SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Mudanya'ya yeni soluk; Kitap Fuarı

Yazının Giriş Tarihi: 24.08.2019 17:32

Sosyal, kültürel ve sanatsal etkinlikleri ile dikkat çekmeye başlayan Mudanya'da bir ilk gerçekleştiriliyor. Geleneksel hale getirilmesi amaçlanan Mudanya Kitap Fuarı Bursa'nın bu güzel sahil ilçesine ayrı bir renk katacak.

Geçmişten bugüne taşıdığı izlerle gelenleri selamlayan Girit Mahallesi'nin tarih kokan sokaklarında yayınevlerinin kurduğu stantlar ve Mudanya Mütareke Meydanı'nda İsmet İnönü heykelinin bulunduğu Mütareke Anıtı önünde çınar ve palmiyelerin gölgesindeki esintide yapılan panellerde önemli konular konuşuluyor.

1 Eylül'e kadar sürecek olan fuarda çok sayıda önemli isim kitaplarını imzalayacak ve konuşmalar yapacak. Bursalılar serin Mudanya akşamlarında bu isimlerle birarada olma onları dinleme fırsatı bulacak.

Fuara katılacaklardan ilk dikkatimi çekenler; İhsan Eliaçık (İhsan Eliaçık'ın İstanbul dışına çıkmasının yasaklandığı cezası kalkmış bu arada) Ataol Behramoğlu, İsmail Saymaz, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Kerem Kılıçdaroğlu, Barış Doster, Levent Gültekin, Mustafa Balbay, İlhan Cihaner, Murat Ağırel, Mustafa Sönmez ve Akif beki oldu. Daha çok sayıda birbirinden değerli isim var programda.

Fuar sadece Mudanya merkez ile sınırlı kalmayacak. Bazı köylerle Tirilye ve Güzelyalı'da kadın ve çocuklara yönelik çeşitli konularda atölye çalışmaları yapılacak.

Mudanya Belediyesi ve Yayıncılar Kooperatifi'nin (YAYKOOP) işbirliğiyle gerçekleştirilen Mudanya'nın ilk kitap fuarının açılışında dikkat çeken isimler vardı.

CHP'nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, eski SHP Genel Başkanı, Dışişleri Bakanı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın ile Toplum Bilimci Yazar Prof. Dr. Emre Kongar açılıştan sonra fuarın ilk panelinde "Türkiye'nin Dış Politikası ve Mültecilik" üzerine konuştular.

AKP iktidarının 2002 yılından bu yana devletin tüm kurumlarıyla birlikte tahrip etmek için elinden geleni yaptığı geleneksel Türk dış politikası konusunda üç konuşmacıdan dikkat çeken konuşmalar dinledik. "Monşerler" diyerek küçümsenen geleneksel Türk dış politikasını terketmenin bugün Türkiye'yi nasıl bir noktaya getirdiğini, Suriye'de içine düştüğümüz belayı anlattı konuşmacılar. Emekli Büyükelçi, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz'ün Türkiye'de bulunan Suriyeliler ile ilgili paylaştığı bilgiler ve rakamlar dehşete verici.

1989 yılındaki göç sırasında Türkiye'nin Sofya Büyükelçiliği'nde müşavir olan Ünal Çeviköz, o zamanki mülteci politikası bugün Suriyeliler konusunda izlenen politika arasında dağlar kadar fark olduğuna dikkat çekti. Dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın belli bir sayıya ulaşınca sınır kapılarını nasıl kapattığını anlattı Çeviköz. Suriye krizi başladığında Dışişleri Bakanı olan Ahmet Davutoğlu'nun Türkiye'nin en fazla 100 bin Suriyeliyi alabileceğini söylediğini hatırlatan Çeviköz, ısrar edilen yanlış politikalar nedeniyle bugün 5 milyon Suriyeli'nin ülkemizde olduğunu söyledi.

Bugün Türkiye nüfusunun yüzde 6'sını Suriyeliler'in oluşturduğunu belirten Çeviköz'ün paylaştığı bilgiler şöyle;

"Her şeyden önce Suriyeliler insan, sivil savaştan kaçıyorlar. Biz her şeyden evvel insana değer veren, insancıl politikalar güden sosyal demokrat partiyiz. Bu insanlar da kendi ülkelerinde yaşam koşullarının kötüleşmesinden dolayı bu ülkeye gelmişlerdir. Ancak bir ülkeye giden göçmenler o ülkenin kurallarına uymak zorundadırlar. Kaçanların niteliklerine bakmakta da yarar var. Suriye'de yerlerinden edilmiş insan 12 milyondur. Bu nüfusun 6 milyonu yurt dışına kaçmıştır. Bunun 5 milyonu Türkiye'dedir. Bunu nüfusa oranladığınız zaman 82 milyonluk nüfusun yüzde 6'sı kadar Türkiye'de Suriyeli var.

Türkiye'de genç işsizlik yüzde 25'i bulmuşken, bugün Suriyeliler Türkiye'deki iş piyasasında daha avantajlı görülüyor. Bu da bir sosyal gerginlik yaratıyor. Türkiye'ye gelen Suriyelilerin yüzde 33'ü okuma yazma bilmiyor, yüzde 13'ü okuma yazma biliyor ama okul bitirmemiş, yüzde 15'i ilkokul, yüzde 6,5'i ortaokul, yüzde 5,5'i lise, yüzde 26,5'u bu soruya yanıt vermemiş. Aslında eğitimli insanlar olmadığı için ucuz işgücü olarak kullanılıyorlar. 80 bin Suriyeli bugün TC vatandaşlığını almış durumda. Kasım 2018'deki rakama göre Türkiye'de doğan Suriyeli sayısı 405 bin 521. Suç oranlarına bakacak olursak; ilk sırada taksirle yaralama geliyor. Kasten yaralama, hırsızlık ve kayıp şahıslar takip ediyor... 2018'de kayıp şahıslar 2280'e ulaşmış sosyal bilimciler bu meselenin organ mafyası ile bağlantılı olduğunu söylüyor. Çocuğun cinsel istismarı ise 2018'de 1698'e fırlamış.

