Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin dünkü toplantısı Bursa gündeminin ilk sıralarında yer alan Kayapa-Kuruçeşme'de yapımı planlanan katı atık tesisine ilişkin görüşme nedeniyle önemliydi ancak AK Parti Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın'ın İsmet İnönü’yü hedef alan, çirkin imalara açık provokatif sözleri Meclis’te tansiyonun yükselmesine neden oldu. Bu Aydın’ın ilk kez yaptığı bir şey değil, geçmişte de buna benzer provokatif çıkışları var.
Ahmet Alperen Aydın’ın ortamı geren konuşmasına tekrar değineceğim ancak Esat Kaplan’ın çöp sahasına ilişkin son yazdığı yazıda plana ilişkin önemli tespitler ve yanıtlanması gereken sorular var. Bursa’nın 40 yıllık çöp depolama ihtiyacını karşılayacak olan tesisin yer seçimi baştan sorunlu. Plan ÇED raporu nedeniyle iki kez mahkemeden dönmüş, yapılan ihaleye giren olmamış ve Mustafa Bozbey de göreve geldikten sonra projeyi yeni bir çözüm bulmak üzere rafa kaldırmıştı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanmasından sonra göreve gelen AK Partili Başkan Vekili Şahin Biba, projeyi raftan indirdi ve hiç yeni bir yer arayışına girmeden, yapılan itirazları dikkate almadan plan Meclis’te Cumhur İttifakı’nın oylarıyla geçti. Askıya çıkan plana itiraz süresi de dolacağı tarih de 23 Temmuz.
Tesisin yerine ilişkin itirazlarını her fırsatta dile getiren Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Alinur Aktaş’ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde tesisin Kayapa’ya yapılmayacağını söylediğini hatta yöredeki muhtarların kendisine plaket verdiğini hatırlattı. Tesis için 2020’de Karacabey Muratlı’nın düşünüldüğünü ancak vazgeçildiğini söyledi.
Nilüfer’in bir ilçeden daha fazlası olduğunun düşünülmesi gerektiğinin altını çizen Özdemir, bu konuda Nilüfer’de yaşayanların ne düşündüğünün de sorulmadığına dikkat çekti. Kayapa’da planlanan tesisin yerinin engebeli ve yol sorunu olan bir yer olduğunu, günde 600’e yakın ağır tonajlı aracın neden olacağı trafik sorununun dikkate alınmadığını anlatan Şadi Özdemir, tesisin yeri için TEKNOSAB’ı gösterdi ve bunun gerekçelerini de anlattı.
Avrupa ve başka birçok ilkede çöp tesislerinin organize sanayi bölgeleri içinde olduğunu belirtirken, ulaşımın da otoyoldan daha kolay sağlanacağının altını çizdi, söylediği şu söz önemliydi: 'Bu tesis de TEKNOSAB (Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi) gibi atılmış bir kazık olmasın, yer seçimi iyi yapılsın.'
Katı Atık Tesisi’nin TEKNOSAB bünyesinde yapılması önerisine İYİ Parti'den AK Parti'ye geçen Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı ile İYİ Partili Meclis üyeleri de destek verdi. Zafer Milli bu konuda daha önceki yurtdışı ziyaretlerinden ve tesisin olması gereken özelliklerini anlattı. Tesis için en iyi yerin TEKNOSAB olduğunu belirten Milli, “Bunu yap-işlet-devret modeli ile yapabiliriz, destek verin bunu TEKNOSAB bünyesinde çözelim üretilecek elektrikte orada kullanılsın” dedi. Şahin Biba, Milli’nin önerileri üzerine, “Gelin dinleyelim, konuşalım” dedi.
Daha önce ÇED raporları nedeniyle iki kez mahkemeden dönen plan için yapılan TEKNOSAB önerisi çok yerinde bir öneri. Bunun üzerinde durulmalı ve Avrupa’dakilerin benzeri bir tesis buraya yapılarak tartışmalar noktalanmalı.
Katı Atık tesisine ilişkin görüş ve önerilerin ardından gündeme geçmeden önce söz alan AK Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın yine yaptı yapacağını ve Meclis’i karıştırdı. 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye çirkin bir yakıştırmaya neden olacak sözler söyleyen Aydın’ın, sözleri haklı olarak CHP’lilerin sert tepkisine neden oldu.
Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş ile AHBAP Başkanı Haluk Levent’e yönelik tepkisini dile getiren Aydın, CHP Grup Sözcüsü Yücel Akbulut’un 6 Şubat depremlerinden sonra Nilüfer Belediye Meclisi'nde AHBAP’a destek veren sözlerini dinletti. Aydın, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına tepki gösterdiği sosyal medya paylaşımını da kınadığını ifade etti.
Kınadı kınamasına, komedyen Göktaş'a da "kutsal değerlerle alay etti" diyerek tepkisini de gösterdi ama orada bırakmadı biraz daha ilerledi ve provokatif sulara girdi.
