SON DAKİKA
Hava Durumu

Bursa Büyükşehir'de 'işten çıkarma' düellosu

Yazının Giriş Tarihi: 10.07.2026 01:18
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.07.2026 13:14

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Temmuz ayı meclis toplantısında işten çıkarmalar üzerinden yaşanan tartışma, yalnızca rakamların tartışıldığı bir düelloya dönüştü.

Konuyu gündeme taşıyan CHP Grup Sözcüsü Yücel Akbulut oldu. Gündem dışı konuşmasının ardından Akbulut, “Bugün görüyoruz ki bu işten çıkışlar son hızla devam ediyor” diyerek düelloya giriş yaptı. İşten çıkarmaların keyfi olduğunu savundu. İşten çıkarılanların Mustafa Bozbey döneminde işe alınmış kişiler olduğunu, ortada haklı bir neden bulunmadığını söyledi. Ayrıca işe iade davaları açıldığını, hakısz yere işten çıkarıldıkları için kıdem ve ihbar tazminatlarıyla birlikte bunun kamuya ekonomik yük getireceğini belirtti.

“Tekrar uyarıyoruz, lütfen bunu yapmayın” dedi.

Hatta AK Partili Başkan Vekili Şahin Biba'ya dönerek, “Siz geçicisiniz, asil her an gelebilir dönebilir. Sanki hiç dönmeyecekmiş gibi insanların ekmeğiyle oynamayın” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin cevabı: 4 bin 599 kişi

Şahin Biba ise çok daha sert bir yanıt verdi.

“Mustafa Bozbey göreve geldiğinde 4 bin 599 kişi işten çıkarıldı. Yerine de 5 bin 387 kişi alındı. İki senedir neden tek kelime etmediniz?”

Akbulut cevap vermeye çalışırken AK Parti sıralarından “Kes be” sesleri yükseldi. Biba da “Ben konuşmanızı bir kez dahi kesmedim” diyerek uyarıda bulundu.

Tartışma giderek kişiselleşti. Şahin Biba'nın “Biz bunun detaylı raporunu vereceğiz ama verdiğimiz zaman siz burada duramayacaksınız utancınızdan. Basın mensupları biraz açılın, Yücel Bey’in yüzündeki kırmızılığı görmek istiyorum” sözleri mecliste tansiyonu zirveye çıkardı. AKP sıralarından alkış ve ıslıklar duyuldu.

Akbulut buna, “Ben ne yaptım da benim yüzümdeki kızarıklığı göreceksin?” diyerek tepki gösterdi ve özür beklediğini söyledi.

Biba’nın “Adamına göre muamele” sözleri ise tartışmayı daha da büyüttü.

AK Parti sıralarından Akbulut'a yönelik "Atın bunu dışarı" cümleleri duyuldu. Meclis'e değil de kahvehaneye geldik gibi oldu.

CHP Grubu Meclis'i terk etti

Biba, "4 bin 599 kişinin neden çıkarıldığının hesabını verin" diyor ısrarla. Yücel Akbulut, "Biz işten çıkarırken gerekçeleri belirtmiştik" diyor. Biba, "Hiçbir şekilde bir gerekçe belirtilmedi" diyor. Sonu yok bu düellonun.

Akbulut, son olarak, "Özür dilemezsen biz burayı terk edeceğiz, saygısızlık yapma" dedi.

Biba, "4 bin 599 kişi işten çıkarılırken neredeydiniz" diyor tekrardan. Akbulut, "Ben mi çıkardım, benim yüzüm niye kızarsın? Özür dileyecek misin, dilemeyecek misin?" diyerek son kılıcını çekiyor. Biba: "Gerek yok."

Özür gelmeyince Akbulut ayağa kalktı, kalemini ceketinin iç cebine koydu, telefonunu eline aldı, önündeki defteri ve kağıtları toparladı ve “Mustafa Bozbey geldiğinde ona söyle” diyerek arkasını döndü, salonun arka kapısına doğru yürümeye başladı.

Arkasından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ve Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç da ayağa kalktı. CHP grubu topluca meclisten çıktı.

AK Parti sıralarından ise “Küstünüz oynamıyor musunuz?” sesleri duyuldu.

Asıl mesele sadece bu dönem değil

Şimdi burada durup şunu sormak gerekiyor:

2 sene öncesine kadar AK Parti yıllarca Bursa’yı yönetti. O dönemlerde belediyeye işe girmenin yolunun çoğu zaman parti üyeliğinden geçtiği yönündeki iddiaları hep duyduk. AK Parti’yi eleştiren birinin belediyede iş bulmasının neredeyse imkânsız olduğu konuşuldu.

Hatta sosyal medyada AK Parti aleyhine paylaşım yapan bir akraba nedeniyle belediyede çalışan kişinin o akrabayı hesabından çıkarmak zorunda bırakıldığı örnekler (buradaki örnek benim) bile anlatıldı.

Belediye çalışanlarının belli sendikalara yönlendirildiği, Erdoğan mitinglerine katılım için mesajlar gönderildiği, katılımın fotoğrafla kanıtlanmasının istendiği yönündeki iddialardan öte görünen gerçekler yaşandı, birebir tanıklık edildi.

Bugün belediyenin CHP'ye geçtiğindeki işten çıkarmaları eleştirmek elbette mümkündür. Hatta gereklidir de. Kamu adına bunu sormak gazeteciliğin görevidir.

Ama aynı şekilde geçmiş dönem uygulamalarını sorgulamak da gazeteciliğin görevidir.

Bir basın mensubu olarak şunu söylemek gerekiyor:

Mustafa Bozbey’i eleştirmek normal karşılanırken, AK Parti belediyelerini eleştirmek neden bazı çevrelerde “dokunulmaz alana girmek” gibi algılanıyor?

Eleştiri sadece muhalefete mi yöneltilmeli?

Yoksa iktidardaki belediyeler de aynı ölçüde sorgulanabilmeli mi?

Kısasa kısas mı?

Şahin Biba'nın sürekli “4 bin 599 kişinin hesabını verin” demesi önemli bir siyasi argüman olabilir.

Ancak o zaman AK Parti dönemindeki işe alım yöntemleri, sendika baskısı iddiaları, miting zorunlulukları ve parti aidiyeti tartışmaları da aynı masaya yatırılmalı.

Aksi halde ortaya şu görüntü çıkıyor:

“Siz yaptınız, şimdi sıra bizde.”

Oysa "belediyeler siyasi partilerin insan kaynakları ofisi değildir, olmamalıdır" demiştik.

Bu haftanın meclis düellosu işten çıkarmalar üzerinden yaşandı.

Çarşamba günü yayımlanan “Belediyeler partilerin insan kaynakları ofisi mi?” başlıklı yazıda sorduğumuz sorunun cevabını, görünen o ki Bursa Büyükşehir Meclisi’ndeki bu sert düello kamuoyunun yorumuna bırakmış durumda.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.