SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Yerel medya AB'yi nasıl görüyor?

Yazının Giriş Tarihi: 03.02.2013 01:35

AB Bakanlığı bürokratı uzmanların iki gün boyunca, çoğunluğu Marmara'dan olmak üzere 11 ilden gelen yerel medya mensuplarına yaptıkları bilgilendirmeler sırasında yöneltilen kimi sorular ve yapılan değerlendirmeler dersimizin ne kadar zor olduğunu gösteriyor.

Meslektaşlarımızın önemli bölümünün kafası AB nedeniyle karışık. AB'nin oluşturduğu ekonomik ve siyasi değerlerin Türkiye için yararlı olduğunu söyleyenlerin yanında, birçoğu AB'nin bizi bölmek istediğini düşünüyor. Bu düşüncelerini de bazı AB ülkelerinin PKK'nın Avrupa'da uzantısı olan örgütlere verdiği destekle temellendiriyor.

Avrupa Birliği Bakanlığı Katılım Politikası Başkanı Seval İskender, "AB bir değerler sistemi, bunan inanmamız, kendimizi vermemiz gerekiyor. Biz üye olsak da olmasak da bu değişiklikleri yapmak zorundayız. Sonu üyelik olsun ya da olmasın biz bu yolda ilerlemek zorundayız" diyor, salondan, 'bu dayatmalar nereye kadar sürecek' şeklinde sesler yükseliyor. Kimi meslektaşlarımızın resmi ezberleri de hemen devreye giriyor ve paranoya başlıyor. 'Türkün Türkten başka dostu yoktur' mealinde konuşmalar, AB'den vazgeçilip Türk birliği kurulmasını önerenler. Meğer AB'nin işi gücü yok bizi yeryüzünden silmek için müthiş bir plan yapmış!

Seval İskender, Türkiye'nin 1963 Ankara Anlaşması'ndan sonra 50 yıl boyunca hiçbir şey yapmadığını söylerken bir gerçeğin altını çiziyordu. Türkiye'yi yönetenler ülkeyi demokrasi ve ekonomide ileri ülkeler seviyesine çıkarmak yerine yıllarca kısır siyasi kavga peşinde oldular. Askeri darbeler de bunların tuzu biberi oldu.

AB'yi suçlamak ne kadar doğru. İktidarlar bu değerleri insanımıza layık görmediyse kime ne diyebiliriz. Türkiye'nin her alanda kaybettiği yılları sormak yerine, "Neden bizi yıllardır birliğe almıyorlar?" sorusu soruluyor sürekli. 

Bazı meslektaşlarımız AB'ye girince Türkiye'de her şeyin sihirli bir değnek değmiş gibi düzeleceğini, zenginleşip cebimizin para dolacağını birden çağdaş medeniyet seviyesine ulaşacağımızı hayal ediyor.

Bakanlık yetkilileri, "Yerel medyaya ilişkin projelerinizi hazırlayın getirin, desteğinizi alın" diyor kimi meslektaşlarımız ise bu paranın doğrudan kendilerine yapılmasını istiyor. Proje nasıl olmalı, teknik detayları nedir, nasıl yapılırsa destek alınır? Bunlara ilişkin soru soran yok.

Önce gazetecilerdeki AB paradigmasının değişmesi gerekiyor. Biz yüzyılın barış ve ekonomi projesi için böyle düşünüyorsak halka ne anlatacağız. Bu paradigma değişmeden zaten AB'nin bizi içine alması da zor.

twitter.com/zaferopsar