SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bu Meclis kıymetini bilmeli

Yazının Giriş Tarihi: 24.06.2015 09:33

Seçimler öncelikle bir parti lideri gibi kendini ortaya koyan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın otoriter tek adam yönetim özlemlerine darbe vurdu, parlamenter sistem mesajı verdi. Bunun yanında AKP'nin 12 yılı geçen tek parti iktidarı da son buldu.

Türkiye bu sonuçları HDP'nin adaletsiz yüzde 10 barajını aşmış olmasına borçlu.

Seçimde oyları yüzde 60'a dayanan muhalefet cephesi seçmenin parlamenter sistem mesajını algılamalı ve adeta bir kurucu meclis işlevi üstlenmeli, her kesimden ve inançtan temsilini bulan yapı bu renkliliği ile tüm toplumun ihtiyaçlarına cevap veren çözümler üretmeli.

Sonuçlar demokratik Türkiye özleminin hayata geçirilmesine fırsat verecek derece öneme sahip. Sandığa giden seçmenlerin yüzde 95'i Meclis'te temsil imkanı bulmuş durumda.

Meclis tıpkı Sezen Aksu'nun şarkısındaki gibi "Müslümanı, Yahudisi, Rum'u..." tadında...

Meclis bu haliyle ve yüzde 60'a varan parlamenter rejim talebi ile son 4-5 yılda işlemez hale getirilen yasama ve yargının restorasyonu ile rejimin işleyişini tesis edip topluma nefes aldırabilir.

Meclis'ten notlar...

İşte Türkiye Büyük Millet Meclisi yemin töreniyle birlikte renkli ve oranı çok yüksek bir temsille yeni döneme başladı.

En yaşlı üye sıfatıyla Meclis'i yönetecek olmasından dolayı yeniden 'yıldızı parlayan' CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal pek bir heyecanlıydı.

Seçimden hemen sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine kendisiyle 2 saatten fazla görüşen Baykal, açıkladıklarının dışında ne konuştu bilinmez ancak kendisini Meclis Başkan adaylığına hazırlıyor olmalı.

Seçim sonrası ilk toplantı nedeniyle Meclis'in içi ve dışı ana baba günüydü. Meclis bahçesi canlı yayın araç gereçleri ve gazetecilerden geçilmez haldeydi.

Yeni seçilen birçok milletvekili okula yeni başlayan çocuklar gibi şendi. Bir o yana bir bu yana koşturan oturacağı sırayı arayan çocuklar andırıyorlardı. Meclis koridorları da anneler babalar ve çocukların koşturduğu okul gibiydi. Yeni vekillerin heyecanı yüzlerinden okunuyor, birçoğuna da yakınları hatta yeni doğan bebekleri bile kucaklarında eşlik ediyordu.

Telaş ve heyacanla oradan oraya koşturan yeni vekillerin, "Şimdi Meclisli olduk, Genel Kurulu doldurduk" diye mırıldandıklarını düşündüm bir an ilkokula başladığım günü hatırlayarak.

Genel Kurul'a giren vekiller sıraların aarsında etrafı dikkatle süzüyor, ardından kafalarını yukarı kaldırıp basın locasına, ardından izleyici locasına göz gezdirip selamlıyordu...

Vekillerin ardından partilerin genel başkanları saatler 15.00'e yaklaşırken kurmayları ile salona geldiler. Bakanlar Kurulu da Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında tam kadro Meclis'teki yerini aldı.

Saatler 15.00'i gösterdiğinde Deniz Baykal Genel Kurul'daki Başkanlık kapısından gözüktü. Baykal'dan hemen sonra da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan salona girerek locadaki yerini aldı.

Bu sırada Baykal, Cumhurbaşkanı'nın Genel Kurul'a teşrif ettiğini söylerken sadece AKP'li milletvekilleri ve bazı izleyiciler ayağa kalkarak alkışladı. Muhalefet, seçim meydanlarında parti lideri gibi kendilerini hedef alan Erdoğan'a Meclis'te ilk tepkilerini göstererek ayağa kalkmadılar.

İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından Baykal'ın "Geçici genel başkanınız olarak ilk yemini ben ediyorum" sözleri salonda gülüşmelere yol açtı. Baykal, vekillerden gelen uyarılar üzerine sözlerini "Geçici Meclis Başkanınız" şeklinde düzeltti.

Anlaşılan Baykal'ın aklı hala CHP Genel Başkanlığı'nda kalmış...

Baykal'ın ardından AKP Bursa Milletvekili Bennu Karademir kürsü önüne konulan kolaylaştırıcı platform üzerine tekerlekli sandalyesi ile çıkarak milletvekili yeminini etti.

Karademir'i alfabetik sıraya göre başladığı için HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş izledi.

Bazı AKP'li milletvekillerinin yeminin başında ve sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı selamlaması dikkat çekti.

Erdoğan, yemin sırası Ankara iline geldiğinde geleneksel olarak her yemin töreninde Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına yapılan saygı duruşundan sonra Genel Kurul'dan ayrıldı. Erdoğan ayrılırken AKP'liler ayağa kalkarak alkışlarla uğurlarken muhalefet protestosunu sürdürdü.

Yeni vekillerin yemin için ilk çıktıkları kürsüdeki heyecanı her hallerinden belli olurken, tecrübelilerin rahatlığı gözlerden kaçmadı. Bazı vekillerin yemin üzerinde yoğun bir çalışma yaptığı anlaşılıyordu. Miting meydanındaymış gibi okuyanlar, salona hitap eder gibi okuyanlar, şiir tadında okuyanlar...

CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın da kürsüdeki metinden değil yanında getirdiği kağıttan okudu yemini.

HDP'liler ise düşük bir ses tonuyla, heyecansız okuyarak, geçmişte Meclis'i karıştıran metne olan itirazlarını dolaylı yoldan ifade ettiler aslında.

İçtüzüğe uygun şekilde yemin eden HDP'liler arasında gözler Leyla Zana'daydı yine.

Leyla Zana'nın 1991'deki yemin töreninde metni okuduktan sonra Kürtçe olarak söylediği "Bu yemini Kürt ve Türk halklarının kardeşliği için ettim" sözleri ve ardından yaşanan cezaevi süreci geldi akıllara.

Aradan uzun zaman geçti, hapisler, yasaklar derken Türkiye birçok tabuyu yıkarak, yasakları kaldırarak bugünlere geldi. Önemli kazanımlar elde edildi ama çok da bedeller ödedi Türkiye.  

12 Eylül darbecileri öyle bir anayasa yaptı ki neresinden tutarsanız tutun bir yerinde elinizde kalıyor. Yeniden sıfırdan bir anayasa yapmadan galiba tartışmalar da devam edecek.

İşte her şeye nizamat vermek isteyen 12 Eylül generallerinin 'ama'lı anayasasının detaylara boğulmuş, cümle hatalarıyla dolu tekçi anlayışa dayalı katı bir üslupla yazdıkları milletvekili yemin metni de bunlardan biri.

1924 ve 1961 anayasalarındaki yemin metinlerinden radikal olaraka ayrılan 1982 Anayasası'ndaki milletvekili yemininde "aşırı" bir üslup var. Temeli, gönüllü "söz verme"ye dayanan andiçmede bile toplumu ayrıştıran cümleler var.

Oysa 1961 Anayasası'ndaki milletvekili yemin metni ne kadar sade ve kısa; "Devletin bağımsızlığını, vatanın ve milletin bütünlüğünü koruyacağıma; Milletin kayıtsız şartsız egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağıma ve halkın mutluluğu için çalışacağıma namusum üzerine söz veririm."

Yeni oluşan Meclis toplumun tüm kesimlerini kapsayacak bir dil ve üslupla yapacağı yeni anayasada ele alacağı maddelerden biri de yemin metni olmalı...

@zaferopsar