Bursa'da 27 Ekim 2024'te diş hekimi Yasemin Uludağ'ı çocuklarının önünde katleden Atilla Çetin, 21 Nisan'daki karar duruşmasında haksız tahrik indirimiyle 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Karara Bursa Kadın Platformu'ndan tepki geldi.
Haber Giriş Tarihi: 21.04.2026 13:28
Haber Güncellenme Tarihi: 21.04.2026 13:30
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
Bursa’da 27 Ekim 2024 tarihinde boşanma aşamasındaki diş hekimi Yasemin Uludağ, Atilla Çetin tarafından çocuklarının gözü önünde katledilmişti.
Bursa 18'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 7 celsede görülen davada bugün (21 Nisan) karar açıklandı. Ağır tahrik indirimi verilen sanık Çetin 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Avukat Ceren İlgen Altuntaş, "Yasemin Uludağ'ın duruşmasındaydık. Yasemin Uludağ'ın duruşmada tam 7 celse sürdü. Tüm celselerde, Yasemin'in özel hayatı ve zina iddiaları dinlendi. Şu an hangi gerekçeyle olduğunu bilmediğimiz şekilde sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulandı. Gerekçesi duruşmada açıklanmadı, tasarlayarak öldürme ve haksız tahrik indirimi ile 23 yıl ceza aldı. Çocuklarının gözü önünde vurulmuş bir kadın" diye konuştu.
Karara tepki gösteren Bursa Kadın Platformu, Adliye önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması yapmak isteyen kadınlara polis müdahale etti. Yaşanan gerginliğin ardından kadınlar basın açıklamasını okudu.
Bursa Kadın Platformu adına açıklamayı Gülay Alkan okudu. Açıklama şöyle:
"27 Ekim 2024 tarihinde Bursa’da, boşanma sürecinde olduğu erkek tarafından vurularak katledilen diş hekimi Yasemin Uludağ’ın davası, Türkiye’de kadın cinayetlerinin politik olduğunu ve yargı süreçlerindeki cezasızlık pratiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Bursa Kadın Platformu olarak bu davanın en başından beri takipçisiyiz.
Bugün görülen duruşma, davanın karar duruşmasıdır ve bu nedenle verilecek karar, kadınlara yönelik şiddet karşısında yargının nerede durduğunu belirleyecek bir eşiktir; ya cezasızlığı pekiştirecek ya da kadınlar için emsal bir adım olacaktır.
Ancak adalet arayışımız sistematik biçimde engellenmektedir. Duruşma salonuna girmek isteyen kadınlar saatlerce kapılarda bekletilmekte, adliye koridorları bariyerlerle kapatılmakta ve kadınlar duruşma salonuna alınmayarak yargılamanın şeffaflığı ve kamuoyu denetimi bilinçli olarak kısıtlanmaktadır.
Yasemin Uludağ lehine alınmış uzaklaştırma kararına rağmen cinayetin gerçekleşmiş olması, 6284 sayılı Kanun’un ve koruma mekanizmalarının uygulanmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Sanığın daha önce çocuğuna yönelik şiddet nedeniyle ceza almış olması ise bu cinayetin önlenebilir olduğunu göstermektedir. Tüm bu uyarı işaretlerine rağmen Yasemin korunmamış, yaşam hakkı elinden alınmıştır.
Davanın en kaygı verici yönlerinden biri, sanığın haksız tahrik indirimi alma çabasıyla savunmasını cinayet eyleminden uzaklaştırarak Yasemin’in özel hayatını hedef almasıdır. Dosyayla ilgisi olmayan tanıklar dinletilmekte, asılsız iddialarla Yasemin duruşma salonunda yeniden yargılanmaktadır. Bu açık bir “mağduru suçlama” politikasıdır ve kabul etmiyoruz.
Sanığın duruşmalardaki saldırgan tutumu, kadınlara ve avukatlara yönelik hakaretleri ve pişmanlık göstermemesi; işlenen cinayetin bilinçli ve sistematik bir erkek şiddeti olduğunu ortaya koymaktadır. “Bizim kültürümüzde gelinlikle girilir, kefenle çıkılır” sözleri ise kadını mülk gören, boşanmayı ölüm sebebi sayan ataerkil zihniyetin itirafıdır.
Bizler biliyoruz ki:
Kadın cinayetleri politiktir.
Bu nedenle taleplerimiz nettir:
- Sanık hakkında hiçbir indirim uygulanmadan en ağır ceza verilmelidir.
- 6284 sayılı Kanun etkin uygulanmalı, kadınlar korunmalıdır.
- Yargı süreçlerinde şeffaflık sağlanmalı, kadınların adliyelere erişimi engellenmemelidir.