Ünal Çeviköz ve Murat Karayalçın Prof. Dr. Emre Kongar'ın moderatörlüğünde "Türkiye'nin Dış Politikası ve Mültecilik" konusunda konuştular

'Sorunun çözümü Suriye rejimi ile diyalog'

Çeviköz, Türkiye'nin Suriye politikasının 180 derece değişmesi gerektiğini, Amerika ve Rusya yerine Suriye yönetimiyle kurulacak diyalogla sorunun çözebileceğini özellikle vurguluyor. Suriye'deki sorunun Türkiye'ye bu şekilde yansımasının temel nedeninin, Atatürk'ün çizdiği dış politikadan vazgeçilmesi olduğuna değinen Çeviköz, şöyle devam etti:

"1951 tarihli Cenevre Mülteciler Sözleşmesini Türkiye imzalamıştır ancak Türkiye mülteci tabirini sadece Avrupa'dan Türkiye'ye gelenler için kullanır. Onun için Türkiye'nin doğusundan ve güneyinden gelenlerin mülteci sıfatı yoktur. Dolayısıyla Suriyeliler Türkiye'ye gelmeye başladıktan sonra bizim her şeyden önce bir kavram sıkıntımız doğmuştur. Sığınmacı, mülteci olmak için belli bir süreyi bekleyip, hukuki sıfatı kazanmak maksadıyla bu süreyi geçirenlere denir. Dolayısıyla Suriyeliler Türkiye'de ne sığınmacı olarak kabul edilebiliyorlar ne de  mülteci... Ancak AKP iktidarı bu sıkıntıyı aşamadığı için misafir adlandırdığı insanları önce kamplarda toplamaya başladı. Türkiye'de resmi rakamlara göre 3 milyon 614 bin, resmi olmayan rakamlara göre 5 milyon Suriyeli üzerindeki kontrolünü tamamen kaybetmiştir. Kamplarda mevcut Suriyeli sayısı 300 bine yakındır. Son seçimlerin ardından iktidar bu hatanın farkına vardığı için yavaş yavaş kayıtlı olmadıkları yerdeki Suriyelileri kayıt oldukları yere geri göndermek üzere bir hamle başlatmıştır."

'Atatürk'ün izlediği dış siyasete geri dönülmeli'

SHP eski Genel Başkanı, Dışişleri Bakanı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın da Türkiye'nin yeniden Atatürkçü dış siyaset politikasına dönmesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'nin bir yönetememe durumu olduğunu ifade eden Karayalçın, bunu çoklu organ yetmezliğine benzetti. Atatürk'ün dış siyasetinin temel özelliklerinden birinin komşuların iç işlerine karışmamak olduğunu vurgulayan Karayalçın, "Özellikle de Arap komşularının kendi aralarındaki sorunlara müdahil olmamaktır. Atatürkçü dış siyaset, hamasetin ifadesi olarak görülmemelidir. Bu, oya gibi işlenmiş bir dış siyasetin gerekliliğidir. Başka bir dış siyaset çizgisini düşünenler, Türkiye'nin başını belaya sokmuş, çok büyük bir başarısızlığa uğramışlardır. Türkiye dış siyasette yalnızlaştırılmıştır. Türkiye Suriye ile ivedilikle ilişki kurmalıdır." dedi.

Fuarın Onur Konuğu Toplum Bilimci Yazar Prof. Dr. Emre Kongar; iktidarın dış politikada ısrar ettiği siyasal İslamcı politikalarının Türkiye'yi büyük bir kaosa sürüklediğine vurgu yaparken, "Bu modeldir bizim başımızı dış politikada ve Suriye'de belaya sokan. Amerika bunun yanlışlığını gördü. Amerika ılımlı İslam teorisinden vazgeçti. 2001 İkiz Kulelere radikal İslam'ın saldırısıdır bugün bizim başımızı belaya sokan ve o saldırıya karşı Amerika'nın dünya politikasındaki öncülüğüdür, radikal İslam'ı ılımlı İslam'la önlerim sanrısıdır. Orada bitti bizimkilerde hala bitmedi. Biz hala dinci ve mezhepçi politikalar güdüyoruz. Dünyada iki devlet göç üzerine kuruludur. Bu iki devlette en dokunulmaz şey kurallardır. İster başbakan ol, ister yazar ol, ister vatandaş, kural uygulanır. O devletlere giren insanlar o kurallarla terbiye edilir. Benim devletime gelen benim kuralıma uyarak benim vatandaşım olur diyor. Biri ABD'dir diğeri Avusturalya'dır. Ortadoğu'daki sorunlar Ortadoğulularla birlikte çözülür. Suriye sorunu Suriye ile çözülür Suriye'ye rağmen, o topraklarda egemen devlete rağmen olmaz" ifadelerini kullandı.

Mudanya Kitap Fuarı birbirinden değerli yazar ve düşünce insanlarıyla Bursalılar'ı bekliyor.