Bursa'da belediye başkanlarının göreve gelişlerinin ardından her yıl icraatlarını anlattıkları toplantılar Yıldırım ile başladı. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, haftaya çarşamba günü başlayacak Ramazan ayı ve ardından gelecek olan bayramı hesap etmiş olacak ki “icraatın içinden” toplantısını öne çekmiş.
Barış Manço Kültür Merkezi'nde yapılan icraat toplantısında göreve geldiği 2019'dan bugüne, 7 yılı kapsayan çalışmalarını anlatan Oktay Yılmaz’ın yaklaşık 2 saat süren konuşmasında en dikkat çeken projeler kentsel dönüşüm projeleriydi. Çünkü Bursa'da kaçak ve çarpık yapılaşmanın en yoğun olduğu ilçe Yıldırım. Dönüşüme en çok burada ihtiyaç var. Bu nedenle Yıldırım’daki kentsel dönüşüm çalışmaları daha çok dikkat çekiyor. Osmangazi'de de benzer bir durum var ancak Yıldırım kadar değil. Nilüfer'de yapılan ise ağırlıklı olarak müteahhitlerin kar hırsıyla birlikte kentsel yenilemeye giriyor. Bu yenileme de Recep Altepe döneminde alınan 0.50 emsal artışı kararı nedeniyle ilçedeki bina yoğunluğunu artırıyor, yeşil ve sosyal donatı alanlarını daraltıyor. Buna son yıllardaki hormonlu inşaatlar eklenince Nilüfer, Nilüfer olmaktan çıkıyor.
Ancak, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat Depremleri’nin yıldönümünde ilçedeki kentsel dönüşüm ve afet hazırlıklarına ilişkin toplantı yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yeni uygulamaya konulacak olan belediye güvenceli modelle şikayetlere neden olan sorunların önüne geçileceğini anlattı. Parsel bazlı dönüşüm yerine 4 mahallede bölgesel ölçekte kentsel dönüşüm uygulamasına başlayacaklarını, 26 riskli bölge üzerinde de çalışmaların sürdüğünü söyleyen Özdemir, bina yoğunluğunu artırmamaya özen gösterileceğine dikkat çekti.
Yıldırım’a tekrar dönecek olursak; ilçede kentsel dönüşüm ve imar yatırımlarından ulaşıma, alt ve üst yapı hizmetlerinden nitelikli yeşil alanların artırılmasına, ‘sıfır atık’ politikasıyla daha yaşanılabilir bir şehir vizyonundan sosyal destek hizmetlerine, gençler için hayata geçirilen projelere kadar pek çok alanda kalıcı hizmetler ürettiklerini anlatan Oktay Yılmaz, bu hizmetleri üretirken belediyecilik alanında bir ‘Yıldırım Modeli’ oluştuğundan söz etti. Yılmaz, göreve geldikleri 2019’da koydukları 30 bin kentsel dönüşüm konut hedefinin 7 bin 500’ünü ürettiklerini, 2029 yılına kadar bu sayıyı 30 bine tamamlayacaklarını söyledi.
Kuşkusuz Oktay Yılmaz’ın Belediye Başkanı seçildiği 2019’dan bu yana aradan geçen 7 yılda Yıldırım’da gözle görülür önemli değişimler yaşandı. Alan olarak Bursa’nın yüzde 1’i, nüfus olarak da yüzde 20’sinin yaşadığı bir ilçede proje üretmek, kentsel dönüşüm gerçekleştirmek kolay değil. Buna dar alanda kısa paslaşmalar demek yerinde olur.
Oktay Yılmaz, "Bir hayalim var, yolları geniş, çarpık kentleşmenin olmadığı, otoparkın sorun olmaktan çıktığı bir Yıldırım. Çocukların güvenle yürüyerek oyun parklarına ulaşabildiği, ailelerin hafta sonu nefes alabildiği, gençlerin spor sahalarında vakit geçirdiği bir Yıldırım... Ve daha da önemlisi; ‘Bursa'da nerede yaşamak istersiniz?’ sorusuna insanların gönül rahatlığıyla ‘Yıldırım’ dediği bir Yıldırım.” diye anlatıyor hayalini. Onu gerçekleştirmeye çalışıyor. Zaman bu hayalin ne kadarını gerçekleştirebileceğini gösterecek.
