Nilüfer Belediye Meclisinin geçen hafta yapılan mayıs ayı toplantısının ilk oturumu bir hayli hararetli geçmiş, ben de uzun uzun anlatmıştım. YAZIYA GİT
Mayıs toplantısının bugünkü 15 maddelik ikinci birleşiminde belediyenin kredi başvurusuyla başlayan görüşmeler kreş ücretleriyle devam etti ve söz Yıldırım Belediyesinin Sayıştay tarafından denetlenip denetlenmediğine kadar uzadı.
Nilüfer Belediyesinin 350 milyon liralık kredi başvurusunda bulunmasına ilişkin maddede Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi ret oyu kullandı.
Başkan Şadi Özdemir, maddenin oy çokluğuyla geçmesi karşısında ne tepki gösterdi, ne eleştirdi; tam anlamıyla “sitem” etti:
“Krediye hayır veriyorsunuz, BUSKİ şimdi 1 milyar lira kredi istiyor, biz de o zaman hayır vereceğiz mecburen.”
Başkan Özdemir’in gülümseyerek söylediği sözler yeni bir bilgi içeriyordu elbette: BUSKİ için Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinden kredi yetkisi istenecek.
İnsanın aklına hemen su fiyatlarıyla ilgili tartışmalar, yeni belediye yönetiminin “su fiyatlarını indireceğiz” açıklamaları, borç içindeki kurumun neden yeni kredi arayışlarına girdiği, yıllar yıllar önce belediyenin başlıca ekonomik dayanağı olan BUSKİ'nin döviz borçları altında ezilmesi geliyor.
Meclis’in Nilüferlileri en çok ilgilendiren kararı belediye kreşlerinde 2026-2027 eğitim-öğretim döneminde uygulanacak ücretler oldu.
Kreş ücreti 2025-2026 döneminde personel için 7 bin 900, vatandaş için 12 bin 900 liraydı.
Gelecek dönem için personel/vatandaş ayrımı kaldırıldı.
Tek ücret birinci çocukta 16 bin 500 lira, ikinci çocuk için 14 bin 300 lira olarak belirlendi.

Madde oy birliğiyle geçse de tartışma uzun sürdü.
Başkan Yardımcısı Serpil Altun, fiyatlar belirlenirken piyasa araştırması yapıldığını, belediye kreşlerinde sunulan hizmetin özel sektördeki karşılığının 30 bin-38 bin lira düzeyinde olduğunu söyledi.
Adalet ve Kalkınma Partili Meclis Üyesi Kenan Akdeniz, gelir beyanına göre ücret alınmasını önerdi.
Adalet ve Kalkınma Partili Meclis Üyesi Anzelha Nazlı Tan, artan fiyatlara karşılık personele hiç olmazsa kırtasiye desteği verilmesini istedi.
Başkan Özdemir, “Sayıştay müfettişleriyle bu konuyu ayrıca konuştum” diyerek, önerilerin neden hayata geçirilemeyeceğini açıklayınca işin rengi değişti:
- "Personel indirimini Sayıştay denetimi sonucunda kaldırmak zorunda kaldık."
- "Sayıştay hem KDV almayı zorunlu hale getirdi hem de ‘farklı fiyat kategorileri uygulayamazsınız’ dedi."
Buna karşın Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Sözcüsü Hasan Türksel, “vatandaşın yanında olmuyorsunuz bari personelin yanında olun” deyince Başkan Özdemir deyim yerindeyse taşı gediğine koydu.
“4 yıldır Yıldırım Belediyesine uğramayan Sayıştay müfettişleriyle siz konuşun, bize geldiklerinde bunu bir vurgu olarak yazmasınlar!”
Özdemir’in sözleri tartışmanın fitilini ateşledi.
Adalet ve Kalkınma Partili Meclis Üyesi Abdurrahman Obut, “Son 25 yılı açıp tek tek inceledik, sırf siz bu konuya çok taktınız, diye” sözleriyle başladığı konuşmasında, Nilüfer’e yönelik özel bir muamele olmadığını, örneğin Osmangazi’nin geçmiş dönemlerde 13-14 Sayıştay incelemesi geçirdiğini söyledi.
Özdemir’in “Osmangazi değil Yıldırım’dan söz ediyorum” sözleri üzerine Obut, “Yıldırım demek ki her şeyi çok iyi yapıyor” diyerek Meclis üyelerini güldürdü.
Obut, Yıldırım’la ilgili bilgisi olmadığını, Nilüfer’in Osmangazi’den daha az denetim geçirdiğini, hiçbir belediyenin Sayıştay denetiminden muaf olmadığını anlattı ve “kendi uydurduğunuz alışkanlıklara bizi alet etmeyin” dedi.
Obut’un “taktınız ve uydurma” sözlerine Başkan Özdemir’den tepki geldi, geri alınmasını istedi.
Özdemir’in açıklamaları siyasette tecrübenin önemini de ortaya koyuyordu
“Yıldırım Belediyesinin 4 yıldır Sayıştay raporu yok. Yıldırım Belediyesi çok iyi çalışıyorsa ve ondan dolayı rapor yoksa, ki olabilir, başkanımız çalışkan bir başkan, ona da itirazım yok, o zaman buradan şu sonuç mu çıkıyor: Osmangazi Belediyesindeki 10-15 yılık Ak Parti iktidarında kötü çalışma mı oldu?”
İşi toparlamak Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Sözcüsü Türksel’e kaldı:
“Tamamen cümle düşüklüğü…”
Ne, ne kadar cümle düşüklüğü siz karar verin ama Yıldırım ve Sayıştay tartışması yeni değil.
CHP Yıldırım İlçe Başkanlığının 25 Nisan’da düzenlediği basın buluşmasında da konu gündeme gelmişti.
Yıldırım Belediyesi’nin CHP’li üyeleri Emel Duman ve Nimet Yıldız, üstüne basa basa “2022’den beri Sayıştay raporu yok, sorduğumuzda ‘iç denetçi var’ yanıtını alıyoruz” demişlerdi.
Toplantıya katılan hemen her gazeteci de bu vurguya haberlerinde, yazılarında yer verdi.
Açıklamalara tek satır yalanlama gelmedi, “işte rapor” diyen çıkmadı.
Herhalde sıra gelmedi.
---
NOT: Nilüfer’in 23 Nisan, İhsaniye, Minareliçavuş ve Çamlıca mahallelerindeki dört kreşte 426 öğrenci var. Bunlardan 126’sı personel çocuğu. Belediye üç yeni kreş daha devreye almak için çalışıyor. Balkan, Çalı ve Dumlupınar mahallelerindeki kreşlerin 2027 Şubat ayında açılması planlanıyor.