SON DAKİKA
Hava Durumu

MacroCity'de mağdurlar ne anlatıyor?

Yazının Giriş Tarihi: 06.08.2026 00:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.08.2026 13:46

Dünkü "Ekrem Pamuk ve MacroCity'de Dönen Dolaplar" başlıklı yazımda, kamuoyunda "Turgay Erdem suç örgütü davası" olarak bilinen davada tanık olarak dinlenen gazeteci İsmail Taştan'ın mahkemede yaptığı anlatımlara yer vermiştim.

Bu yazı için ayrıca MacroCity projesinden 2021-2023 yılları arasında Ergünkent İnşaat ve Emin Adanur aracılığıyla daire satın alan, ancak tapularını hâlâ teslim alamayan bazı hak sahipleriyle de görüştüm.

Aktaracağım anlatımlar, aslında geçmişte haberlere ve köşe yazılarına konu olmuş, iddianamede yer alan ve tamamen mağdurların iddialarına dayanmaktadır. İddialara konu edilen kişiler, diledikleri takdirde Bursaport'a ulaşarak görüş ve açıklamalarını iletebilir.

Mağdurların anlattığı tabloya geçmeden önce sürecin nasıl başladığını özetlemek gerekiyor.

Ergünkent İnşaat, 2014-2015 yıllarında özellikle kentsel dönüşüm projeleriyle adını duyurdu. O dönemde Emin Adanur, Bursa'da ilk büyük kentsel dönüşüm projelerini yapan isimlerden biri olarak öne çıktığını her fırsatta kendisi dile getiriyor. 'İş bitiren' bir müteahhit olarak tanınıyor ve bu süreçte önemli projeler üstleniyor.

Mağdurların anlatımına göre MacroCity projesinin bulunduğu arazide Ekrem Pamuk'un nasıl toprak sahibi olduğu bilinmiyor. Ancak iddialara göre Ekrem Pamuk, Emin Adanur'a giderek birlikte proje yapmak istediğini söylüyor. O dönem Emin Adanur, Bursaspor Başkanı.

Aynı araziye İnallar başta olmak üzere Bursa'nın tanınmış birçok inşaat firmasının talip olduğu, ancak Ekrem Pamuk'un projeyi Emin Adanur ile yürütmeyi tercih ettiği öne sürülüyor.

İddiaya göre taraflar arasında belediyeyle yapılacak hasılat paylaşımına ilişkin kritik bir anlaşma yapılıyor.

Ekrem Pamuk'un, belediye ile hangi oranda anlaşılırsa aynı oranın üzerine kendisi için yüzde 5 ilave pay istediği ileri sürülüyor.

Yani belediye ile resmi sözleşme yüzde 40 üzerinden yapılırken, Ekrem Pamuk ile Emin Adanur arasında belediyeye bildirilmeyen yüzde 5'lik ayrı bir anlaşma yapıldığı iddia ediliyor.

Mağdurların anlatımına göre bu yüzde 5'lik hak karşılığında Ekrem Pamuk'a Sinpaş Bursa Modern'de bulunan bir yalı dairesi veriliyor. Bugünkü değeri yaklaşık 50 milyon TL olarak ifade edilen bu ödemenin, aslında belediyenin hakkı olduğu öne sürülüyor.

İddiaya göre bu yüzde 5'lik gizli anlaşma yapılmamış olsaydı emsal artışı sonrasında belediyeye 19 değil, 23 daire düşecekti.

İddianamede Emin Adanur'un anlatımına göre; arazinin eskiden Asya Spor Tesislerinin bulunduğu yüzde 70 hissesi Ekrem Pamuk'a ait, yüzde 30 hissesi Nilüfer Belediyesi'ne ait. Ancak araziye ilişkin bu bilgiler hâlen yargı sürecinde araştırılıyor.

Ayrıca iddianamede yer alan bilirkişi raporunda MacroCity projesinde imar hakkının yüzde 110 oranında aşıldığı tespiti bulunuyor.

Yine mağdurların anlatımına göre inşaatın dokuzuncu katlarının tamamı kaçak olarak inşa edildi.

Arazinin belediyeye ait olması nedeniyle birçok kişinin projeye güvenerek yatırım yaptığı belirtiliyor.

Toplam yaklaşık 100 kişinin projeden daire aldığı, bunların 65'inin tapularını alabildiği, 35 hak sahibinin ise tapularını hâlâ teslim alamadığı ifade ediliyor.

Mağdurların anlatımına göre süreç, deprem döneminin ardından Emin Adanur'un gözaltına alınmasıyla farklı bir boyuta taşınmış.

Emin Adanur'un evine gelen icra memurlarıyla yaşadığı tartışma ve fiziki müdahale nedeniyle gözaltına alınarak tutuklanmasıyla Ergünkent'in devam eden beş şantiyesindeki çalışmalar durmuş. Tam bu süreçte Ekrem Pamuk, Emin Adanur'un avukatı Mehmet Akif Efe'yi yanına çağırmış.

Mehmet Akif Efe'nin de mağdurlar gibi MacroCity'den daire satın almış bir hak sahibi olduğu, ödemesini yaptığı halde tapusunu alamadığı belirtiliyor.

İddiaya göre, Emin Adanur'un borçları nedeniyle şantiyeye ve tapular üzerine haciz gelme ihtimali doğunca Ekrem Pamuk, Emin Adanur ile yaptığı sözleşmeyi feshetmek istiyor. Emin Adanur da cezaevinden çıkabilmek için, 35 hak sahibinin haklarının korunacağı yönünde söz verilmesi üzerine sözleşmenin feshedilmesini kabul ediyor.

Fesih işleminin ardından Emin Adanur'un avukatı Mehmet Akif Efe'nin kendi dairesinin tapusunu Ekrem Pamuk'tan aldığı belirtiliyor.

Ancak mağdurların büyük bölümünün sözleşmenin feshedildiğinden haberi yok.

Durumu öğrendiklerinde Emin Adanur ile görüştüklerini anlatan mağdurlar, Adanur'un kendilerine "Ek sözleşme yaptık, bu 35 kişinin mağduriyeti giderilecek." dediğini aktarıyor. Mağdurlar bugün itibarıyla bu ek sözleşmenin kimde olduğunu bilmediklerini söylüyor.

Bunun üzerine mağdurlar, tek tek Ekrem Pamuk ile görüşmeye gidiyorlar.

Mağdurlardan birinin iddiasına göre Ekrem Pamuk kendisine şu ifadeleri kullanıyor:

"Bir bardak soğuk su getir, dairesinin üzerine içsin. Dairen mairen yok burada. Ama Emin Adanur'un kafasına sıkarsanız size bir tane daire hediye ederim."

Aynı mağdur, bu sözler söylenirken Ekrem Pamuk'un belindeki silahı da gösterdiğini iddia ediyor.

Sorunun çözülmemesi üzerine mağdurlar Nilüfer Belediyesi'ne giderek dilekçeler veriyor.

Talep ettikleri çözüm ise oldukça net.

Bütün hak sahiplerinin bir araya gelmesi, inşaatın tamamlanması için gerekiyorsa ek ödeme yapılması, inşaatın bitirilmesi ve ardından tapuların teslim edilmesi.

Mağdurlar, yaklaşık bir buçuk yıldır belediyenin bu konuda çözüm üretemediğini ifade ediyor.

İddiaya göre daha sonra Ekrem Pamuk, "Bu 35 daire benim." diyerek sözleşmeli hak sahiplerine dairelerini teslim etmedi.

Mağdurların iddiasına göre bu daireler, Ekrem Pamuk'un damadı, inşaat sahibi ve BTSO üyesi Mustafa Altın'ın yanında çalışan üç personele satılmış gibi gösteriliyor. 25-30 yaşlarındaki bir çalışanın aynı gün üzerine beş daire geçiriliyor.

Bugün yaklaşık 15 milyon TL değerindeki dairelerin, tapuda 500 bin TL civarında bedellerle satış gösterildiği öne sürülüyor.

