Erdoğan yüzde 50+1'in mahsurlu olduğunu anlamış!

Zafer OPSAR 12 Kasım 2021 Cuma, 06:22

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki tartışmalı oturma düzeninin ardından açıklama yapan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile birçok konuda anlaşamamakta anlaştıklarını söyledi.

Bu, görüşmenin en önemli sonuçlarından biri ve muhalefetin doğru yolda olduğunu gösteriyor.

Erdoğan'ın Türkiye'nin her yönden çok iyi bir noktada olduğunu, muhalefetin durumu abarttığını düşündüğünü aktaran Karamollaoğlu, "Yüzde 50+1 dışında bugünkü sistemde en ufacık bir problem görmüyor." dedi.

Erdoğan, "50+1'in mahsurlu olduğunu anladık. 50+1'i o zaman bu kadar sıkı bir şeye bağlamamamız gerekirmiş. Onun farkına vardık." demiş...

Görüyor musunuz Erdoğan'ın derdini, 50+1'in mahsurlu olduğunun farkına varmış!

Erdoğan'a göre ülkede her şey mükemmel, ah bir de şu yüzde 50+1 olmasa daha iyi olacak.

Neden? Çünkü Cumhur İttifakı'nın oyları düşüyor, yapılacak ilk seçimde yüzde 50+1'i bulmaları olası görünmüyor.

Bu sisteme geçerken, seçilmek için gereken oy oranını neden yüzde 35-40 ya da "tek turda en çok oyu alan seçilir" şeklinde düzenlemedik diye düşünüyor olmalı...

"Sistemde bir problem yok, sorun benim seçilmemi sağlayacak olan oy oranında." diyor özetle...

Erdoğan'ın tek derdi, o koltukta, iktidarda kalabilmek...

***

Perinçek'e yayını terkettiren soru!

Son günlerin önemli tartışma konularından biri de MİT eski Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür'ün açıklamaları ve bazı iddiaları...

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gazeteci Orhan Uğuroğlu'nun, Mehmet Eymür'ün "Perinçek, İngiliz istihbaratı ve ABD'nin adamıdır" iddiasına ilişkin sorusuna sinirlenerek, "Sen Atatürk'e 'İngiliz ajanı mısın?' diye sorabilir misin ya; ABD'nin aleti oluyorsunuz" karşılığını verip yayını terketmiş...

Başka sözleri de var Perinçek'in... "Türkiye'nin en şerefli adamına, Amerikan emperyalizmine kök söktürmüş bir adama bunları nasıl soruyorsun, sen bunu Kılıçdaroğlu'na sorabilir misin?" diyor.

Bir soruya niye bu kadar tepki veriyor, öfkeleniyor, bu iddiaları haber yapan gazetecilere, Eymür'ü yayına çıkaranlara olmadık suçlamalar yöneltip, yaftalıyorsunuz?

Kendisi bu soruyu hakaret olarak görüyor, yanıt vermiyor ama Kemal Kılıçdaroğlu'nu, Meral Akşener'i Gladyo'nun, CIA'nın oyuncağı olmakla suçlayabiliyor.

Ayrıca bu soruya Atatürk'ü niye karıştırıyorsunuz, ne alaka? "Reddediyorum bu iddiayı, böyle saçma şey olmaz" ya da "ispatlamayan şerefsizdir" gibi siyasetin diline uygun bir yanıt vermek varken, Atatürk'ü niye kalkan yapıyorsunuz, kendinizi onun gibi mi görüyorsunuz?