Yasemin Uludağ ve katledilen tüm kız kardeşlerimiz için; erkek adalet değil gerçek adalet sağlanana kadar adliyelerde, sokaklarda, alanlarda olmaya devam edeceğiz.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yasemin Uludağ'ın katiline ağır tahrik indirimi
Bursa'da 27 Ekim 2024'te diş hekimi Yasemin Uludağ'ı çocuklarının önünde katleden Atilla Çetin, 21 Nisan'daki karar duruşmasında haksız tahrik indirimiyle 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Karara Bursa Kadın Platformu'ndan tepki geldi.
Bursa’da 27 Ekim 2024 tarihinde boşanma aşamasındaki diş hekimi Yasemin Uludağ, Atilla Çetin tarafından çocuklarının gözü önünde katledilmişti.
Bursa 18'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 7 celsede görülen davada bugün (21 Nisan) karar açıklandı. Ağır tahrik indirimi verilen sanık Çetin 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Avukat Ceren İlgen Altuntaş, "Yasemin Uludağ'ın duruşmasındaydık. Yasemin Uludağ'ın duruşmada tam 7 celse sürdü. Tüm celselerde, Yasemin'in özel hayatı ve zina iddiaları dinlendi. Şu an hangi gerekçeyle olduğunu bilmediğimiz şekilde sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulandı. Gerekçesi duruşmada açıklanmadı, tasarlayarak öldürme ve haksız tahrik indirimi ile 23 yıl ceza aldı. Çocuklarının gözü önünde vurulmuş bir kadın" diye konuştu.
Karara tepki gösteren Bursa Kadın Platformu, Adliye önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması yapmak isteyen kadınlara polis müdahale etti. Yaşanan gerginliğin ardından kadınlar basın açıklamasını okudu.
Bursa Kadın Platformu adına açıklamayı Gülay Alkan okudu. Açıklama şöyle:
"27 Ekim 2024 tarihinde Bursa’da, boşanma sürecinde olduğu erkek tarafından vurularak katledilen diş hekimi Yasemin Uludağ’ın davası, Türkiye’de kadın cinayetlerinin politik olduğunu ve yargı süreçlerindeki cezasızlık pratiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Bursa Kadın Platformu olarak bu davanın en başından beri takipçisiyiz.
Bugün görülen duruşma, davanın karar duruşmasıdır ve bu nedenle verilecek karar, kadınlara yönelik şiddet karşısında yargının nerede durduğunu belirleyecek bir eşiktir; ya cezasızlığı pekiştirecek ya da kadınlar için emsal bir adım olacaktır.
Ancak adalet arayışımız sistematik biçimde engellenmektedir. Duruşma salonuna girmek isteyen kadınlar saatlerce kapılarda bekletilmekte, adliye koridorları bariyerlerle kapatılmakta ve kadınlar duruşma salonuna alınmayarak yargılamanın şeffaflığı ve kamuoyu denetimi bilinçli olarak kısıtlanmaktadır.
Yasemin Uludağ lehine alınmış uzaklaştırma kararına rağmen cinayetin gerçekleşmiş olması, 6284 sayılı Kanun’un ve koruma mekanizmalarının uygulanmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Sanığın daha önce çocuğuna yönelik şiddet nedeniyle ceza almış olması ise bu cinayetin önlenebilir olduğunu göstermektedir. Tüm bu uyarı işaretlerine rağmen Yasemin korunmamış, yaşam hakkı elinden alınmıştır.
Davanın en kaygı verici yönlerinden biri, sanığın haksız tahrik indirimi alma çabasıyla savunmasını cinayet eyleminden uzaklaştırarak Yasemin’in özel hayatını hedef almasıdır. Dosyayla ilgisi olmayan tanıklar dinletilmekte, asılsız iddialarla Yasemin duruşma salonunda yeniden yargılanmaktadır. Bu açık bir “mağduru suçlama” politikasıdır ve kabul etmiyoruz.
Sanığın duruşmalardaki saldırgan tutumu, kadınlara ve avukatlara yönelik hakaretleri ve pişmanlık göstermemesi; işlenen cinayetin bilinçli ve sistematik bir erkek şiddeti olduğunu ortaya koymaktadır. “Bizim kültürümüzde gelinlikle girilir, kefenle çıkılır” sözleri ise kadını mülk gören, boşanmayı ölüm sebebi sayan ataerkil zihniyetin itirafıdır.
Bizler biliyoruz ki:
Kadın cinayetleri politiktir.
Bu nedenle taleplerimiz nettir:
- Sanık hakkında hiçbir indirim uygulanmadan en ağır ceza verilmelidir.
- 6284 sayılı Kanun etkin uygulanmalı, kadınlar korunmalıdır.
- Yargı süreçlerinde şeffaflık sağlanmalı, kadınların adliyelere erişimi engellenmemelidir.
Yasemin Uludağ ve katledilen tüm kız kardeşlerimiz için; erkek adalet değil gerçek adalet sağlanana kadar adliyelerde, sokaklarda, alanlarda olmaya devam edeceğiz.
Bursa Kadın Platformu"
En Çok Okunan Haberler