İddianamedeki adıyla söylersem, Mustafa Bozbey-Turgay Erdem Suç Örgütü Davası, Bursa gündemindeki yerini koruyor.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi’nin Konferans Salonu’nda yapılan duruşmanın ilk gününde tutuklu Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey dinlendi.
İlk güne ilişkin izlenimlerini İzleyemediğim Bozbey duruşmasının haberi başlıklı yazıda aktarmıştım. Dilerseniz tıklayarak okuyabilirsiniz.
Gelelim ikinci güne…
İkinci gün ben de salondaydım.
Tıpkı dün Bozbey’in avukatlarından Yücel Akbulut’un söylediği gibi “salon yetersiz, ses düzeni kötü”ydü.
Yaklaşık 200 kişilik salonun ortasındaki iki büyük sütunun aynayla kaplanmış olması da hafiften bir düğün salonu havası veriyordu.
Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin oturduğu kürsüyü karşıma aldığımda, sol tarafımdaki oturma grubunda, en önde tutuklu sanıklar; onların arkasında tutuksuz sanıklar; onların arkasında sanık yakınları ve sağ tarafımdaki oturma grubunda, avukatlar; sanık yakınları ve son sırada da gazeteciler yer alıyordu. Tabii duruşma salonunda çok sayıda kolluk kuvveti bulunduğunu da söylemek lazım.
Fiziksel koşullar adil yargılanma hakkı konusunda endişelere yol açsa da mahkeme heyetinin sorunları en aza indirerek, insani koşulların sağlanması yönünde bir çaba içinde olduğuna tanık olduk.
Duruşmanın ikinci günü, Bozbey operasyonundan çok önce hakkında soruşturma başlatılan ve o soruşturma kapsamında Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in savunmasıyla başladı.
‘İki önemli kırılma’
Kendisini “Bursa sevdalısı” olarak tanımlayan Erdem, 2005 yılından 2019’a kadar başkan yardımcısı, 2019’dan 2024’e kadar başkan olarak görev yaptığı Nilüfer’de, çok fazla sorumluluk aldığını; önemli bir yük altında girdiğini; zor bir süreç geçirdiğini, ancak gelinen noktada Nilüfer’in modern bir kente dönüştüğünü anlattı.
Bugün suçlamalara neden olan yapı kullanım izin süreçlerini vatandaşın mağdur olmaması adına kısaltmaya çalıştıklarını, bu amaçla “koordinatör başkan yardımcısı” sıfatıyla görevlendirildiğini, böylece verimli bir çalışma sürecinin başlatılarak, kamunun zarara uğramasını engellediklerini söyleyen Erdem’in anlattıkları, bir anlamda Bursa’nın son dönem kentleşme serüveninin özeti gibiydi:
-“Son 10 yılda iki önemli kırılma oldu. Birincisi kentsel dönüşüm süreci, ikincisi Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği Değişikliği.”
Kentsel dönüşüm ve 0.50 emsal
-“2014’ten itibaren kentsel dönüşüm gündeme girdi. Bütüncül bir plan içinde dönüşüm daha doğru olacaktı. Biz bunu tartışırken, 2016’da Bayındırlık Bakanlığı Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne parsel bazında 0.50 emsal yetkisi verdi. Riskli bina kararı olursa 60 gün içinde yıkılması gerekiyordu. 17 ay kira yardımı yapılıyordu. Çok sayıda plan değişikliği yapıldı. Parsel bazındaki plan değişikliklerinin yüzde 95’i Nilüfer’deydi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bir toplantısında 75 parselin kentsel dönüşüm onayı aldığı oldu. Biz hepsine ret oyu verdik. Sonuçta planlar yargıya gidiyor, iptal ediliyor, o arada vatandaşın kira süresi bitiyor, ama inşaat bitmiyor. İptal kararları nedeniyle bir parselde 4-5 kez değişiklik yapıldığı oldu. Vatandaş belediyeyi basıyordu. Donatı alanları ayrılarak imar değişiklikleri yapıldı, sonra Büyükşehir ruhsatları vermeye başladı. Vatandaş da müteahhit de rahatladı, mülk sahipleri dairelerine oturdu. Bursa’da kentsel dönüşümün neden 30 yıllık bir ilçede başlatıldığını takdirlerinize bırakıyorum.”
