Anayasa’nın 36. Maddesi:
“Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”
Anayasa’nın 141. Maddesi:
“Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.
Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.”
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 182. Maddesinin 1. Fıkrası:
“Duruşma herkese açıktır.”
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 203. Maddesinin 1. Fıkrası:
“Duruşmanın düzeni, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından sağlanır.”
***
Tutuklu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile birlikte 37’si tutuklu 63 sanığın yargılandığı davanın görülmesine başlandı.
Davanın önemi, dosyanın kapsamı, en çok da sanık ve müdafi sayısı nedeniyle olmalı, duruşmaların Bursa Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) Konferans Salonu’nda yapılması kararlaştırılmıştı.
Bursa BAM’ın ikinci katına çıktığımda karşılaştığım manzara şöyleydi:
Salon kapısının önündeki hole giriş, koridorun iki tarafına karşılıklı konulan bariyerlerle kapatılmış, bir taraf tamamen kapalı, kalabalık tamamıyla öteki tarafa yığılmış, salona girişler konusunda polisten bilgi istiyor.
Bekleyenler kimler?
Tutuksuz sanıklar, onların yakınları, bu arada Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey; onlarca avukat; çok sayıda CHP’li, parti yöneticileri, meclis üyeleri; ağırlıklı olarak genç muhabir arkadaşlardan oluşan bir gazeteci topluluğu…
Beklerken Özgür Özel’in A takımından Gökan Zeybek ve Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile milletvekili Hasan Öztürk, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç da geliyor.
Milletvekilleri bariyerlere Silivri’den alışık, içeri girmek istiyorlar, polis karşılarına dikilince beklenen arbede çıkıyor. Arbedenin esas nedeni emniyetten birinin gelişigüzel bir şekilde “partililer alınmayacak” demesi. Yahu vekil de partili, başkan da partili, bazı sanıklar da partili!
Neden sonra vekiller, başkanlar, avukatlar, tutuklu sanıklar içeri alınmaya başlanıyor. Ancak o kadar kaotik bir ortam var ki hengâme uzun süre devam ediyor. Bariyerleri aşmak için ekstra efor harcaması gereken sanık mı istersiniz, polislerin elindeki listede adı olmayan müdafi mi istersiniz! Kısacası tam bir curcuna! Onca hayhuyun arasında biz gazetecilere sıra en son geliyor tabii. Üç ajanstan birer temsilci önerisine tepki sesleri yükselince polis herhangi bir kriter olmadan bazı arkadaşlarımızı içeri alıyor. Sayıları 10’u bulmadı sanırım.

***
Ben salonun dışını uzun uzun anlattım.
Salonun içini ise duruşmaya verilen arada Bozbey’in avukatlarından Yücel Akbulut anlattı:
“Salon yetersiz, basık bir ortam var, ses düzeni çok kötü, mikrofon düğün salonlarındaki gibi bir eko yapıyor, bütün bunlar adil yargılanma hakkı açısından çok büyük problem.”
Oysa duruşmaların herkese açık olması anayasal ilkedir.
“Duruşmanın düzeni” gerekçesiyle getirilecek sınırlama “zorunlu” hallerde düşünülmeli, “ölçülü” ve “makul” olmalıdır.
Önemli olan adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesidir.
Adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından biri aleni yargılamadır.
Bugün Bursa BAM Konferans Salonu’nun önünde olsa olsa, abartarak yazıyorum, 300 kişi vardı. Hepsinin de o duruşmayı izlemek anayasal hakkıydı.
Biz gazeteciler için ayrıca bir kamu göreviydi.
Bu duruşmanın yapılacağı 3,5 aydır belli olduğuna göre, daha iyi bir hazırlık yapılabilirdi.
***
İzleyemediğim Bozbey duruşmasının haberi böyle…
İçerideymişim, her şeyi kulağımla duymuşum, gözlerimle görmüşüm gibi yazacak kadar “büyük” gazeteci değilim.
İçeriden sadece özet bilgi vereyim.
Bursa tarihinin en önemli davalarından biri, en önemli sanığın dinlenmesiyle başladı.
Tutuklu başkan Mustafa Bozbey, önce genel bir savunma yaptı, ardından iddianamede yer alan 30 “olay”ı tek tek irdeledi.
Zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Bozbey, hiçbir suçlamayı kabul etmedi.