SON DAKİKA
Hava Durumu

Not defterimde kalanlar: Çiniden Kültürpark’a, dönüşümden Teknosab’a (8-14 Haziran 2026)

Yazının Giriş Tarihi: 14.06.2026 23:35
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.06.2026 00:08

Yazın geldiğini gerçekten hissettik bu hafta. Hava sıcaktı gündüzleri. Akşamları serin ve sabahları dingin. Kültürpark’ta akşam serinliğini hissettim, Fadıllı’da sabah huzurunu. Gündüz sıcağını katlanılır kılan ise harika bir sergiydi.

El Sanat Çini ve Geleneksel Sanatlar Eğitim ve Tanıtım Derneği üyeleri ile El Sanat Tasarım Atölyesi öğrencilerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı Çini Sanatçısı Ayfer Korkmaz Solmaz rehberliğinde ürettiği el emeği göz nuru eserler Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisinde (DGSG)* 10 Haziran’da izlenime sunuldu.

Serginin açılışında konuklarla tek tek ilgilenen Ayfer Korkmaz Solmaz, çini sanatını doğru şekilde gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladıklarını söyledi.

61 çini sanatçısının aylarını vererek hazırladığı irili ufaklı onlarca eseri tek tek inceledim. Belki onların renklerinden, estetiğinden, kompozisyonlarından, işçiliğinden ilham alırım da okuma zevki daha yüksek yazılar yazarım, diye…

Çinide önce renk çarpıyor insanın gözüne, desen, motif, simetri sonra geliyor. Lakin sergide benim en çok dikkatimi çeken eserler olabildiğince sade, adeta karakalemi andıran çalışmalar oldu. Bu da bir tür mesleki körlük mü acaba? Biz gazeteciler hayata hep siyah beyaz mı bakıyoruz?

Hayatın renklerini daha yakından görmek isteyenler için DGSG’deki sergi 19 Haziran’a kadar açık kalacak. El Sanat’ın çini eserleri 15-20 Haziran tarihlerinde de Tayyare Kültür Merkezinin Sami Güler ve Cemal Nadir Güler sanat galerilerinde görülebilecek.

Zafer (Opsar) ile sergiden çıkıp Bursa Sanayici ve İş İnsanları Derneğine (BUSİAD) giderken Kültürpark’ın şehir için ne büyük bir nimet olduğunu konuştuk: Reşat Oyal Kültürparkı.

Olay’da çalıştığımız yıllarda sevgili İsmail Kemankaş parkın hikâyesini anlatan bir belgeselcik hazırlamış, ben de seslendirmiştim: “50 bine Kültürpark…”

Kültürpark, efsane vali Haşim İşcan’ın rüyası, belediye başkanı Reşat Oyal’ın sembol eseridir. Vali İşcan, Yaycılar Pınarı çevresini kamulaştırmıştır; Başkan Oyal da araziyi genişletir. Ancak iş için 50 bin lira gerekmektedir. Yıl 1955… Başkan Oyal’a sert tepkiler gelir: "Şehrin lağım suları açıkta akarken bu parayı park için çar çur edemezsiniz!"

Reşat Oyal Kültürpark’ı açar ama işi henüz bitmemiştir. Nitelikli bir fuarla Kültürpark’a uluslararası bir kimlik kazandırmak derdindedir. Nereden üzerine vazife edindi bilinmez, İstanbul Belediye Başkanı Fahrettin Kerim Gökay, “Uluslararası fuar ancak İzmir’e yakışır” diye beyanat verir. Oyal’ın 70 yıl önce verdiği yanıt bugün için bile manidardır: “Bursa ne zamandan beri İstanbul’un nahiyesi oluyor?”

Akşamı karşıladığımız Kültürpark aslında 50’lerin ortalarında Bursa için önemli bir dönüşümün simgesi olmuş. Yeşil Bursa’nın yeşilinin yaşatıldığı Kültürpark, sadece ilk büyük kent parkı değil, aynı zamanda şehrin kolektif hafızasının büyük bir parçası. Lunaparkından gazinolarına, fuarlarından açık hava tiyatrosu ve festivallerine kadar tam bir kültürel dönüşüm mekânı.

BUSİAD bahçesindeki “Yaza Merhaba” buluşmasının ana teması da dönüşümdü: Dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüm.

BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, konuşmasında üç alandaki dönüşümden kast edileni ve bunun nasıl gerçekleşeceğini madde madde açıkladı:

1. Dijital Dönüşüm

- Yapay zekâ ve yeni teknolojilerin yarattığı değişime uyum sağlamak,

- Verimliliği artırmak ve yeni rekabet alanları oluşturmak,

- Bilgi, yaratıcılık ve insan kaynağını ön plana çıkarmak.

2. Yeşil Dönüşüm

- Çevresel sürdürülebilirliği merkeze almak,

- İklim değişikliğiyle mücadele ederken yeni rekabet avantajları yaratmak,

- Üretimi daha sürdürülebilir hale getirmek,

3. Toplumsal Dönüşüm

- İnsan kaynağını geliştirmek,

- Gençlere özgür, yaratıcı ve üretken bir ortam sunmak,

- İnsan merkezli kalkınmayı sağlamak.

BUSİAD Basın Danışmanı sevgili Uğur Yılmaz’ın davetleriyle son haftalarda Hatunoğlu’nu sık sık dinleme fırsatı buldum. Doğrusu insan umutlanıyor, çünkü sözleri ortak aklı yansıtıyor. Ne var ki Kültürpark’tan çıkıp Bursa sanayisinin derin dehlizlerine daldığınızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyorsunuz.

Hafta içinde genç meslektaşlarım iki önemli haber verdiler.

Önce Nöbetçi Gazete Yayın Koordinatörü Ali Şahin, “TEKNOSAB’ın alanı genişletildi! İşte bölgenin yeni haritası” başlığı altında, şehrin yıllardır avucunda tuttuğu bombanın büyümekte olduğunu yazdı (Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz). Ali’den sonra da bizim Bursaport’un Yazı İşleri Müdürü Pelin Akdemir, “TEKNOSAB arazilere çoktan şerh koymuş!” diyerek, ahtapotun kollarını nasıl uzattığını, kimi köylülerin anlatımlarına da yer vererek anlattı (Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz).

Arkadaşlarımızın verdiği haberler Fadıllı'daki "Kent Buluşması"nda “Teknosab’ın bütün yükü Nilüfer’dedir” diyen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in ne kadar da haklı olduğunu ortaya koyuyor. Koyuyor ama gel de kapitalistlere anlat!

Belki onları da Fadıllı'daki Leylek Kafe'de bir akşam yemeğinde ağırlamak, önlerindeki tabaklara da Hasanağa enginarı yerine Teknosab keçesi koymak gerekir...

Yesinler bakalım yiyebiliyorlarsa...

---

*DGSG’nin Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosunun yanında olduğunu da söyleyeyim, çoğu zaman kapalı olduğu için ya bilinmiyor ya unutuluyor. Galeri’ye uzun zaman sonra girdim, eskimiş ve yıpranmış ama bana kalırsa azıcık bir çaba ile yenilenebilir. Esas mesele ise galerinin sürekli açık kalmasını sağlamak.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.