SON DAKİKA
Hava Durumu

Nilüfer'de “AKP” tartışması: Meclis'i terk ettiler!

Yazının Giriş Tarihi: 06.05.2026 23:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.05.2026 17:01

Neredeyse iki saat sürdü Nilüfer Belediye Meclisi.

Tamamını izledim.

Tartışmalı bir oturum olunca, iktidar grubu Meclis’i terk edince, toplantı bitmeden polemiği sosyal medyaya yansıyınca, üşenmedim bir de “var”a gittim, canlı yayın kaydını izledim.

Aslında her şey Meclis salonunun tam ortasında yer alan kürsüde yazdığı gibi “barış” içinde başlamıştı. Ben de herhalde buradan çıksa çıksa “dostlar meclisi” haberi çıkacak, diye düşünmüştüm.

Öyle olmadı.

Anlatayım…

Meclis gündem dışı konuşmalarla başladı.

Cumhuriyet Halk Partisi Grup Sözcülüğünü Okan Şahin’den devralan Berna Hacer Bilici’nin, tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile ilgili açıklamaları dikkat çekti:

- “(Görevden uzaklaştırma) 860 bin Bursalı’nın hür tercihine yönelik açık bir irade gaspıdır.”

- “(9 Nisan’da yaşananlar) Demokrasi tarihimize utanç vesikası olarak geçmiştir.”

- “Halkın temsilcilerinin darp edildiği bir ortamda yapılan seçim meşru değildir.”

- “Cumhurbaşkanı için Meclis seçimini yetersiz görenlerin belediye başkanı için Meclis aritmetiğine sığınması tutarlı değildir.”

Bilici’den sonra söz sırası Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Sözcüsü Hasan Türksel’e geldi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olan Şahin Biba’dan sözcülüğü devralan Türksel, Bozbey konusunu en sona bırakmıştı:

“(Meşru değildir) Bu konular hepimizi aşıyor.”

- “Mustafa Bozbey, bir iddiadır, bin 61 davası olan, mahkemede, 25 yıllık bir belediye başkanlığının verdiği sorunlarla, heybesi dolu olarak belediye başkanlığına seçilmiştir.” “Herkesin başına gelebilir, hepimizin başına gelebilir. Girer, 6 ay sonra, 3 ay sonra, 3 gün sonra aklanır ve çıkar. Çıkamaz, suçu vardır. Saygı duyarız.”

- “Bizler emanetin ne olduğunu iyi biliriz. Ama yargının önüne lütfen geçmeyin. Kendi sınırlarınızı da zorlamayın. Yargı gelir, emaneti teslim ederiz. Bozbey konusu adliyenindir, hukukundur.”

Meclis’te buraya kadar her şey normal görünüyordu.

Gündem dışı konuşmalarda söz sırası Ali Ekber Can’a, Can’ın sözü de önce Bozbey’e, sonra geçmişte “metal yorgunluğu” gerekçesiyle istifaları alınan İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanlarına, onların neden yargılanmadığına geldi.

Söz oraya gelene kadar Ali Ekber Can tam altı kez AKP dedi, ancak yedinci kez AKP dediğinde ve de eski defterleri açtığında Adalet ve Kalkınma Partisi sıralarından itiraz sesleri yükseldi.

AKP’ydi AK PARTİ’ydi derken yaklaşık 15 dakika süren karşılıklı atışmaların ardından Adalet ve Kalkınma Partili üyeler Meclis’i terk etti.

Oturumu yöneten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, beş dakika ara vererek, kendi deyişiyle “Meclis’i bütünle(ştir)meye, (tekrar) başa dönmeye” çalıştı. Ama olmadı, olmadığı gibi aradan sonra Milliyetçi Hareket Partili iki üye de salona gelmedi.

Tartışma süresince Başkan Özdemir, karşılıklı saygı ve sükûnet çağrısı yaptı. Meclis üyelerinin önlerindeki mikrofonlara dışarıdan müdahale edilmediğini ve herkesin mikrofonunu istediği zaman açtığını, istediği zaman kapattığını anlattı. Adalet ve Kalkınma Partisi sıralarından sesler aynı anda yükselince “Bu modeli uygulamaya kalkarsak siz hiç konuşamazsınız. Burada kalabalık bir grup var” diyerek, Meclis’teki Cumhuriyet Halk Partisi çoğunluğuna işaret etti.

Meclis aradan sonra devam ederken bu kez Adalet ve Kalkınma Partisi Nilüfer İlçe başkanı Furkan Alpaslan, sosyal medya hesabından “Demokrasiye saygı millet iradesine saygıyla olur!” başlıklı bir açıklama yaptı.

Meclis’teki konuşmasında AK PARTİ değil AKP diyen Ali Ekber Can’ın “siyasi ahlak” kavramıyla eleştirildiği açıklamada Şadi Özdemir’in “Sizi konuşturmayız, sizi konuşturmam” ifadelerini kullandığı iddia edildi ve klasik itirazlar sıralandı:

- “Millet iradesinin temsil edildiği meclislerde kimse susturulamaz, tehdit edilemez, yok sayılamaz.”

-“Seçilmiş meclis üyelerine karşı kullanılan bu üslup; eski Türkiye’nin vesayetçi ve baskıcı siyaset anlayışının bugüne düşen gölgesidir.”

“Sizi konuşturmayız, sizi konuşturmam” dedi mi Başkan Özdemir?

YouTube kayıtları orada, açın bakın...

Ben size Özdemir’in uzun süren Meclis oturumunu kapatırken söylediği sözleri aktarayım:

- “Bizim demokrasi anlayışımızı AK Parti’nin (evet AK Parti dedi) yorumlayabilmesi mümkün değil. Millet iradesine saygı göstermeyen tek parti AK Parti’dir şu anda. Seçilmiş bütün insanları tek tek uzaklaştırıp o belediyelere el koyma mücadelesi yapmaktadır.”

- “Millet iradesine saygı diyenler öncelikle Büyükşehir Belediyemizin mahkeme kararı olmaksızın görevden uzaklaştırılmasına ses çıkarması lazım. Ses çıkarmayı bırakın bu işi organize eden parti olarak millet iradesine saygıdan bahsetmemeli.”

- “Biz yine sosyal demokrat anlayışımız ve ifade özgürlüğünü savunan bir yönetim olarak isteyen herkese söz vermeye devam edeceğiz.”

Tam yazıyı bağlıyordum ki Şadi Özdemir’in “ilçe başkanının muhatabı” dediği Cumhuriyet Halk Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin’in açıklaması geldi. Mevkidaşının “Bu dil demokrasi dili değildir” sözlerini eleştiren Şahin iki noktaya dikkat çekti:

- “Tam yirmi dört yıldır bu ülkede demokrasinin tadı yok. Çökerek demokrasi olmaz, ezerek demokrasi olmaz, kandırarak demokrasi olmaz.”

- “Biz size AKEPE demeyi tercih ediyoruz. Çünkü adınızda taşıdığınız bazı kavramların bu ülkede artık karşılığı kalmadı. Mesela ADALET… Mesela KALKINMA…”

Bu uzun tartışmanın üzerine söz söyleyecek halim yok.

Hem zaten ben AKP-AK Parti tartışmasında sözümü yıllar önce söyledim.

Bedelini de ödedim.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.