Evet; Nilüfer bir tarım kenti olmalı

Zafer OPSAR 08 Nisan 2021 Perşembe, 00:58

31 Mart 2019'da yapılan Yerel Seçimlerde Nilüfer Belediye Başkanı seçilen Turgay Erdem geçen yıl koronavirüs yasakları nedeniyle yapamadığı basın toplantısını bu yıl yapabildi.

Koronavirüs önlemleri nedeniyle icraatlarını kamuoyu ile paylaşma konusunda keyifli bir dönem geçiremeyen Turgay Erdem, dün göreve gelişinden bu yana ilk kez icraatlarını anlatarak, geride kalan 730 günün özetini paylaştı.

Nilüfer Nikahevi'nde basın toplantısının yapıldığı salona girerken burnumuza gelen hoş koku dikkat çekti. Basına dağıtılan 132 sayfalık, 730 günün anlatıldığı kitabın kapağı ve giriş sayfaları kokunun ne olduğunu söylüyordu.

Daha önce de sık sık Nilüfer'in tarım kenti olması yönündeki çalışmalarını anlatan Turgay Erdem'in giriş yazısının olduğu icraatın içinden kitabının ilk sayfaları lavanta resimleriyle kaplıydı. Nitekim basın toplantısından sonra çıkışta medya mensuplarına verilen ahşap kutunun içindekiler Nilüfer'in tarım kenti olma yolunda ilerleyişinin göstergelerinden biriydi.

Nilüfer Kent Bostanlarında yetiştirilen lavantadan elde edilen sıvı, kolonya, hidrosol, el kremi, yağ ve sabun olarak hazırlanarak kullanıma sunulmuştu. Yurdun bazı illerinde üretimi yaygılaşan lavanta, Nilüfer Belediyesi'nin de çiftçiye alternatif geçim kaynağı olarak; Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Projesi'nde önemli bir yer tutmaya başlamış.

Turgay Erdem konuşmasında, üretim ve emeğin kenti olan Nilüfer'e "Tarım Kenti" kimliği kazandırmak istediklerinin altını özellikle çizdi. Çağdaş kimliği ile Bursa'nın cazibe merkezi haline gelen, kültür, sanat ve spor etkinlikleri ile dikkat çeken kentin daha fazla büyümesini istemediklerini, kontrollü bir büyümeden yana olduklarını vurguladı. Kurulduğu 1987 yılında 50 bin olan nüfusun geçen 34 yılda 485 bine ulaştığını belirten Erdem, 2035 yılı projeksiyonuna göre ise ilçe nüfusunun 975 bin tahmin edildiğini söyledi. Bu gerçekten Nilüfer için çok fazla. Şurada 14 yıl var 2035'e. Bu yüksek artış Nilüfer'in tarım kenti olması için de bir tehdit.

Nilüfer'in bir diğer özelliği de başta BOSB, NOSAB, HOSAB ve Kayapa OSB olmak üzere sınırları içinde 8 sanayi bölgesinin bulunması. Yani Nilüfer aynı zamanda bir sanayi kenti. Turgay Erdem bunun da artık durması gerektiğini belirtti. Yeni sanayi bölgeleri kurulmasını istemediklerini, buna izin verme niyetinde olmadıklarını vurguladı. Haklı, çünkü tarım kenti olabilmenin temel koşulu tarım topraklarının korunması. Son iki yılda tarım alanındaki çalışmaların ağırlık kazandığına dikkat çeken Erdem'in şu sözleri önemli:

"Biliyoruz ki gelecek tarımda. Temiz havası, temiz suyu, temiz toprağı olan, sağlıklı gıda üretebilen ülkeler geleceğin en güçlü ve en zengin ülkeleri olacak. Nilüfer'i, işte o geleceğe hazırlıyoruz. Bu yüzden çevre sağlığına ve tarımsal üretime yönelik çalışmaları önemsiyoruz. Bu yüzden Nilüfer'in sanayi kenti kimliğini mevcut haliyle korumak ama tarım kenti kimliğini büyütmek istiyoruz."

