SON DAKİKA
Hava Durumu

Bursa Su Kolektifi: 'AKP şirketlerle el ele insanlık suçu işliyor'

Bursa Su Kolektifi, Erzincan'da altın madeninde meydana gelen faciaya ilişkin yaptığı basın açıklamasında, 'AKP şirketlerle el ele insanlık suçu işliyor' ifadelerini kullandı.

Haber Giriş Tarihi: 14.02.2024 13:43
Haber Güncellenme Tarihi: 14.02.2024 13:43
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
Bursa Su Kolektifi: 'AKP şirketlerle el ele insanlık suçu işliyor'

Bursa Su Kolektifi, Erzincan'ın İliç ilçesinde yaşanan altın madeni faciasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde basın açıklamasında bulundu. 

Basın açıklamasını kolektif adına Hüseyin Gün ve Jale Büyükurgancı okudu. 7 ve üzeri deprem üretme potansiyeli bulunan yere Çalık Grubu ve Kanadalı Anagold şirketi ortaklığıyla Çöpler Altın Madeninin açılmasına izin verildiğinin belirtildiği açıklamada, "Siyanürlü yığın  liçi sahasındaki çökme sonucu oluşan göçük altında sadece işçiler değil AKP iktidarı da kaldı" denildi. Kolektifin açıklamasının tam metni şöyle:

"Aynı yerde 2020 yılında madenin siyanürlü suyu dünyanın hiç bir yerinde olmayan bir yöntemle havaya püskürtülmesine izin verildiği için yüzlerce kuş öldü. Ardından 7 ay önce Haziran 2023'te aynı madende yüzlerce ton siyanürlü su 500 metre ilerideki Fırat nehrine aktı. AKP iktidarı iki ay kapalı tuttuğu madenin tekrar çalışmasına izin verdi. Bu da yetmezmiş gibi AKP iktidarı, Çöpler Altın Madeni şirketinin  2023 vergi borcundan 7,2 milyon doları silerek siyanür sızıntısı yapan şirketi ödüllendirdi. Siyanür sızıntısından 7 ay sonra 13 Şubat 2024'te madende denetimsiz biçimde yığılmış milyonlarca ton siyanürlü ve sülfürik asitli zehirli maden atığı yığın liçi, madende çalışan onlarca işçinin üzerine çöktü. Ne kadar ironik bir rastlantıdır ki 13 Şubat, aynı zamanda Çöpler Altın Madeninin bulunduğu Erzincan ilimizin düşmandan kurtuluş günüdür. Buradan soruyoruz. Düşman yalnızca topla tüfekle gelen midir? Yoksa bilim insanlarının tüm uyarılarına rağmen Erzincan halkını ve Fırat'la birlikte doğasını, geleceğini yok eden midir?

Ekoloji örgütleri, odalar, sendikalar, barolar olarak İliç’teki Anagold Madenciliğe ait Çöpler Kompleks Madeninin kapatılması için yıllardır siyasi iktidarı uyarıyoruz. Bilirkişiler, maden çalıştığı sürece bu felaketlerin kaçınılmaz olduğunu onlarca kez raporladı ama her seferinde iktidar rant işbirliği yaptığı Anagold’un ortakları olan Kanadalı SSR Mining ve yerli Çalık Holdingten yana tutum sergiledi. Üst üste yaşanılan siyanür sızıntıları ve kazalarına rağmen geçici kapatma ve göstermelik para cezaları dışında ciddi bir yaptırımda bulunulmadı.

Siyasi iktidar; ÇED olumlu kararları, kapasite artışının kabulü, milyonlarca dolar vergi indirimi ile üst üste gerçekleşen siyanür sızıntılarına rağmen SSR Mining ve ortağı yandaş şirket Çalık grubunun vahşi madenciliği sürdürmesine göz yumdu!

Anagold Türkiye’nin en büyük ikinci altın madeni olan Çöpler Kompleks Madeninde; Yukarı Fırat Su Havzası ve birinci derece fay hattı üzerinde bulunmasına rağmen, Avrupa’da yasaklanmış olan siyanür liçli altın madenciliği yapmaktadır. Tonlarca sülfirik asit ve siyanür kullanımı ile yüzlerce futbol sahası büyüklüğündeki açık atık havuzu, yığın liç alanı, milyonlarca tonluk zehirli kimyasal maddelerin yığılı olduğu pasa dağları ile bölgede ölümlere neden oldu. İliç'te ortaya çıkan kanserojen kimyasallar yüzünden siyanür zehirlenmesi ve  kanser sonucu ölümlerde artış her seferinde örtbas edildi! Dönemin Erzincan Savcısı İlhan Cihaner’in iddianamesinden bildiğimiz üzere, şirket bölgede bulunan  tüm bürokratları  rüşvetle susturdu! 
 
