SON DAKİKA
Hava Durumu

Umut veren mezuniyet törenleri

Yazının Giriş Tarihi: 22.07.2026 02:29
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.07.2026 03:26

Ne zaman bir ODTÜ, İTÜ, Boğaziçi ya da Yıldız Teknik Üniversitesi'nin mezuniyet törenlerinden görüntüler izlesem o gençlerin zekasıyla gurur duyar, neşelenir, içimde ülkemizin geleceğine dair umutlarım tazelenir.

Bunlar arasında ODTÜ'deki Devrim Stadyumu yürüyüşü ve pankart geleneğinin ayrı bir yeri vardır. Gençlerin taşıdıkları, toplumsal olaylara, siyasete ve gündeme ilişkin özgün, mizah yüklü pankartlarla gururlanırken, bir yandan da diğer üniversiteler aklıma gelir.

ODTÜ Psikoloji Bölümü'nün pankartı

Neden o üniversitelerde de benzer görüntülere tanık olmayız? Neden o üniversitelerdeki gençler de benzer pankartlar taşımaz? O gençlerin zekalarında bir sorun olabilir mi yoksa başka nedenler mi var? Zekalarından yana hiç kuşkum yok, bu üniversitelerde de orantısız zekasını konuşturacak çok sayıda genç var. Sadece bunu harekete geçirmeleri için biraz cesaret gerekiyor.

Üniversite yönetimlerinin de gençlerin bu cesaretleri karşısında olumsuz bir tutum takınmaması, onlara güvenmesi gerekiyor. Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk’ün "Bütün ümidim gençliktedir" sözüyle ifade ettiği gibi. Türkiye Cumhuriyeti'nin aydınlık geleceğini, çağdaşlaşma hedeflerini ve bağımsızlık ideallerini gençlere emanet etmesi gibi.

ODTÜ’nün pankartlar eşliğindeki mezuniyet törenini izlerken Kamu Yönetimi'nden 37 yıl sonra bu kez Felsefe Bölümü'nde öğrencisi olduğum Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nin 10 Temmuz’da yapılan mezuniyet törenini düşündüm.

BUÜ Fen Edebiyat Fakültesi'nde dereceye giren öğrenciler Rektör ve Dekan ile

Hem 2022’de bölüme birlikte başladığım ancak ara verdiğim için bir sınıf gerilerinde olduğum arkadaşlarımın mezuniyet heyecanına ortak olmak, onları kutlamak hem de arkadaşım Davut Üstün’ün 62 yaşında Felsefe Bölümü birincisi olmasını haber yapmak için oradaydım.

Bu arada 1985 yılından bu yana üniversitede yaşanan değişime tanık olmak çok farklı bir duygu. Kendimi zaman tünelinde gibi hissediyorum kampüste dolaşırken. Kampus ilk açıldığında diz boyunda olan çam ve çınar fidanları bugün dev gövdeleri ve dalları ile öğrencilere, akademisyenlere gölge olurken tarihe tanıklığa da devam ediyorlar.

Üniversitenin yıllar içerisindeki ulusal ve uluslararası akademik başarı grafiğinin durumu ilerleme ve gerilemeler ayrıca ele alınması gereken bir konu ben mezuniyet törenine geleyim yine.

Fen Edebiyat Fakültesi'nin mezuniyet töreni üniversitenin atletizm sahasında geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Psikoloji bölümünden Ayşegül Akat'ın 3.88 not ortalaması ile Fakülte birincisi olduğu mezuniyette, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nden Aysun Kızıl, 3.87 ortalama ile ikinci oldu. Felsefe Bölümünü birincilikle bitiren 62 yaşındaki Davut Üstün 3.86 not ortalaması ile Fakülte üçüncüsü oldu. Felsefe Bölümünde Aylin Fidan 3.66 not ortalaması ile ikinci, 42 yaşındaki Levent Yasin Atasever de 3.62 not ortlaması ile bölüm üçüncüsü oldu.

Fakülte birincisi Ayşegül Akat’ın konuşmasının sonunda ailesinden başlayarak yaptığı teşekkürü, “Ve tabiki de teşekkürlerin en büyüğünü ise bugün hepimizin burada olmasının sebebi başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ediyorum” sözleriyle bitirmesi öğrencilerin tezahüratı ile karşılandı, öğretim görevlileri ve tribünlerdeki velilerden büyük alkış aldı. Video çekimi yaparken Atatürk’ün adıyla birlikte yoğun alkış kopunca gözüm ister istemez öğretim görevlilerinin oturduğu tarafa ve Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’a yöneldi.

Öğretim görevlileri Ayşegül Akat’ın Atatürk’e teşekkür etmesini alkışlarken Rektör’ün ellerinde hiç hareket olmaması haliyle dikkatimi çekti. Neydi ki Rektörü ülkenin kurucu önderine nazik bir alkıştan alıkoyan? İktidar mahfillerinden mi çekindi, yoksa içinden mi gelmedi?

BUÜ Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü

Konuşmaların ardından her bölümün öğrencileri kortej halinde sahneye çıkarken gözlerim mizah yüklü, zeka ürünü bir pankart aradı. Var mıydı acaba diye sağa sola bakarken Psikoloji Bölümü kortejinin ikinci sırasındaki öğrencilerin hareketliliği dikkatimi çekti. Psikoloji Bölümü anons edilince öğrenciler “Savaşın açtığı yaraları psikologlar kapatamaz” yazılı pankartla platforma geldiler.

ODTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü

Neyse ki o kadar bölüm içinde bir pankart da olsa hiç yoktan iyiydi, Fen Edebiyat Fakültesi'nin nazarlığı gibi. Olsun o da bir şeydir. Belki bu diğer bölümlere de örnek olur, gelecek yıllardaki mezuniyet törenlerinde mizah yüklü başka pankartlara rastlar, neşelenir, gururlanırız.

Mesela benim aklıma kendi bölümüm Felsefe için, bir anda Sokrates’in, “Sorgulanmamış yaşam, yaşamaya değmez” sözü geliverdi. Biliyorum ki gerek Felsefe gerekse başka bölümlerdeki birçok arkadaşımızın aklına daha farklı, zeka fışkıran mizah yüklü sözler gelecektir.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.