Bir varmış, bir yokmuş...
Eskiden yeşilin hüküm sürdüğü topraklarda artık gri renk görünse de bu şehrin insanlarının gönlünde bir yeşil sevdası hakim. Bereketli toprakları ve güçlü tüccarlarıyla nam salmış büyük bir şehir burası.
Bu şehrin tüccarlarının bir araya geldiği bir topluluk Ticaret Odası. Bu odanın başında da 13 yıldır koltuğunda oturan Usta Başkan varmış.
Usta Başkan öyle uzun süre tahtta kalmış ki artık odanın duvarları bile onun adına alışmış. Komiteler onun döneminde seçilmiş, meclis üyeleri onun döneminde belirlenmiş, şehrin ileri gelenleri onunla fotoğraf vermiş.
Ama gelin görün ki…
Bu kez odanın koridorlarında farklı bir uğultu dolaşıyormuş. Çünkü karşısına Özel Tüccar adında başka bir aday çıkmış. Özel Tüccar da odanın yabancısı değilmiş. O da aynı büyük siyasi hanenin içinden geliyormuş.
Yani mesele, bir başka krallığın ordusuyla yapılan savaş değilmiş. Aynı sarayın içindeki iki güçlü grubun bilek güreşiymiş.
Usta Başkan seçim yaklaşırken üyelerine sunduğu projeleri daha da büyütmüş. Başkentten önemli bir devlet adamını şehre davet etmiş.
Devletin en yüksek katlarından gelen bu ziyaret, odanın avlusunda büyük bir tören havası yaratmış.
Şehrin siyasi ileri gelenleri Usta Başkan'ın yanında poz vermiş.
Mesaj açıkmış: “Sarayın desteği burada.”
Hatta büyük hanedanın şehirdeki temsilcisi, seçim günü sandık başında oyunu kullandıktan sonra yaptığı paylaşımda öyle bir görüntü çizmiş ki, uzaktan bakanlar odada tek aday olduğunu sanabilirmiş.
Fakat Özel Tüccar'ın arkasında da güçlü bir isim olduğuna ilişkin söylentiler yayılıyormuş sürekli.
Yıllardır adı şehir siyasetinin derin koridorlarında duyulan, bir dönem bu topraklarda güçlü izler bırakmış Kiskimli Paşanın desteğinden söz ediliyormuş.
Kimileri bu seçimin sonucunda büyük bir soru sormuş:
“Yoksa odanın içindeki taht kavgası, başkentin siyasi dengelerini de değiştirecek bir kavganın habercisi mi?”
Ve meydanda yeşil-beyaz bayraklar belirmiş.
Tam da bu sırada şehrin en büyük fuar alanında bir 'Cendere' çalınmış... Şehrin yeşil-beyaz sevdalıları… Onların desteği bir aday için görünür hale geldikçe, seçim artık yalnızca bir oda seçimi olmaktan çıkmaya başlamış.
Sosyal medya meydanlarında da tartışmalar büyümüş.
Çünkü bazen saraydan gelen destek, meydanın sesini bastırmaya yetmeyebilirmiş.
Belki de küçük dükkânında gün boyu çalışan esnaf, koskoca sarayın kapısına dayanıp artık şöyle diyebiliyor: “Ben de buradayım.”
Bir tarafta Cumhurbaşkanlığı makamına kadar uzanan güçlü destek görüntüsü…
Diğer tarafta AK Parti bağlantıları bulunan bir başka aday…
Ve bütün bunların ortasında, Bursa'nın iş dünyası.
Bir siyasi hesaplaşmaya neden olmasının, BTSO sandığından başlaması hayli ironik olur.
Türkiye'de ticaret ile siyaset arasındaki mesafenin ne kadar kısa olduğununu mu göreceğiz? Yoksa küçük esnafın sadece kendi sorunlarını anlatmak için “Ben de buradayım” dediğini mi?
BTSO'nun başkanlık koltuğuna her iki adaydan kimin oturacağının neden önemli olmadığını "BTSO seçimlerinde Bursa neyi kaybedecek?" yazısında anlatmıştık. Ama artık bir şeylerin değişeceği kesin...