Madenin üç katı büyütülmesi için son kapasite artışı talebine, ekoloji hareketlerinin itirazlarına rağmen ÇED olumlu  kararı, dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum döneminde verildi. İliçte’ki katliama yol açan kararın sorumlusu Murat Kurum ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı ile ödüllendirildi. 

Açılan davalara savrulan tüm tehditlere rağmen vazgeçilmeyen mücadele bugün 9 işçiyi kurtarmaya yetmedi. Zehirli kimyasallar içeren milyonlarca ton atığın çökmesi sonucu işçi konteynerleri göçük altında kaldı. Kaç canın göçük altında olduğunu, ne kadar alanın zehirlendiğini bilmiyoruz. Siyanür ve toksik kimyasallarla koca bir Fırat havzası ve Fırat’ın ulaştığı tüm uluslararası sular tehdit altında. 

Ekokırıma yol açan facianın sonuçları, kamu yararı gözetmesi gereken kurum ve temsilcilerince ısrarla halktan gizleniyor. Sabırlı Deresi üzerindeki menfizleri kapatarak Fırat Nehri’ne bu zehirli atığın kayması durdurulmuş olacak mıdır? Yeraltı sularına karışması bu yolla engellenecek midir? Bu süreçte, buharlaşarak havaya karışan hidrojen siyanür kitlesel ölümlere sebep olacak mıdır? 

Şimdiye kadar yalan beyanlarla ÇED raporları hazırlatan şirket ya da bu raporlara rant ortaklığı sebebiyle göz yuman siyasi iktidar bu sorulara doğru yanıtları verecek midir?

Ekoloji hareketinin yanıtı açıktır: Yaşanılan tartışmasız ekokırım olup doğaya ve insana karşı işlenmiş kasti bir suçtur. Çöpler Altın Madeni ve Anagold şirketi acilen kapatılmalıdır. Suça ortak olan tüm kamu görevlileri ve şirket yetkilileri hakkında soruşturma açılmalı ve yurtdışına çıkış yasağı getirilmelidir. Siyanür liçli madencilik yasaklanmalıdır. Çöpler Altın Madeni bütünüyle ekokırım alanıdır. Maden derhal bir daha açılmamak üzere kapatılmalı, tümüyle bağımsız gözlemcilerin denetimine açılmalı, delillerin karartılmasının önüne geçilmeli, süreç kamuoyuna açık biçimde yürütülmelidir.  

'ORHANELİ'DE 3 BÜYÜK PROJENİN ÇED BAŞVURULARI RED EDİLMELİDİR'

İnceleme heyetlerimizle suç mahallinde olacak ve bu süreci yakından takip ederek sorumlularının kanun önünde hesap vermelerini sağlayacağız. Ülke genelindeki eylemlerimizle bu suçu unutturmayacağız. Benzer sorunları diğer altın madenlerinde yaşamak istemiyoruz. Altın madenlerini kapatılmalıdır. Bursa Orhaneli’de 3 büyük proje ve daha pek çok yerde olduğu gibi yeni altın madeni ÇED başvuruları ret edilmelidir.

Bugün İliç'te yaşanan felaketin benzerleri her an Türkiye'nin her yerinde yaşanabilir. Benzer yüzlerce proje başka bölgelerde tehlike saçmaya devam ediyor. Bunlardan birisi Kirazlıyayla'da Meyra Maden'ciliğin Kurşun, Bakır, Çinko Zenginleştirme Tesisi ve Atık Barajı projesi. 4 yıldır mücadele edilen projenin atık barajı heyelan bölgesinde kuruldu. Şimdi durduruldu ama tehlike devam ediyor. Yağışlarla beraber orada da bir kayma meydana gelebilir ve önce Sariyar Deresi sonra Yenişehir Ovası zehirlenebilir.

Diğer bir projede Bursa'nın Orhaneli ilçesindeki  Altın Madenciliği projesi. Bursa'nın Orhangazi ilçesinde, 2022 Ekim ayında, bitişik iki ruhsat sahasında Koza Altın 25 hektar altında kaldığı gerekçesi ile 'ÇED Gerekli Değildir' başvurusu yapmıştı. İtirazlar sonuç verdi ve Valilik 'ÇED Gereklidir' kararı verdi. Firma 2 ruhsat alanında başarılı olamayınca bu sefer 2023 Ağustos ayında yeni bir ruhsat alanı için 'ÇED Gerekli Değildir' kararı için başvuru yaptı. 6 aya yakın bir süredir Bursa Valiliği evrak tamamlanıyor eksikler düzeltiyor diyerek dosyayı bekletiyor. Eksiklerin tamamlanmadığını dün İliç'te Çöpler Altın Madeni Kompleksinde gördük. Orhaneli'de Altın Madeni projelerine izin vermeyin. Ruhsatları iptal edin."

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.