1 Ekim'de seçimi kimin kazanacağını bilemem. Ama bu seçimin sonucunda neyin kaybedilebileceğini biliyorum: Bursa'nın doğası, tarım alanları ve kentin geleceği.
BTSO seçimleri yaklaşırken iki aday, İbrahim Burkay ve Özer Matlı, sanayi dünyasının geleceğine ilişkin çok da farklı diyemeyeceğimiz söylemlerle Bursa'nın karşısına çıkıyor. Ortak başlıklardan biri: Daha fazla sanayi alanı, daha fazla OSB.
Tevekkeli değil İbrahim Burkay ve Özel Matlı'nın bu seçim savaşı...
OSB'ye tanınan ayrıcalıklar nerede görülmüş?
"TEKNOSAB arazilere çoktan şerh koymuş!" yazısını hatırlatalım...
TEKNOSAB'ın genişleme alanındaki özel mülkiyetteki arazilere tapu şerhi konulması meselesi... İlk duyduğumuzda şaşırdık.
Bir OSB'nin özel mülkiyetteki bir taşınmazın tapusuna nasıl şerh koyabildiğini sorguladık.
Sonra mevzuata baktık. Meğer yeni değilmiş.
Karşımıza 2017 yılında çıkarılan 7033 sayılı Kanun çıktı.
7033 sayılı Kanun'la 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 18. maddesi değiştirildi. Düzenlemeyle OSB sınırları içinde bulunan ve OSB mülkiyetinde olmayan taşınmazların tamamının tapu kaydına, taşınmazın üçüncü kişilere devrinde OSB'den uygunluk görüşü alınmasını zorunlu kılan şerh konulmasının önü açılmış.
Yani bugün tartıştığımız mesele sadece “bir OSB'nin şerh koyması” meselesi değil.
Bir kamu politikası olarak OSB'lere tanınan yetkilerin, özel mülkiyet üzerindeki etkisini konuşuyoruz.
Ve bu yetkinin tarım arazilerinin sanayi bölgelerine dönüşümü tartışmasıyla kesiştiği yerde mesele çok daha büyüyor. Bursa'ya ve BTSO'daki seçim savaşına bakınca, sanki daha bir anlam kazanıyor.
Burkay ve Matlı arasındaki savaşın garip ortaklığı
Şimdi gelelim BTSO seçimlerinin iki aktörüne.
İbrahim Burkay'ın TEKNOSAB KOBİ girişimi ve Soğuksu'da devam eden OSB inşaatı, Özer Matlı'nın ise yeni sanayi alanları ve OSB'ler açma planları...
Matlı da TEKNOSAB Kobi için "Burkay'ın uhdesinde olmadığını BTSO'nun bir projesi" olduğunu açıklamıştı. Matlı, TEKNOSAB'da yaklaşık 3 bin 200 dönüm arazisi bulunduğunu söylüyor. Soğuksu ve Gemlik'teki Gıda OSB tartışmalarında da kendisine yöneltilen arazi sorularına “Benim bir yer alma hakkım yok mu? Yatırım yapma hakkım yok mu?” sözleriyle yanıt verdiği biliniyor.
Burkay ise, 2026'da TEKNOSAB'daki genişleme alanının Şubat ayında onaylandığını, KOBİ OSB için 3 binden fazla firmanın talepte bulunduğunu ve ekosistemde 7 bin firmaya ulaşmayı hedeflediklerini açıklamıştı. Ayrıca genişleme alanında Gıda İhtisas OSB ve başka ihtisas alanlarının da planlandığını ifade etmişti.
Öte yandan, Burkay'ın OSB'lerde tek paydaşı Matlı değil. Lansmanlarda AKP'lilerin yanına sıralandığı, özellikle İl Başkanı Davut Gürkan'ın tam yanı başında olduğunu her daim görüyoruz. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da TEKNOSAB Lojistik Teknopark Temel Atma Töreni için Burkay'ın yanında yer alıyor. Bu yüzdendir belki de AKP'li kalemşörlerin Burkay'ı yüceltip, Matlı'yı yermeleri.
İşin özüne gelirsek;
Bursa'nın sınırı nerede?
Her tarım arazisini sanayi parseline çeviremezsiniz. Her yeşil alanı “yatırım alanı” olarak göremezsiniz. Her yeni OSB'yi ekonomik büyümenin doğal ve kaçınılmaz sonucu gibi sunamazsınız.
Bu kentin taşıma kapasitesinin de bir sınırı var. Ve Bursa o sınırı çoktan aşmış durumda.
Bursaport Genel Yayın Yönetmeni Zafer Opsar'ın “Bursa'da OSB enflasyonuna son verilmeli” başlıklı yazısında dikkat çektiği mesele de tam olarak bu: "Tarım arazisi ile sanayi arsası arasında tercih yapılırken yalnızca kısa vadeli ekonomik getirinin değil, 30-40 yıllık Bursa'nın düşünülmesi gerekiyor."
Mesele Burkay mı, Matlı mı değil...
Bursa'nın daha fazla OSB'ye mi, yoksa daha iyi planlamaya mı ihtiyacı var?
Daha fazla sanayi alanına mı, mevcut sanayi bölgelerinin daha verimli kullanılmasına mı?
Daha fazla betonlaşmaya mı, yoksa korunmuş tarım toprağına mı?
Çevre Mühendisi Sultan Gülsün'ün "BTSO seçimlerinin arka planı: Ticaret sanayi odaları yağma aygıtı mı kent paydaşı mı?" yazısında belirttiği gibi; "Bursa’nın doğası artık sınırsız genişleme yaklaşımı karşısında ekolojik taşıma kapasitesinin sınırına gelmiştir."
Gülsün, "Eğer TSO’lar kentin gerçek bir paydaşı olma iddiası taşıyacaksa, işe "daha fazla OSB, daha fazla sanayi imarı" söylemini terk ederek başlamalıdır" diyor. Fakat görünen o ki ne Burkay ne de Matlı BTSO'nun kendilerine sunduğu rantı terk edecek vizyonda.
1 Ekim'de sandıktan ister Burkay ister Matlı çıksın, kaybeden Bursa'nın doğası, tarımı, geleceği olacak.