Oktay Yılmaz, hayallerini, gerçekleştirdiği, gerçekleştirme yolunda olduğu projelerini anlattı buraya kadar güzeldi ancak işi sonunda siyasete getirdi, ulaşım ve su zamlarından bahsederek Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e eleştirilerde bulundu. Kendilerinin de destek verdiği ya da çekimser kaldıkları zamların geri alınmasından bahsetti, eğer gündeme getirilirse geri almaya destek vereceklerinden söz etti. Sanki Türkiye'de zamları sadece belediyeler yapıyor, iktidar hergün hiç zam yapmıyormuş gibi. Sanki genel ekonomi politikaları belediyelerin icraatlarını etkilemiyormuş gibi.
İktidar yaptığı hangi zammı geri aldı bugüne kadar? Ama kendisine yakın birçok iş insanının vergi borçların silmişliği var. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP'li belediyeleri silkelemekten söz etmişliği var. Borçlar nedeniyle İller Bankası paylarına, kaynağında kesinti yapılmışlığı, birçok projenin finansmanına onay verilmemişliği var. O nedenle Başkan Oktay Yılmaz'ın gündeme getirdiği zamları geri alma önerisi olabilir mi, Olur ama gerçekçi değil. Aslında Bozbey'in seçim öncesi su fiyatlarını indirme vaadi doğru bir vaat değildi. Sonra zam yapılınca eleştirilere hedef oldu. Ama tüketime ilişkin makul bir kademelendirme yapılabilir belki.

Yılmaz'ın değerlendirme toplantısına; AK Parti Bursa milletvekilleri Ayhan Salman, Emel Gözükara Durmaz, Refik Özen, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, MHP Yıldırım İlçe Başkanı Kadir Taşçı, AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı Furkan Alparslan, basın mensupları ve çok sayıda davetli katıldı.
Kaymakam Metin Esen’in ismini duyunca haliyle birbirimize baktık meslektaşlarımızla. Kaymakamın AK Partili bir belediye başkanının toplantısına katılmasına şaşırmadık ama şaşırmış gibi yaptık. Tek parti dönemini zaman zaman en sert şekilde eleştiren, "dönemim valileri, kaymakamları CHP'nin il ve ilçe başkanları gibiydi" diyen, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere AK Partililer bugün vali ve kaymakamları partili gibi görüyor. Vali ve kaymakamların bazıları isteyerek, bazıları da istemeyerek bu şekilde davranıyor. Yıldırım Kaymakamı da davet gelince icabet etmek gerektiğini düşünmüş olabilir.
Aslında sorun kaymakamın orada olması değil. Bence bir kaymakamın ya da valinin mülki amiri olduğu ilçe ya da il belediyesinin hizmetlerinin anlatıldığı bir toplantıya katılmasında bir sakınca olmaması lazım. Yönettiği ilçedeki icraatların son durumu hakkında bilgilenmiş olur. Normal karşılamak gerekir. Ancak ne zaman bu normal olur? Yarın Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de kendi ilçelerinin kaymakamlarını icraatlarını anlattıkları toplantıya davet ettiğinde o toplantılara katılmaları halinde. Valinin de Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in icraat toplantısına davet edilip katılması halinde. Bu tutum, o mülki amirlerin vatandaşa hizmetlle görevli her belediyeye eşit yaklaştığını gösterir. İktidarın partizanca tutumuna bakınca böyle bir şey mümkün mü? Değil elbette. Kazara bir kaymakam CHP'li bir belediyenin icraat toplantısına katılsın, ertesi gün kendisini merkezde bulur. Belki de memuriyeti son bulur.