SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

AKP'de 7 Nisan 'kırılma' günü olabilir!

Yazının Giriş Tarihi: 23.03.2015 01:24

Anayasada çerçevesi çizilen parlamenter sistemin 'halkın seçtiği cumhurbaşkanı' tarafından by-pass edilerek tek adam yönetimine dönüştürülmeye çalışılması Anayasaya göre sorumlu olan Hükümet'e sorumluluğunu hatırlattı.

AKP iktidarı bunları bilmesine biliyordu da birinin uygun bir dille bunu söylemesi gerekiyormuş demek ki. Kuşkusuz bunu kendine has üslubuyla söyleyecek olan kişi de Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'tan başkası değildi. Böyle bir uyarıyı ne Davutoğlu ne de bir başkası yapabilirdi AKP'de.

Arınç, aynı zamanda Hükümet Sözcüsü olduğu için üslubu lisanla Cumhurbaşkanı'ndan Anayasal sınırlar içinde kalmasını, Hükümet'in işini zorlaştırmamasını istedi. Bu uyarı iktidar ile cumhurbaşkanı arasındaki ilk ciddi fay kırılması aslında. 

Belli ki, Erdoğan'ın, kendisinin başlattığı çözüm sürecini 180 derecelik dönüşlerle tehlikeye atacak çıkışları iktidar kanadında kaygılara neden oldu.

Erdoğan, Gezi olayları ve başka konularda her ne kadar Arınç'ı ofsayta düşürmüş olsa da Arınç'ın iki gün üst üste yaptığı uyarılar AKP'de yaşanan rahatsızlığın hangi boyutlarda olduğunu ortaya koyuyor. Anlaşılan Hükümet cephesinde durum etraflıca ele alınmış.

Arınç, "10 Ağustos 2014'te parlamenter sistem geri gelmemek üzere bekleme odasına alındı" diyen Erdoğan'a Anayasada tanımlanan parlamenter sistemi hatırlatıyor, "Cumhurbaşkanını da dinleriz ancak ülkeyi Hükümet yönetiyor, sorumluluk Hükümette" diyor.

Erdoğan, "ben halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanıyım" diyerek kafasında bir tür vesayet yönetimi uygulamaya çalışıyor ancak ortada, değişmediği sürece başta Erdoğan olmak üzere herkesin uyması gereken bir Anayasa var. İşte Arınç bunu hatırlatıyor Erdoğan'a...

Nasıl olsa istediğim 400 milletvekili seçilecek, başkanlık sistemine geçilecek, ben şimdiden bunu uygulamaya başlayayım demek istiyor galiba Cumhurbaşkanı. İster demokratik, ister antidemokratik olsun; yasaların, kuralların, geleneklerin olduğu hiçbir ülkede böyle bir şey olmaz. Olursa ortaya ciddi sorunlar çıkar.

"Ben konu mankeni değilim, terleyen cumhurbaşkanıyım" diyor Erdoğan. Kimse kendine konu mankeni demiyor. 1982 Anayasası da kendisine yeterince terleyecek kadar görev de vermiş.

Terlemek istiyorsa, kendisi eski futbolcudur spor yapsın, gezsin dolaşsın! Bir yandan da başbakan olarak terlediği 12 yılın yorgunluğunu çıkarsın...

Oysa o ne yapıyor? Hergün bir yerde program ayarlanarak çıktığı bilumum televizyon ekranında herkese ayar veren volümü yüksek konuşmaları ile toplumu geriyor, bizi terletiyor!

Aslında toplum, Erdoğan'ın bu hallerine alıştı alışmasına da son zamanlarda terleyenlerin başında Hükümet geliyor. Çünkü çatışmasızlıkla bugüne kadar gelen bir çözüm süreci var ki, tersine bir dönüş ülke için felaket demek.

7 Haziran Seçimleri için de geri sayım sürüyor. Erdoğan'ın Hükümet'i hedef alan tutumu devam ederse seçimlerde kan ter içinde kalacak olan AKP olacak. Bunu, aklı başından gitmemiş her AKP'li görüyor.

Bülent Arınç'ın Erdoğan'a iki gün üst üste yaptığı çıkışın yansımalarını önümüzdeki günlerde daha net göreceğiz.

Hele de milletvekili aday listelerinin Yüksek Seçim Kurulu'na teslim edileceği 7 Nisan'dan sonra...

twitter.com/zaferopsar