Pandemi nedeniyle projelerinde bir sapma olmadığını, ancak Büyükşehir ve Hükümet tarafından alınan bazı kararların belediyenin gelirlerinde büyük kayba neden olduğunu söyledi Erdem. Nilüfer Belediyesi katı atık bedelinin silinmesi ile 60 milyon, sanayi bölgelerine ilişkin emlak vergisi muafiyeti ile de 100 milyon liraya yakın kayba uğramış.

Yap-işlet-devret modeliyle yapılan ancak özel sektörün uyguladığı fiyatların yüksekliği nedeniyle vatandaşların yakındığı  Nilüfer Nikahevi ve Nilüfer Belediyesi Kapalı Otoparkı'nı kamulaştırdıklarını anlatan Erdem, Nikahevi'nde salon ücretlerinin yüzde 88'e varan oranlarda geriye çekildiğini, otoparkın ise 30 dakikaya kadar ücretsiz, gün boyu 5 TL ve cumartesi günleri de ücretsiz olduğunu söyledi.

Kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması adına daha önce taşeron firmalara yaptırılan bazı hizmetlerde değişikliğe giderek, belediyenin araç parkının genişletildiğini belirten Erdem, toplam 98 araç ve iş makinesi satın aldıklarını, böylece araç kiralama yoluyla yapılan çalışmalardan büyük ölçüde tasarruf sağladıklarına dikkat çekti.

Sanayi ve tarımla içiçe olan Nilüfer, Bursa'daki bu yapılaşma ve nüfus artışı karşısında "Tarım Kenti" olma konusunda bakalım ne kadar başarılı olacak?

***

Uğur Sertaslan'ın basın toplantısı

Nilüfer Belediyesi'nin Nikahevi'ndeki lavanta kokulu basın toplantısından sonra Gemlik Belediye Başkanının basın toplantısına katıldık. Ancak bu basın toplantısı Gemlik Belediye Başkanı M. Uğur Sertaslan'ın iki yıllık Belediye icraatlarının anlatılacağı bir basın toplantısı değil, Sertaslan'ın bir süredir gündemde olan özel yaşamına ilişkin bazı iddialar ve mahkemeye intikal etmiş olan davaydı.

Konu, özel hayatın mahremiyeti gerekçesiyle birkaç yayın organı dışında haber olmamıştı ancak Sertaslan adeta bir gazeteci ordusunu basın toplantısına davet etmişti. Bursa ve Gemlik'ten telefonla aranarak davet edilen medya mensupları da merakla basın toplantısının yapılacağı otelin yolunu tutmuştu.

Gazeteciler, Sertaslan'ın, "Toplantıyı canlı yayınlayan varsa yayınlamamasını rica ediyorum. Kimseyi kandırmadım. Biri 48, diğeri 37 iki yetişkinin karşılıklı hatasıdır bu yaşadığım. Özel hayatının gizliliği lafına sığınmıyorum. Ailemden özür dilerim. Konu yargıda ve gizlilik kararı var. Bu ilk ve son konuşmam olacak. Soru almayacağım" sözleri karşısında şaşkınlık yaşadılar. "O zaman niye basın toplantısı yapıldı, biz niye o kadar yol geldik" diye serzenişte bulundular.

Gerçekten, soru sorulmayacaksa, detaylı açıklama yoksa, hele davada gizlilik kararı verilmişse basın toplantısına gerek var mıydı? Hazırlardınız meramınızı kısaca anlatan bir basın açıklaması bunu da tüm medya ile paylaşırdınız. İsterseniz size oy veren ya da vermeyen Gemlik halkına sosyal medyadan görüntülü seslenerek yaşananlardan duyduğunuz üzüntüyü dile getirir, isterseniz özür de dilerdiniz, olur biterdi. Ailenizden zaten özür dilemişsiniz. Sizin kendinizi affettireceğiniz kişiler medya mensupları değil, aileniz ve karşılıklı hata yaptık dediğiniz kadın.

Anlaşılan Sertaslan, bu kadar kalabalık medya mensubunu davet ederek onların karşısında içini rahatlattı!