SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

'Erdoğan ne zaman sıkışsa bir el önündeki engelleri kaldırıyor'

Yeni çıkan "Yaklaşan Kasırga" kitabında 20 yıllık AKP iktidarında dönüm noktası sayılabilecek siyasi gelişmeleri ele alan gazeteci-yazar Levent Gültekin: 20 yıldır bir senaryo var gibi, Erdoğan ne zaman sıkışsa bir el önündeki engelleri kaldırıyor.
Haber Giriş Tarihi: 19.04.2022 08:30
Haber Güncellenme Tarihi: 19.04.2022 09:03
https://www.bursaport.com
kapak resmi

Gazeteci-yazar Levent Gültekin Doğan Kitap'tan çıkan "Yaklaşan Kasırga" kitabını T24'te Canan Yıldız'a anlattı.

Kitabında Türkiye'nin adım adım nasıl "Ortadoğululaştırıldığını" anlattığını ifade eden Levent Gültekin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasağının kaldırılması ve Siirt seçimlerinin yenilenerek siyasete başbakan olarak dönmesiyle senaryonun başladığını savundu.

Her kritik dönemeçte Recep Tayyip Erdoğan'ın önünü açan bir elin devreye girdiğini söyleyen Gültekin, şunları dile getirdi:

"Bu kitabı yazarken bu kurgudan haberim yoktu. Kurguyu yazmak için oturmadım kitabın başına. Kitabın sonuna geldiğimde önümde bir fotoğraf oluştu. Bu fotoğrafı gördüğümde 15 gün uyumadım. Çok dehşet verici bir fotoğraftı. Acaba ben yanılıyor muyum? Komplo teorisine kapıldım diye kalktım Ankara'ya gittim. Devletin çok önemli makamlarında bulunmuş bir sürü insanla görüştüm. Hiç farkında olmadan böyle bir fotoğraf çıktı önüme. Yıllarca devlettesiniz ne diyorsunuz. Tamamı doğru dediler. Bunu diyenler Başbakan, Dışişleri Bakanı, Meclis Başkanı olmuş kişiler. Bunu şu anki muhalefet lideriyle de paylaştım."

Gültekin alt alta koyduğu ve "Bir senaryo mu var?" dediği gelişmeleri şöyle anlattı:

"- 2002 seçimlerinde Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılması için Deniz Baykal’ın devreye girmesi. 

- 2010 Anayasa değişikliği sürecinde AKP’li Vahit Erdem, Reha Çamuroğlu, Kürşat Tüzmen’in "Hayır" oyu vereceklerini ama iktidarın gazabından korunmak amacıyla vekillik sözü için Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli'ye mesaj iletmesi. Mesajın umursanmaması. 

- 2018 seçimlerinde 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün muhalefetin ortak adayı olması konusunda uzlaşma varken Hulusi Akar ve İbrahim Kalın’ın Ayazağa’daki ofisine helikopterle gelmesi.

- Meral Akşener’in Abdullah Gül'ün adaylığı konusunda “Partim benim aday olmamı istiyor, o nedenle ortak aday fikrine sıcak bakmıyoruz” diyerek adaylığını ilan etmesi. 

- 7 Haziran seçimleri sonrası "Hendek siyasetinin" egemen olması. Deniz Baykal'ın Erdoğan'la Genel Merkezin bilgisi dışında görüşmesi. Bahçeli'nin "Başbakanlık" teklifini reddederek 1 Kasım Seçimlerinin yapılarak AKP'nin yüzde 49 oyla yeniden iktidar olması.

- AKP'ye kapatma davasının açılması, Cumhuriyet Mitingleri, e-Muhtıra, 367 Tartışması ile İslamcı mahalledeki dönüşümün engellenmesi.

- 3. Boğaz Köprüsü’nün adının Yavuz Sultan Selim olmasıyla Alevi toplumuna verilen mesaj. Gezi eylemlerinde hayatını kaybedenlerinin çoğunluğunun Alevi olması. 

- Muharrem İnce'nin 2018 seçimlerinde aday gösterilerek Erdoğan'ın kazanmasının garanti edilmesi.

Gültekin, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün kendisine 3. Köprü'nün adının nasıl değiştiği ile ilgili şunu söylediğini aktardı: 

"Normalde köprünün adı Yunus Emre gibi toplumun bütünün olumlu bakacağı bir isim düşünüyorduk. Ama köprünün adının Yavuz Sultan Selim olduğunu ben de törende öğrendim." 

Gültekin, Abdullah Gül'ün o dönemki tavrı için de "Eğer o masada Yunus Emre ismi belirlenmişse Gül'e düşen 'bir dakika ne yapıyoruz?' sorusunu sormaktı. Sormamışsa Gül de ortak olmuştur. Rahatsızlığını duyurması gerekiyordu" dedi. 

Akit gazetesinde çalıştığı dönemde yaşadıklarını da anlatan Gültekin "Ben saf kötülüğü orada gördüm. Namaz kılmazlardı, Cuma'ya gitmezlerdi. İslamcılık yaparlardı. Bunu fark ettiğimde oradan ayrıldım. Bir gün gazetenin patronuna kalkıp dedim ki 'insanlara destek olun Müslümanların bir gazetesi olsun diyoruz ama oradan gelen paralarla kendinize devre mülk alıyorsunuz. Burada bir terslik yok mu?"  diye konuştu. 

Dindarlık ve İslamcılık ayrımına da vurgu yapan Gültekin "Din insana ahlak kazandırmıyor. Dindarlığın insanın sağlam bir ahlak edinmesinin önünde ciddi bir engel olduğunu düşünüyorum" dedi. 

Cumhurbaşkanlığı adaylığı teklifinin kendisine gelmesi durumunda yanıtının ne olacağı sorusuna da cevap veren Levent Gültekin kendi adaylık sürecini de anlattı.

Kendisini seküler mahallede mülteci olarak tanımlayan Gültekin "Bazı kesimler yobaz. Ben ne zaman AK Partililere konuşmaya çalışsam en büyük dayağı seküler kesimin kimi aydınlarından yedim. Muhafazakar partiler Kemal Bey'in etrafından uzaklaştırılmamalı dediğim için şu an saldırı altındayım, bu senaryo rahat devam etsin diye muhtemelen daha da saldıracaklar. Bu senaryo devam ederse Levent Gültekin'in, Ekrem İmamoğlu'nun, Meral Akşener'in bir önemi olmayacak. Kurtarıcı bekleyemeyiz. Her birimizin o anlayış, o kararlık ve cesaretle Atatürk olması gerekiyor" ifadelerini kullandı. 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar