SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Demokrasi, siyasi ahlak, ilke mi dediniz!

Yazının Giriş Tarihi: 23.04.2018 03:23

Kemal Kılıçdaroğlu'nun Meral Akşener ile görüşmesinden sonra yaptığı hamle 24 Haziran'a giden süreçte birçok ezber ve hesapları bozdu. Yüksek Seçim Kurulu'nun Yargıtay'dan gelen olumlu bilgilere karşın İYİ Parti'nin seçimlere katılıp katılamayacağı konusundaki kararı geciktirmesi ve bazı AKP'lilerin İYİ Parti'nin seçimlere katılamayacağını ima eden konuşmaları belli ki muhalefeti bu hamleye zorladı.

15 milletvekilinin Kılıçdaroğlu'nun çağrısı ile CHP'den istifa ederek İYİ Parti'ye geçmesi AKP-MHP ittifakında deprem yarattı. İktidar sözcülerinden panikle çok sert açıklamalar gelirken, Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek de bundan geri kalmadı ve en ağır ifadeleri kullandı, Kılıçdaroğlu'nu 'pisliğin içinde olmakla' suçlayacak kadar ileri gitti.

İYİ Parti'nin Meclis'te grup kurarak seçime katılma ve cumhurbaşkanı adayı gösterme risklerinin ortadan kalkması muhalefet cephesinde heyecan dalgası ve umut yarattı. Sosyal medyada çok sayıda destek mesajı paylaşılırken AKP ve MHP'den gelen, bazıları hakaretlere varan tepkiler 24 Haziran'a kadar başka sürprizler de karşılaşabileceğimizin işareti. AKP-MHP ittifakının, muhalefetin bu hamlesine karşı nasıl bir taktik izleyeceği merak konusu. İktidar sözcüleri ve MHP Genel Başkanı Bahçeli'den gelen tepkiler panik havası estiğini gösteriyor.

15 vekilin İYİ Parti'ye geçmesinden sonra AKP ve MHP'den gelen sert açıklamaları okurken epey bir güldüm. Demokrasi erdemliliğinin tavan yaptığı o açıklamalar insanın gözlerini yaşartan cinsten. Allah aşkına biz bugüne kadar neredeydik, acaba bir rüyada mıydık?

Meğer AKP ve MHP'liler ne kadar ilkeli siyaset yapıyorlarmış, siyasi ahlak ne kadar önemliymiş onlar için. Demokrasiye, seçmen iradesine meğer ne kadar saygılıymışlar da bizim haberimiz yokmuş. Gazi Meclis'in iradesinin farkına varamamışız biz, Bahçeli hatırlatıyor bunu! Aniden gelen ilhamla Meclis'i etkisizleştiren referandumun mimarı Bahçeli söylüyor...

Kılıçdaroğlu'nu onursuzlukla suçlayan, 'Güneş Motel' benzetmesi yapan, Kılıçdaroğlu'nu 'pisliğin içinde' olmakla itham edecek kadar zıvanadan çıkanlar, 'İki çıplak bir hamama yakışır' diyerek üslubunu bozanlar... Sosyal medyada iktidara yakın isimlerin paylaşımlarına girmiyorum, ortalık küfür kıyamet...

Karşılıklı ağır hakaretlere varan sözlerden sonra tüm söylediklerinizi bir kalemde unutup ittifak yapın, bu çok güzel bir ittifak olsun, ama birbirlerine böylesi laflar etmemiş, siyasi nezaketle yaklaşmış, demokrasiyi, parlamenter sistemi korumak adına ittifak yapanları siyasi ahlaksızlıkla suçlayıp şeytanlaştırın... İttifakınızı sağlama almak için her türlü girişimi yapın yasaları çıkartın, seçime katılabilecek noktaya gelmiş bir partiyi seçime sokmamak için uğraşın, ama sizin bu hamlenizi boşa çıkaran girişime de en ağır suçlamaları yöneltin. Hangisi demokrasiye uyuyor bunların?

