SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bir babanın vasiyeti!

Yazının Giriş Tarihi: 15.06.2014 11:07

Lise ikinci sınıftaydım. 79 Şubat'ının 20'siydi. Daraldım okulda. Müdür Yardımcımız Beria Görgül'ün yanına gittim, izin istedim. Çekirge SSK'da tedavi altındaydı babam. Ailenin genetik illeti üreden yatıyordu.

Aynı zamanda Matematik Öğretmenimiz olan Beria Hanım sordu, baban nasıl? İyi değil, sanırım yarına çıkmaz, dedim. Nasıl diyebildim, bilmiyorum.

Son bir dersi bile bekleyemeden hastaneye koştum. Yattığı servisin kapısından girdiğimde korkunç bir hırıltı duyuluyordu koridorda. Babamın odasına yaklaştıkça hırıltı da yükseliyordu. İçeriye girdiğimde o dehşet sesin babamdan çıktığını gördüm.

Sürekli müdahale ediliyor, hiç değilse rahat nefes alması için çalışılıyordu. Saat akşamı buldu. Annem, gelen konuklarla eve gitmemizi istediğinde biliyordum ki o dakikalar babamı son görüşümdü.

Babamın yanı başına oturdum. Ellerini ellerime aldım. Öptüm. Hâlâ çok zor nefes alıyordu.

Gözyaşlarım süzülüyordu. Alnını öptüğümde onun ecel terleri, ikimizin gözyaşlarıyla birleşmiş, dudaklarımda bugün bile unutmadığım bir tuz tadı bırakmıştı.

Nerden geldiyse aklıma, "Baba, ne olmamı istersin?" diye sordum. O ana kadar zorla nefes alan babam, "Doktor ol kızım" dedi. Cümlesini bitirir bitirmez, gözlerini daha belirgin açarak, "Bıraktığım gibi kal da ne olursan ol kızım" diye tamamladı sözlerini.

Sağlık görevlileri yanımızdaydı. Baba kızın vedalaşmasını bekler gibiydiler, yine babam rahat nefes alabilsin diye oksijen tüpünü taktılar. Odadan çıktık. Koridor boyunca o hırıltı kulaklarımdan beynime aktı.

Annem 21 Şubat sabahının ilk ışıklarıyla eve geldiğinde, babamın tüm acılarının artık bittiğini söyledi.

"Bıraktığım gibi kal da ne olursan ol kızım".

Doktor olamadım. Belki o işi becerebilseydim, bu sözün ağırlığı altında bu kadar ezilmeyecektim. Büyüdükçe bu sözün ne büyük sorumluluk gerektirdiğini, ne kadar ağır bir vasiyet olduğunu fark ettim.

Bu söz, her hatamda ruhuma inen bir balyoz oldu. Babamın ardında bıraktığı kızında gördüğü, devamını istediği özellikler nelerdi? Bunun izlerini kendimdense babamda aramam gerektiğini fark ettiğimde, çok dürüst bir insanla karşılaştım.

Hak aşığı babamı, aradan geçen otuz beş yıla rağmen herkes öncelikle dürüstlüğü ile hatırlıyor. Babamın bu servetiyle de farkındaysak biz çocuklarına, en büyük mirası bırakmış olduğunu yine büyüdükçe anladım.

Bir çocuk için babası gücü temsil edebilir, ama unutulmamalı ki o çocuk bir gün büyüyecek ve babasının gücünün kaynağının ne olduğunu öğrenecek ve anlayacak.

Can Babam, Allah'ın sonsuz rahmetiyle nurlar içinde yat!

Her özde babanın günü kutlu olsun.

twitter.com/zuhalinkalemi