SON DAKİKA
Hava Durumu

Maraş Katliamı kurbanları anıldı

1978 yılında yaşanan Maraş katliamında hayatını kaybedenler olayların 44'ncü yılında Kahramanmaraş'ta düzenlenen etkinlikle anıldı.

Haber Giriş Tarihi: 24.12.2022 23:53
Haber Güncellenme Tarihi: 25.12.2022 00:47
https://www.bursaport.com
Maraş Katliamı kurbanları anıldı

Maraş katliamının 44'ncü yılı nedeniyle yapılan etkinlik öncesinde güvenlik güçleri kentin giriş ve çıkışlarında kontrol noktası oluşturdu. Şehir dışından gelenler, kontrollerin ardından merkez Onikişubat ilçesine bağlı Yörükselim Mahallesi'ndeki Erenler Kültür Derneği Cemevi'nde düzenlenen etkinliğe katıldı.

Etkinlikte hayatını kaybedenler için karanfil bırakıldı, saygı duruşunda bulunuldu.

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı İsmail Kurt, yaptığı konuşmada, Maraş'ın meydanına kardeşlik anıtı yapılmasını istediklerini belirtti.

Kurt, bu coğrafyada yaşayan bütün halkların birbirine saygı duyması ve birbirlerinin haklarını koruması gerektiğine işaret ederek, "Maraş'a bir anıt yapılmalı. Bir tarafta o gün yaşananlar yazılmalı diğer tarafta bütün halkların kardeşçe nasıl yaşayacağı belirtilmeli." dedi.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da anma etkinliklerini daha geniş kitlelerin katılımıyla yapmayı istediklerini söyledi.

Etkinlikte, çeşitli dernek ve federasyon temsilcileri de birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından semah ekibi gösteri sundu.

Sarıbal: Maraş organize bir katliamdır

Bu arada TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyen CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Maraş Katliamının üzerinden 44 yıl geçtiğini ve katliamın sorumlularından hesap sorulmadığını belirtti. Maraş Katliamının organize bir eylem olduğunu ifade eden Sarıbal, resmi rakamlara göre 120, resmi olmayan rakamlara göre en az 150 insanın katledildiğini aktararak, 12 Eylül faşist darbesine giden yolun taşlarının Maraş, Çorum, Sivas, Malatya gibi katliamlarla döşendiğini ifade etti.

Katliam öncesi CIA ve NATO bağlantılı kontrgerilla örgütü Gladio aracılığıyla ülke içinde çatışmaların organize edildiğini söyleyen Sarıbal, Maraş Katliamının öncesinde 17 Nisan 1978 tarihinde Malatya’da Alevi ve solcu 8 insanın, 3 Eylül 1978 tarihinde ise Sivas'ta 11 kişinin katledildiğini hatırlatarak, “Aslında Maraş’a giden süreç bu katliamlarla çok net olarak görülüyordu. Ama tedbir alınmadı. Özellikle MİT gereken istihbaratı sağlamadı” diye konuştu.

Katliam sonrası çıkan belge ve tanıklıkların Maraş’ta yaşananların organize bir katliam olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Sarıbal, “Katliamı öncesi ilde yaşamayan çok sayıda şüpheli kişinin şehre geldiği sonrada ortaya çıktı. PTT görevlisi olarak, başka kurumlardan insanlar olduğu söylenen insanlar Maraş’a gelmişti. Onlardan biri de daha sonra ortaya çıkan, ABD Büyükelçiliğinde ikinci katip olarak görev yapan Alexander Peck. Peck’in Maraş Katliamından sonra Çorum, Toka ve Amasya’daki olaylarda görüldüğü iddia edildi ve sonra izi kayboldu” dedi.

Katliam sonrası uğradığı suikast ile hayatını kaybeden Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi’ye demeç veren Paul Hanze’nin, katliamın kontrgerilla adlı CIA bağlantılı NATO kuruluşu tarafından örgütlendiğini, katliamı bir CIA ajanının karıştığını anlattığını hatırlatan Sarıbal, “Aslında hedef çok belliydi. 12 Eylül 1980 faşist darbesinin altyapısını hazırlamaktı. NATO, CIA, Gladio-kontrgerilla üzerine düşeni yapıyordu. Bugün yaşadığımız olumsuzlukların özü de bu. 12 Eylül faşist darbesini hazırlamak ve 12 Eylül faşist darbesiyle ülkede başka bir ekonomik model, başka bir yaşam, başka bir toplum, başka bir kültürü dayatmak. Bugün bu ülkenin geldiği nokta, hani ‘cehenneme giden yollar iyilik taşlarıyla döşenir’ denir ya 12 Eylül cehenneme giden yolların iyilik taşları olarak anlattı topluma kendini” diye konuştu.

Katliam sırasında resmi rakamlara göre 120, tanıkların ifadesine göre ise en az 150 kişinin katledildiğini, kadınların tecavüze uğradığını, insanların işkence gördüğünü ve binlerce insanın evini terk ettiğini hatırlatan Sarıbal, katliam sonrası açılan davaların da sonuçsuz kaldığını, hiçbir sanığın ceza almadığını ve “cezasızlık” ile ödüllendirildiğini vurguladı.

“44 yıl geçmesine rağmen her şey sıcaklığıyla duruyor ve o yüzden acılar kapanmıyor. Yaşananlar ‘devlet sırrı’ olarak kaldığı sürece bu acılar dinmeyecek, bu acılar azalmayacak” diyen Sarıbal, şöyle devam etti:

"Unutun diyorlar, unutmayacağız"

“Her ne kadar resmi ideoloji ‘geçmişi kurcalamayalım, geçmişi sorgulamayalım, önümüze bakalım. Biz ne dersek o doğrudur, gerisini incelemeyin. Zaten biz de gereğini yapıyoruz. Saklıyoruz, yasak getiriyoruz, böylece zaman aşımına uğratıyoruz. Boş verin’ anlayışını dayatsalar da biz geçmişi unutmayacağız. Geçmişi sürekli hatırlatacağız ki yaşanan olumsuzluklar ve kötülükler gelecekte yaşanmasın. Bu ülkenin çocukları, gençleri, gelecek kuşakları kötülüğü görmesin, dostluk içerisinde, kardeşlik içerisinde insanca yaşasınlar.

Peki ne istiyoruz?

Bir, Maraş Katliamı ile ilgili tüm belgeler devlet sırrı olmaktan çıkarılmalı, açığa çıkarılmalı.

İki, toplu mezarların yerleri gösterilmeli. Testler yapılarak aileleri kaybettiklerine kavuşmalı.

Üç, anmalar kamu görevlileriyle beraber, bütün halkla beraber yapılmalı. Bir daha insanlık suçları işlenmemeli. Herkesin bu işin içinde vicdanen durabileceği, gelecek kuşakların bu tür acı olayların farkında olacağı bir ortak mutabakat içerisinde resmi ve toplumsal anmaların gerçekleşmesi sağlanmalı.

Son olarak, cezasızlık hali kaldırılmalı. Kurum, kişi kim varsa net bir şekilde hesaplaşılmalı. Ortaya çıkarılmalı. Ancak böyle acılar bitmez ama hafifler.

Unutmuyoruz, unutmayacağız. Katliamda yitirdiklerimizin anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.