AKP'den muhalefete, Kılıçdaroğlu'nun hamlesine bu kadar ağır lafları edenlere, siyasi ahlak, ilke, demokrasi dersi verenlere bakıyorsunuz, önseçimle gelmemiş, hepsinin siyasi kaderi Tayyip Erdoğan'ın iki dudağı arasında olanlar.

Bu hamle ile 'Seçimler 2019'da yapılacak' diyen, erken seçim istemeyi vatana ihanetle suçlayıp ardından daha uyum yasaları bile çıkmadan apar topar baksın seçim kararı alanların rakiplerini yarış dışı brakmak için ince hesaplar yapan AKP-MHP ittifakının hesapları bozuldu. Konu bu. Paniğin telaşın, öfkenin nedeni bu. Kuşkusuz muhalefetin bu hamlesine başka hamlelerle karşılık gelecektir.

Kim ne dedi?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Demokrasi nutku atanların, ilkeli ittifaktan bahsedenlerin ayak ve siyasi oyunlara heves etmeleri tam bir çatırdama ve siyasi çürüme halidir. Gazi Meclis'in hür iradesini, 98 yıllık izzetini, ikbal arayışlarıyla, dahası hülle ve hile yoluyla karalamaya, karartmaya çalışan siyasi düşükler, milletimizin demokratik kazanımlarına kast etmenin cezai karşılığını kuşkusuz sandıkta görecektir.

Bahçeli'nin bu sözlerini okuyunca insanın aklına 'dinime küfreden bari müselman olsa' sözü geliyor. Siz, MHP delegelerinin büyük bölümü kurultay istediği halde neden yaptırmadınız? Sizin demokrasi anlayışınız bu mu? Gazi Meclis'in iradesini etkisizleştiren, tek kişinin onay makamı haline getiren AKP'lilerin bile 1 Kasım'dan sonra rafa kaldırdığı anayasa değişikliğini neden gündeme getirip tartışmalı bir referandumla geçirdiniz? Yakın zamana kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan'la birbirinize karşı söylediğiniz ağır sözler ve ardından yaptığınız ittifak hangi ilkelere uyuyor acaba? Siyasi çürümüşlük var bu ülkede evet, hem de çok derin... Peki siz vicdanınızda bunun muhasebesini yapıyor musunuz?

Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ: Bu, siyasi ahlaksızlığın en yeni ve en son örneğidir; açık bir siyasi mühendisliktir. Bu kirli ve ahlaksız icraatıyla CHP yönetimi, Cumhuriyetin kurucu partisi CHP'yi bir başka partiye stepne yapmıştır. Mağlubiyetin kendi üzerinden gerçekleşmemesi için her türlü dizayn çalışmasının içinde yer aldığını görüyoruz. Son olarak bugün gerçekleşen hülle hareketiyle beraber 'İlkelerin İttifakı' diye yola çıkanların ne denli ilkesizliklerin ve çaresizliklerin ittifakını gerçekleştirdiklerini bir kez daha görmüş olduk.

İnsanın gözlerini yaşartıyor Bekir Bozdağ. Referandumda 'koalisyolar dönemi bitiyor' diyerek vatandaştan oy isteyen ardından MHP ile koalisyonun kralını yapan, kanatları altına alarak barajdan kurtaran partinin milletvekili söylüyor bunları. Siz ittifak yapınca güzel de, CHP ile İYİ Parti ittifak yapınca mı siyasi ahlaksızlık oluyor. Her türlü devlet imkanını kullanarak siyasi mühendisliğin daniskasını yapanlar siyasi mühendislikten bahsediyor. Pardon bir de stepne mi dediniz? Bu söz hiç yabancı gelmiyor bize MHP'den dolayı. CHP'nin de kurucu parti olduğunu böyle zamanlarda hatırlıyorlar bu arada. Ama bu parti hani cibilliyetsiz bir partiydi, hani bu partinin bir dikili ağacı yoktu memlekette?

AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş: Bunlar kiralık milletvekili. Kılıçdaroğlu vekillerini kiraya verdi. Yüksek Seçim Kurulu açıklama yapmadan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İYİ Parti ve onun Genel Başkanı Meral Akşener'i kurtarmak için siyasi açıdan etik olmayan bir akara imza atarak bu 15 milletvekilini adeta kiraya verdi. Bunun adı kiralık vekildir. Geçmişteki Güneş Motel olayı bir kez daha çok çirkin biçimde tekrar etmiştir. Yakışık kalmamıştır.

