SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Uludağ Üniversitesi

Yazının Giriş Tarihi: 18.08.2015 02:05

Üniversite yerleşkesindeki imkanlar ile kentten epeyce uzak olduğundan ulaşım imkanları da kısıtlıydı. Akşam saatlerinde özel otobüsler seferlerini kestiği için İzmir yoluna çıkıp oto-stop yaparak Bursa'ya geldiğimiz de olurdu.

12 Eylül'ün üniversiteler üzerine yarattığı kabusun etkileri de tazeliğini koruyordu o yıllarda. Öğrenci derneği kurmak başlı başına bir sorundu. Dernek kuranın başı hem üniversite hem de yargıyla derde giriyordu. Eflatun'un (Platon) 'Devlet' kitabının bile yasaklar listesinde olduğu, öğrencilerin rektörlükle temasının askeri usüllere benzediği bir dönem.

Aradan yıllar geçti 1985'te 10 yaşında olan Uludağ Üniversitesi bugün 40 yaşında. Batı ülkelerindeki üniversitelere bakıldığında genç bir üniversite. Geçen zamanda kampus bambaşka bir görünüme kavuştu, iki fakülte dışında tüm fakülteler kampuste eğitim-öğretimi sürdürüyor. Öğrenci ve öğretim üyesi sayısı arttı. O yıllarda Türkiye'de 29 olan üniversite sayısı bugün 190'ı bulmuş durumda. Bunların da 114'ü devlet üniversitesi, 76'sı vakıf üniversitesi.

Uludağ Üniversitesi kurucu rektör Prof. Dr. Fethi Tezok'tan sonra Prof. Dr. Nihat Balır, Prof. Dr. Ayhan Kızıl, Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran, Prof. Dr. Mete Cengiz ve Prof. DR. Kamil Dilek tarafından yönetildi. Dilek'ten sonra bu yıl içinde de Prof. Dr. Yusuf Ulcay üniversitenin yeni rektörü oldu.

Üniversite birçok yönden gelişim gösterdi ama eğitim-öğretimde bilimsel çalışmalarda nerede duruyor? Bir üniversitenin başarısı ürettiği bilimle, araştırmalarla, ülkede ve uluslararası arası platformlarda adından ne kadar çok söz edildiği, bilimsel dergilerde ne kadar yer aldığıyla ilgili çünkü.

Uludağ Üniversitesi kurulduğundan bu yana hep kentle bütünleşip bütünleşemediği sorgulanmıştır. Elbette bir üniversite için bu önemlidir ancak yeterli değildir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, Prof. Dr. Kamil Dilek'ten daha az oy almasına karşın rektör olarak atanan Prof. Dr. Yusuf Ulcay, üniversitenin Tıp kökenli olmayan ilk rektörü.

Ulcay, göreve geldiğinden bu yana kent dinamikleri ve medya ile yoğun bir ilişki geliştirmeye çalışıyor. Rektör, 17 ilçenin belediye başkanları ve kamu kurumlarının il müdürleri ile yaptığı görüş-alışverişi amaçlı toplantıları medya mensupları ile de gerçekleştirdi.

Rektörlük B Salonu'ndaki toplantıda, "Eleştiri kanallarını açık tutmak istiyoruz. Bizleri eleştirebilirsiniz ancak bunun üslubu önemli. Yöneticinin küsme hakkı yok" diyen Rektör Ulcay, Uludağ Üniversitesi'nin iyi bir noktaya gelmesinin temel hedefleri olduğunu vurguladı.

Göreve geldikten sonra yoğun bir çalışma temposu içine girdiğini ifade eden Ulcay, hedef koymadan başarıya doğru yol almanın zor olduğunu belirtirken, önümüzdeki 4 yılda Türkiye'de ilk 10, dünyada da ilk 1000 üniversite arasında yer almayı hedeflediklerini ifade etti. Uludağ Üniversitesi'nin şu anda Türkiye'deki üniversiteler arasındaki sıralaması 32. Ulcay genel sıralamanın önemli olduğunu ancak çeşitli branşlardaki sıralamanın genel sıralamanın önüne geçmesinin önemine dikkat çekti.

Göreve geldikten sonra öğretim üyelerinin medya organları ya da çeşitli platformlarda görüş açıklamaları konusunda Rektörlükten izin almaları şartını kaldırdıklarını belirtirken, sadece bildirimde bulunmalarının yeterli olduğunu, bunu da üniversitenin yayınlarında yer vermek ve arşiv amaçlı olduğunu belirtti. Ulcay'ın "Üniversitenin yüzü sadece rektör değildir, fakülteler, dekanlar ve öğretim üyeleridir" sözü de dikkat çekici.

Rektörün anlattıklarına göre üniversiteyi yakın gelecekte ciddi bir otopark sorunu bekliyor. Ulcay'ın verdiği bilgiye göre öğretim üyelerinin yüzde 95'i, personelin yüzde 35'i, öğrencilerin de yüzde 15'i üniversiteye arabasıyla gidip geliyor.

Bu sorunun çözümü için yeraltı otoparkı planlanıyor. Bunun ihalesi 2016'da yapılacak. İhaleye çıkılacak projeler arasında yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile öğretim elemanlarına ilişkin konut projeleri de var.

Ulcay'ın dikkat çektiği bir başka konu da Tıp Fakültesi Hastanesi. Hastane, altı su olan bir zeminde bulunuyor ve ömrü 15-20 yıl sonra bitecek. Yeni hastane yapılması kaçınılmaz görünüyor. Üniversitede yeni bir hastane alanının şimdiden planlanması gerekiyor.

Sanayi ile kent ile ilişkileri geliştirmekten ve 3. Nesil bir üniversiteden bahsediyor Prof. Dr. Yusuf Ulcay. Bunlar elbette mezunları arasında bulunduğum Uludağ Üniversitesi için çok önemli hedefler.

Ancak rektörlük seçimi sırasında Prof. Dr. Kamil Dilek'in kamuoyu ile paylaştığı, bir sendikanın kendisi ve üniversiteye ilişkin ağır ifadelerle dolu, devletin en üst katlarına kadar ulaştırılan suçlamalarını da hatırlatmadan geçmemek gerekiyor.

Orada Bahar Şenlikleri ile ilgili olarak "rezilliklerle dolu olduğu" iddia edilerek dolaylı olarak şenliklerin iptal çağrısı yapılıyordu. Prof. Ulcay buna ilişkin soruma, "Bahar Şenlikleri'ni yapmaya devam edeceğiz ama böyle yapmayacağız. Önceden nasıl yapılıyorsa öyle yapacağız. Birilerinin para kazandığı yer olmaktan çıkaracağız. Amacından saptırmayacağız" yantını verdi.

Ulcay, sözkonusu diğer suçlama ve iddiaların kendisine ait olmadığını, kimseyi suçlamak istemediğini ve devri sabık yaratmayı da düşünmediğini kaydetti.

Rektör Yusuf Ulcay'ın kent dinamikleri ve medya ile başlattığı bu temaslar kuşkusuz olumlu ancak sonuçlarını görmeyi beklemek gerekiyor.

Beni sevindirecek olan mezunları arasında olduğum Uludağ Üniversitesi'nin eğitim-öğretimde, bilimsel çalışmalarda üst sıralara gelmesi, demokratik ve katılımcı bir üniversite olması. Bu başarıya kim katkı koyarsa onu kutlamak da bizim görevimiz.

@zaferopsar