Mağdurlar bunun nedeninin tapudaki "iyi niyetli üçüncü kişi" hükümlerinden yararlanmak olduğunu iddia ediyor.

Çünkü tapu üçüncü kişiye geçtiğinde hak sahiplerinin doğrudan daire üzerindeki hakları zayıflıyor ve taraflar arasındaki uyuşmazlık yargıya bırakılıyor.

Bu nedenle mağdurlar, Ekrem Pamuk'un mal kaçırdığını iddia ediyor.

Mağdurlar ayrıca hak sahiplerinin mağduriyetini gidermek amacıyla oluşturulan yönetimde Ekrem Pamuk'un avukatı Erol Uslu'nun da imzasının bulunduğunu belirtiyor. Ekrem Pamuk'un ise bazı daireleri satacağını ve elde ettiği gelirle inşaatı tamamlayacağını söylediği iddia ediliyor.

Mağdurların dikkat çektiği bir diğer nokta ise Ergünkent'in yürüttüğü diğer projeler.

Opera, Kızılcıklı, Blue Life ve Green Life projelerinde hak sahiplerinin bir araya gelerek ek ödeme yaptığı, toprak sahiplerinin de sürece destek verdiği ve inşaatların yeniden ilerlemeye başladığı anlatılıyor.

Ancak aynı yöntem MacroCity'de uygulanmamış.

MacroCity hak sahipleri de bugün aynı talebi dile getiriyor:

"Ben dairemi almak istiyorum. Gerekirse inşaatın tamamlanması için ek ödeme de yaparım. Ben bu daire için zamanında paramı ödedim. Tek isteğim evimin teslim edilmesi."

Mağdurlar ayrıca Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile de görüştüklerini anlatıyor.

İddialarına göre Şadi Özdemir, ruhsat daha önce iptal edildiği ve dokuzuncu katların kaçak olması nedeniyle yeniden ruhsat verilmesine sıcak bakmıyor. Buna rağmen mağdurların sorununun çözülmesini istediğini ifade ediyorlar.

MacroCity projesiyle ilgili iddianamede yer alan ifadesinde Adanur şu iddialarda bulundu:

"Projeyi istediğimi söyledim ve şartları konuşmaya başladık. Ekrem Pamuk bana, ben hangi oranla verirsem belediye de aynı oranla vermek zorunda, biz seninle %45 oranla anlaşalım ama bunu noter sözleşmesinde %40 olarak gösterelim ki Nilüfer Belediyesi de %40 ile sana vermek zorunda kalsın ve kendisine o günün parası 5.000.000 Türk Lirası vermemi istedi, ben de kabul ettim ve anlaştık. Kendisine arkadaşım Bahattin K.'ye ait olan Sinpaş Bursa Modern evlerinde bulunan bir yalı dairesinin tapusunu verdik. Ekrem Pamuk'un özetle burada yapmış olduğu olay, oranları değiştirerek Nilüfer Belediyesi'ni %5 zarara uğratmıştır, o günün parası ile benden 5.000.000 lira haksız kazanç elde etmiştir."

Adanur ayrıca, 2020 yılında başlayan MacroCity projesinde çocukluk arkadaşı Ali Güzelarslan aracılığıyla Ekrem Pamuk ile tanıştığını, resmi sözleşmede belediyenin payının düşük gösterildiğini, yüzde 45 üzerinden anlaşılan işin kayıtlarda yüzde 40 olarak gösterildiğini, bu yolla belediyenin zarara uğratıldığını, bunun karşılığında 5 milyon TL ile bir yalı dairesi verdiğini iddia etti.

İfadesinde ayrıca projede olması gereken 65 dairenin usulsüz şekilde 180 bağımsız bölüme çıkarıldığını, bu süreçte dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'e iki daire verildiğinin kendisine söylendiğini, Ekrem Pamuk'un bu projeden usulsüz şekilde çok sayıda daire elde ettiğini ve bunların piyasa değerinin yüz milyonlarca lirayı bulduğunu da öne sürdü.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.