İlahi Elitaş, İYİ Parti ve Akşener'i kurtarmak mı dediniz? Aşkolsun valla, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi ve partisini siz kurtarmıyorsunuz, tamam biz yanlış anladık bunu. Orada ilkeli bir 'cumhur ittifakı' var... Peki, YSK açıklama yapsa ve İYİ Parti seçime giremez deseydi ne olacaktı? Var mıydı bunun geri dönüşü?

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan: Kılıçdaroğlu, CHP'nin, Mustafa Kemal Atatürk'ün 95 yıllık partisi okeye dördüncü arayan bir parti haline. Makul hiçbir CHP'li bu filme rıza göstermeyecek, bu ahlak dışı iş birlikleri de milletin vicdanında mahkum olacaktır.

Bülent Turan da CHP'nin kurucu parti olduğunu, Mustafa Kemal Atatürk'ü hatırlamış fırsattan istifade. Bu güzel birşey ama tek parti dönemi diye başlayıp, 'reklam arası, bu cibilliyetsiz parti, dikili bir ağacı var mı?' gibi cümleler kurulması uzak değil.

AKP Sözcüsü Mahir Ünal: İlke ittifakından bahseden Kılıçdaroğlu siyasi bir onursuzluğa imza atmıştır. İradesi rehin alınmış olan Kılıçdaroğlu, seçmeninin 1 Kasım Genel Seçimleri'ndeki tercihini hiçe sayarak 15 milletvekilini, emrinde olduğu iradenin talimatı ile başka bir partiye göndermiş, sözde demokrasi adına demokrasiyi ve o milletvekillerini seçen millet iradesini yok saymıştır.

Siyasi onursuzluk mu dediniz? 1 Kasım Genel Seçimleri'ndeki tercihin hiçe sayılmasından bahsediyor Mahir Ünal. Ne için söylüyor bunu? 15 milletvekili için. Pardon ama 7 Haziran Seçimleri'ndeki koskoca ülkenin seçmen iradesini nasıl yok sayılmıştı, hükümet kurdurtulmayarak biz yeniden seçime gitmek zorunda bırakılmıştık, terörün zirve yaptığı bir dönemde. O irade seçmenin iradesi değil miydi? Ha bu arada 1 Kasım Seçimleri demişken... Ahmet Davutoğlu da o seçimlerden öyle ya da böyle başarıyla çıkmış ama pat diye hem Genel Başkanlık hem de Başbakanlıktan alınmıştı Erdoğan tarafından... O zaman da seçmen iradesi demiş miydiniz?

Siyasi ahlak ve ilkelerden bahsedenlere 9 Mart 2003'te yenilenen Siirt seçimlerini de hatırlatmak lazım. Seçimlerde birinci sıradaki Mervan Gül yerini, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın da desteği ile anayasa değişikliği yapılarak siyasi yasağı kaldırılan Tayyip Erdoğan'a bırakmış, Erdoğan hem Meclis'e girmiş, hem de 14 Mart 2003 tarihinde Başbakanlık koltuğuna oturmuştu.

AKP Genel Başkan Başdanışmanı Yasin Aktay:  'İki çıplak bir hamama yakışır' derler. Bakalım, bunlar birbirlerini nasıl keseleyecek? Hep birlikte göreceğiz. Ne bu partinin iyiliği var ne de CHP'nin CHP'liliği kalmış durumda. Bakalım, bu olaydan milletimiz için nasıl bir sonuç doğacak?

Kendisi de Siirt Milletvekili olan Yasin Aktay'ın kullandığı üsluba bakar mısınız? 'İki çıplak bir hamama yakışırmış'! Ne diyeyim anlatmama gerek yok görüyorsunuz?

Aslında dünün özeti İYİ Parti'nin resmi Twitter hesabından AK Parti'ye atılan ve soysal medyada gündem olan mesajda; "Ne oldu? Çalışmadığınız yerden mi geldi?"