu nereden geliyor?

Bundan 15 yıl önceye kadar Bursa’nın suyunun yüzde 85’i Doğancı ve Nilüfer Barajından, yüzde 15’i Uludağ’daki pınar kaynaklarından temin ediliyordu. Günümüzde Nilüfer ve Doğancı Barajından yüzde 30, Uludağ’daki pınar kaynaklarından yüzde 10, yeraltı su kuyularından yüzde 40 su, Çınarcık Barajı’nın bypass hattından da yüzde 20 oranında su temin ediliyor.

Makam, “Yeraltı suyuna çok yüksek oranda bağlanmış durumdayız. Bu bizim çocuklarımızın geleceğini kullanıyor olmamız anlamına geliyor. Eksi bakiyedeyiz” diyor.

Bursa’nın su sondaj karnesi

2014 yılında susuzluğa çare aranırken sondaj açmaya başlanmış. 456 adet yeni sondaj kuyusu açılmış, şu anda içme ve kullanma olarak kullanılan 155 yeraltı su kuyusu aktif. Açılan kuyuların da 108 adeti verimsiz kuyu. Ya çökmüş ya kapatılmış. (Bu sayı BUSKİ’ye ait bir veri. Çiftçilerin açtığı kendi su kuyuları ve sanayinin açtığı kuyuların tam sayısı bilinmese de binlerce, belki de on binlerce su kuyusunun olduğunu düşünmek mümkün.)

Yeraltı suları azalıyor ve kirleniyor

Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslıhan Katip de yaptığı konuşmada yeraltı sularına değiniyor.

1- Madencilik faaliyetleri çok fazla su kullanıyor ve yeraltı sularını da kirletiyor. Sülfürik asit oluşumu, bitki örtüsüne, yüzey ve yeraltı sularına karışıyor.

2- Türkiye, en çok sulak alan kaybeden ülkeler arasında. Sulak alanların yeraltı suyu ve yüzey suyu arasında bağlantı kurma özelliği var. Sulak alanların kuruması yeraltı suyunun da kurumasına neden oluyor. Uluabat Gölü’nde krom ve nikel elementleri ciddi etki düzeyinin üzerinde ve gölün suyu en kötü su durumunda. 2025 yılında yapılan bir çalışmaya göre, Uluabat Gölü’nü besleyen Orhaneli Çayı en yüksek kirlilikte, ardından Mustafakemalpaşa ve Emet Çayı sıralanıyor. Organik kirlenme açısından çok yüksek derecede kirli. (Bu çaylar aynı zamanda Çınarcık Barajı’nı da doldurması beklenen su kaynaklarıdır.)

3- İznik Gölü’ne bakıldığında, çok fazla atık su deşarj eden endüstrinin yanı sıra gölü besleyen su kaynaklarında kirlilik göldekinden daha fazla. Araştırmalar, İznik Gölü havzasındaki yeraltı suyunun da yeterince beslenemediğini ve azaldığını ortaya koyuyor.

4- Yeraltı sularında elektriksel iletkenlik varyanslarda artış gözlenmiş. Yani Bursa’da yeraltı suları kirleniyor. Katip, yer altı sularının sulama amaçlı kullanıma uygun olduğunu söylüyor.

Alper Makam’ın yeraltı su kuyularından yüzde 40 oranında içme ve kullanma suyu olarak kullanıldığına dönersek, ki bu diğer bütün su kaynaklarından daha yüksek bir oran, her gün kirliliği artan yeraltı suları çeşmelerimizden içme ve kullanma suyu olarak akıyor. Aynı zamanda bir halk sağlığı sorunu yaratıyor. Ama kirleticilere yönelik herhangi bir önlemin olmadığı aşikar.

Peki, şimdi soralım; ‘Bursa, kötümser senaryoya hazır mı?’ Yazının ikinci bölümü yarın Bursaport’ta…

'Bursa neden susuz kaldı?' yazısını okumak için TIKLAYINIZ...

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.