İmar Yönetmeliği değişikliği
-“İkinci kırılma 2018’de bakanlığın da talebiyle Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin İmar Yönetmeliğini değiştirmesi oldu. Şöyle düşünün: Diyelim ki bin metrekare arsası olan iki kardeş var. Biri 2017’de 100 metrekareden 10 daire yapabilirken, 2018 ve sonrasına kalan 7 daire yapabiliyor. Yönetmelik değişikliği eşitsizlik ve hak kaybına yol açtı, yine şikâyet konusu oldu. 2018’den önce ruhsat almış ya da ruhsat sürecine girmiş projelerde 2017 yönetmeliğini uyguladık. Bu nedenle kamu zararı oluşmamıştır.”
‘Hakim savcı lojmanları da tek imza ile yapıldı’
-“Tek imza vatandaşın mağduriyetini çözmüştür. Sadece imar konularında değil belediyedeki diğer alanlarda da kullanılmıştır. Suç işlemek amacıyla kullanıldı, demek demokratik hukuk düzenine aykırıdır. Tek imza konusunda Bozbey’in yönlendirmesi ya da telkini yoktur. Her değişiklik zaten Meclis’ten geçen bir karardır. Hakim savcı lojmanları da tek imza ile yapılmıştır. Dönemin başsavcı vekili ‘bir an önce yerleşmeleri çok önemli bizim için’ dedi, biz de süreci hızlandırdık.”
Erdem, iddianamede yer alan 63 olay ile ilgili tek tek izahat verdi, hemen hepsi için teknik bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz olduğunu savunarak, yeni bilirkişi raporu talep etti.
Yurt dışına kaçmaya çalıştığı iddiası
Yurt dışına kaçmaya çalıştığı iddiasına karşı çıkan Erdem, eşinin Bulgaristan’daki çifte vatandaşlığıyla ilgili bürokratik bir işlemi halletmek için eşi ve çocuğuyla birlikte yurt dışına çıkmak isteklerini, kendi araçları üzerinde yasal kullanım kısıtlaması olduğu için bir arkadaşlarının aracını kullandıklarını, yurt dışına çıkış yasağından sınır kapısında haberdar olduklarını anlattı. Erdem, söz konusu gezi planından önce belli aralıklarla Bulgaristan ve Yunanistan’a gidip geldiğini hatırlatarak, “kaçacak olsam o zaman kaçardım” mesajı verdi.
Özetle Erdem, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, rüşvet almak, imar kirliliğine neden olmak, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi” suçlamalarının tümünü reddetti.
Erdem’in duruşma boyunca en sık kullandığı cümleler “Hiçbir iddiayı kabul etmiyorum, kimseye ayrıcalık tanımadım, menfaat temin etmedim, kamu zararına yol açmadım, aksine kamu yararını gözettim ve yerine gelmesini sağladım.” şeklinde oldu.
Erdem’in savunması, mahkeme başkanı ve duruşma savcısının soruları, sanık avukatlarının soruları ve Erdem’in müdafilerinin savunmaları yaklaşık 4 saat sürdü.
Turgay Erdem, yaklaşık 9 aydır Kandıra F Tipi Cezaevi’nde, tek kişilik bir hücrede kalıyor. Duruşmada kendisi söylemedi ama avukatı, 2011’den beri kalp rahatsızlığı bulunan Erdem’in, “Kandıra’da yalnız kalarak hiç olmazsa sağlık yönünden kendimi koruma önlemlerini alabiliyorum.” dediğini aktardı.
Erdem, 600 küsur yılla yargılanıyor!
NOT: Duruşmanın ikinci gününde İldam Aydın Bozbey, Muhkim Demirtaş, Ramiz Bozbey, Naci Kale ve Bahri Atalay da dinlendi. Hepsi de suçlamaları reddetti.
Emin Adanur’un şikâyetleriyle başlayan soruşturmada rüşvete aracılıkla suçlanan İldam Aydın Bozbey’in savunmasından sonra Adanur, kendisinin İldam Aydın Bozbey ile ilgili herhangi bir şikâyeti olmadığını söyledi.
Yine Adanur’un pasta kutularında para teslim ettiğini, tatile gönderdiğini, eşine pırlanta yüzük aldığını söylediği NİLBEL yöneticisi Naci Kale de iddiaları reddetti. İftiralarla adına leke sürüldüğünü belirten Kale, “Asıl cezamız buradan çıktıktan sonra başlayacak. Bu lekeyi nasıl temizleyeceğim. Çocuklarıma, torunlarıma nasıl hesap vereceğim?” diye konuştu.