AKP’li Bursa Milletvekilleri Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Ayhan Salman ve Ahmet Kılıç, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu'nu ziyaret ederek, sağlık alanlarının satışının söz konusu olmadığını tek tek açıklamışlardı.
Refik Özen, "Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Sn. Kemal Memişoğlu ile biraraya geldik .... Bursamızdaki hiçbir sağlık kuruluşunun satılmayacağını, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını bir kez daha, net bir şekilde teyit ettik..." demişti.
Mustafa Yavuz, “Bursalı hemşehrilerimizin şu hususu özellikle bilmesini isteriz: Başta Memleket Hastanesi (Muradiye Devlet Hastanesi) olmak üzere hiçbir hastanemizin satışı söz konusu değildir” demişti.
Ayhan Salman, "Bursalı hemşehrilerimiz müsterih olsun; Bursa'da hiçbir sağlık kuruluşunun satışı söz konusu olmayacak" demişti.
Koştur koştur Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu ziyaret eden hiçbir AKP’li vekil Bursa Şehir Hastanesi acil müşahedede hastaların günlerce bekletildiği şikayetlerini bakana aktarmamış olacaklar ki bu konuda hiçbir açıklamaları olmadı.
Maalesef sağlık alanında Bursalı hemşehrileriniz müsterih değiller. Şehir Hastanesi acil müşahedede yaşanılanları "Yatacak yerimiz yok, satacak yeriniz çok" diyerek anlatmıştık. Bursalı hemşehrilerin yaşadığı acıyı anlatmak için gelen yorumları da "Bursa’da hastanelerde yatak krizi: “Birisi ölünce servise çıkacaksınız” diyerek haberleştirmiştik.
Bunu bir de Bursa Tabip Odası’nın yeni yönetimine sorduk.
Başkan Dr. Ferda Firdin, Şehir Hastanesi’nin yönetimine müdahale edemeyeceklerini fakat iyi niyetli konuşmalar yaptıklarını aktardı. Geçen hafta Şehir Hastanesi’nin başhekiminden (Doç. Dr. Salih Metin) randevu alıp konuştuklarını, başhekimin olumlu yaklaştığını söyledi. Firdin, “Çözmek için birtakım formülleri olduğunu ve bunları uygulamayı koyduğunu söyledi. Acilde bekleme sürelerini azaltmaya başladığını söyledi. Biz de buna inanmak istiyoruz. Önümüzdeki günlerde göreceğiz” dedi. Yatak ve yoğun bakım sayısı az olduğu için hastaların müşahedede fazlaca beklediğini belirten Firdin, “Hastanenin kapasitesi yetmediği için. Var olan hastaneyi de kapatırsanız iyice kaosa dönecek mesele. Kendi içlerinde idaresel birtakım yöntemlerle çözeceklerini söylediler. Biz de göreceğiz önümüzdeki birkaç ay içerisinde” dedi. Firdin, Şehir Hastanesi’ndeki tahtakurusu şikayetlerini duymadığını belirtti.
Dr. Firdin’in dediği gibi başhekimin hastaların müşahedede bekletilme sorununu çözüp çözemeyeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Fakat sorunun nereden kaynaklandığı yine konuşmalarda belli ediyordu kendini.
Dr. Firdin, “Kamu kaynaklarının özel hastanelere aktarılmaması, kamunun güçlendirilmesi, halkın ihtiyaçlarının kamuda giderilmesinden yanayız” sözleriyle devam ediyordu konuşmasına.
Polikliniğe başvuru oranı geçen yıl 12. Her bir kişi bir yılda 12 kez hastaneye gitmiş demek. Dr. Firdin’in bu rakama yorumu, “Bu kadar hasta mıyız? Her gün bir yumurta yiyemeyen bir çocuğun enfeksiyona yakalanma olasılığı daha iyi beslenen bir çocuğa göre muhtemelen daha düşüktür. Bu sadece hekimlerin iyi olmasıyla çözülecek bir problem değildir. Sosyal politikalar, ülkenin gelir dağılımı eşitliğiyle açıklanabilecek bir şeydir” oldu.
Dr. Serdar Sarıtaş’ın “Sağlığın üzerinden para kazanılabilir, rant elde edilebilir durumdan çıkmasıyla alakalı” diyerek konuya derin bir giriş yaptı. Tıbbi cihaz, ilaç üzerinden ciddi bir ekonomik Pazar var. “Türkiye gelişmiş ülkelerin hem ilaç hem de tıbbi cihaz anlamında pazarı” diyen Sarıtaş, "Rant kaygısı yatıyor. Devlete, sağlık alanını para kazanılabilir bir alan olmaktan çıkartıp halkın kolayca, ücretsiz ulaşabileceği bir sisteme büründürmek görevi düşüyor. Basamaklı sağlık sistemi çok önemli" diye konuştu.
Sağlık alanındaki sorunlar çözümsüz mü?
Nilüfer’in merkezine bakın! Özel hastaneler… Büyük kamu hastaneleri nerede? Halkın gitmekte zorlandığı yerlerde… Bu bir tercih mi? Zorunluluk mu?
Dr. Sarıtaş, son olarak, “Sağlığı, para kazanma alanı, ticari bir piyasa olmaktan çıkarmak gerekiyor. Bunu çözdüğümüzde gerisini planlamak da kolay olacak” dedi.
Şimdi Bursa’nın AKP’li vekilleri kamu hastanelerinin acildeki durumları, hastaların müşahede odasında kalabalıkta, tedavisiz günlerce bekletilmeleri hakkında bir açıklama yapar mı?