CHP Grup Sözcüsü Yücel Akbulut'un geçen hafta, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "Kurtuluş Savaşı" ifadesini müfredattan çıkaracaklarına ilişkin açıklamasına yönelik tepkisine yanıt veren Ahmet Alperen Aydın, sözü Akbulut'un söylediği, kurtuluşun, Yunan işgalinden, Osman Gazi türbesinde fotoğraf çektiren Sofokles'ten kurtuluş olduğunu ifade eden sözlerine getirerek, "Yunanistan Başbakanı Venizelos'un oğlu Sofokles, Bursa'nın işgalinde Osman Gazi'nin türbesine gidip fotoğraf bile çektirmiş, bu küstahlığı yapmıştı. Fakat aradan geçen birkaç sene sonra İkinci Genel Başkanınız İsmet İnönü eşi Mevhibe İnönü'yü Venizelos'un koluna taktı mı takmadı mı? Taktı mı takmadı mı?" ifadelerini kullandı.
Bakar mısınız, konuyu nereden nereye bağladı. İş mi bu şimdi? Eleştirini yapacaksan yap, tepkini göster ama bu şekilde yakışık almayan çirkin anlamlar çıkacak bir ifadeyi neden kullanır, ortamı neden gerersin?
Aydın, "taktı mı, takmadı mı?" sözlerini vurgulu biçimde öyle tekrarladı ki doğal olarak CHP Grubu'nun sert tepkisine neden oldu ve tansiyon bir anda yükseldi. Karşılıklı sert tartışmalar yaşanırken, CHP'li Meclis üyesi Emel Duman, Ahmet Alperen Aydın'a su fırlatarak tepki gösterdi. Aydın'ın tepkilere verdiği karşılıklar da hiç öyle gerilimi düşürmeye niyeti olmadığını gösteriyordu.
Gerilimin tırmanması üzerine ortamı sakinleştiremeyen Başkan Vekili Şahin Biba, çareyi oturuma 10 dakika ara vermekte buldu.
Tartışmalar verilen arada kapı önünde de devam etti. AK Partili üyelerin tepkilerine hedef olan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Deniz Göktaş'ın gösterisinde kullandığı ifadelerin eleştirilebileceğini, tepki de gösterilebileceğini ancak tutuklanmasının yanlış olduğunu ifade ettiğini dile getirdi. Anlatmaya çalıştı ama dinleyen kim, karşısındakiler, "kutsal değerlerimize hakaret edildi, alay edildi" diyor başka bir şey demiyorlardı.
AK Partililerin “kutsal değerlerimize hakaret edildi” diyerek Deniz Dalgıç’a yüklendikleri sırada aklıma, “Bakara-makara”, “her Cuma bir ayet sallıyorum” sözleri geldi. Hele bir de sosyal medyada konuşmaları sık sık önümüze düşen Cübbeli Ahmet Hoca ve Halil Konakçı gibi çok korumalı Diyanet imamları, sosyal medyada boy gösteren bazı din şarlatanları geldi. Neler demiyorlar ki, dinle, Kur’an’la ilgili şaka filan değil üstelik, ciddi ciddi ahkam kesiyorlar. Peki AK Partililerin bunlara bir tepkisi var mı?
Verilen arada toplanan CHP Grubu, AK Parti Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın'ın İnönü'ye ilişkin ifadelerinden dolayı özür dilemesi, aksi takdirde Meclisi terk etme kararı aldı.
Tansiyon yükseldiği sırada pasif kalan Başkan Vekili Şahin Biba aradan sonra oturumu açtı ve CHP'nin aldığı kararı bildirmesi üzerine önce Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç'ın komedyen Deniz Göktaş ile ilgili paylaşımından dolayı özür dilemesini ardından Aydın'ın özür dileyeceğini söyledi. Dalgıç’ın Meclis çatısı altında geçmeyen üstelik hakaret de içermeyen bir paylaşımı Ahmet Alperen Aydın’ın özür şartına bağlaması ustaca bir taktikti belli ki!
Biba’nın özür şartını şaşkınlıkla karşılayan Deniz Dalgıç, AK Partililerin tepkilerine neden olan paylaşımında ifade özgürlüğünün önemine değindiğini, bunun tutuklama nedeni olamayacağını vurguladığını belirterek, "Ben bu ifadeleri Meclis çatısı altında söylemedim, benim kendi sosyal medya hesabımdan takipçilerimle paylaştım. Ne demek özür dileyin. Kaldı ki benim paylaşımımda özür dilenecek bir şey yok" dedi.
Ahmet Alperen Aydın'dan bir özür açıklaması gelmemesi üzerine CHP Grubu Büyükşehir Belediye Meclisi'ni terk etti. Bunun üzerine Şahin Biba da Meclis Başkan Vekilliği'ni den ayrıldı. Onun yerine gelen İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, oturumu 16 Temmuz Perşembe günü saat 17.00'da toplanmak üzere kapattı.
Salondan çıkışta bazı AK Partililerin kendi aralarında, Aydın'a tepki gösterdikleri, "İsmet İnönü'yü niye karıştırıyorsun" şeklindeki sözleri kulaklarımıza geldi.
Zor ama yakında AK Parti Grup Sözcüsü değişirse de şaşırmayın.