AK Parti’nin Bursa Büyükşehir'i kaybettiği 31 Mart 2024'ten bu yana istediği sonunda oluyor! Mustafa Bozbey’in Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında gözaltına alınarak tutuklanmasının ardından gelen İçişleri Bakanlığı'nın görevden alma kararı ile birlikte 9 Nisan günü saat 11.00’de olağanüstü toplanacak olan Büyükşehir Belediye Meclisi Bozbey’in yerine Başkan Vekili’ni seçecek.
Yıllarca millet iradesini dillerinden düşürmeyenler, eğer bu irade AK Parti’den başka bir partiyi tercih etmişse onu kolaylıkla yok sayabiliyor, bazı iddialar üzerinden yargıyı devreye sokarak belediyelerin yönetimlerini değiştirebiliyor. Onlar için millet iradesi AK Parti ve Erdoğan’ın seçilmesinden ibaret. Başka tercihlerin bir önemi yok, onlar kolaylıkla, bir yargı operasyonu ile yok sayılabilir. İşte bunun adı demokrasi değil, AK Parti monokrasisi (*) oluyor. Monokrasinin en önemli ayağını da jüristokrasi (**) oluşturuyor.
Seçimlerde halkın AK Parti’ye vermediği belediyelere yönelik yargı operasyonları ile halkın sandıktaki tercihi bir anda buharlaşabiliyor. DEM Partili belediyelere yönelik operasyonlarda "terör" suçlaması olduğu için belediye meclisleri devre dışı kalıyor ve görevden alınan başkanın yerine kayyım atanıyor ve bir daha da değişmiyor. Bugün DEM Parti'nin yönetiminde çok az sayıda belediye kalmış durumda.
Eğer “rüşvet”, ve “yolsuzluk” suçlamasıyla operasyon yapılan CHP’li belediyede meclis çoğunluğu ezici biçimde CHP’de ise görevden alınan başkanın yerine yine bir CHP’li üye başkan vekili seçiliyor eğer AK Parti ile aradaki fark birkaç üye ise ne yapıp edip bazı üyeler ya istifa ediyor ya da başka bir yol ve yöntemle kendi adaylarına bile oy vermeyebiliyor ve yönetim AK Parti’ye geçiyor.
CHP’li belediyelere yönelik sistematik operasyonlar sonucu Esenyurt ve Şişli kayyım ataması, Gaziosmanpaşa ve Bayrampaşa belediyeleri itiraz edile edile, kazanana kadar yaptırılan ‘seçim’lerle iktidarın yönetimine geçti. Beykoz Belediyesi ise tutuklanan Alaattin Köseler’in yerine vekil seçilen Özlem Vural Gürzel’in AK Parti’ye katılması sonucu el değiştirdi. Sadece bu hamlelerle toplamda 1.5 milyondan fazla seçmenin iradesi yok sayıldı. Bu arada bir de operasyon yapılmaya gerek kalmadan (!) gönüllü (!) olarak AK Parti’ye geçen CHP’li başkanlar var. Bunların başında da Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu geliyor. O da 31 Mart 2024'te 344 bin oyla yüzde 50.52 ile CHP’den başkan seçilmişti. AK Parti'ye geçtikten sonra hakkındaki dava düştü.
Şimdi sırada Mustafa Bozbey’in CHP adayı olarak 860 bin 490 oy (yüzde 47,62) seçildiği Bursa Büyükşehir Belediyesi var. AK Parti’nin, 31 Mart 2024’ten beri geri almanın planlarını yaptığı Bursa Büyükşehir’deki işi kolay olacak, çünkü meclisteki çoğunluk AK Parti’de. MHP ile BBP’yi de ekleyince 106 üyeli Meclisin 59 üyesi Cumhur İttifakı’na ait. CHP’nin ise 41 üyesi bulunuyor. Mustafa Bozbey tutuklu olduğu için bu sayı 40’a düşüyor. Mecliste MHP 8, İYİ Parti 3, BBP 1, Türkiye İttifakı Partisi 1, Yeniden Refah Partisi 1 üyeye sahip. 1 üye de Bağımsız.
Belediye Başkan Vekili seçimi gizli oyla yapılıyor, ilk iki oylamada üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu, üçüncü oylamada ise salt çoğunluk aranıyor. Üçüncü oylamada da salt çoğunluk sağlanamazsa, en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılıyor ve en fazla oyu alan üye başkan vekili seçiliyor. Oyların eşitliği durumunda ise kura çekiliyor.
Bozbey’in yerine Başkan Vekili olarak konuşulan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın bu göreve gelmesi yasal olarak mümkün değil. Yılmaz, ancak Büyükşehir Belediye Başkanlığı istifa, ölüm ya da kesin mahkumiyet gibi nedenlerle boşalsaydı veya seçim dönemini aşacak biçimde kamu hizmetinden yasaklanma cezası olsaydı başkan seçilebilecekti. Nitekim daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zorla istifa ettirdiği Recep Altepe'den boşalan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na Belediye Meclisinde İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş seçilmişti.
Şimdi gözler AK Parti'nin kulislerde dillendirilen isimlerine çevrilmiş durumda. Bu isimler Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Şahin Biba, Yıldırım Belediye Meclis Üyesi Bülent Kandemir, Osmangazi Belediye Meclisi Üyeleri Osman Şahin ile Sinan Kahraman. Ancak burada son sözü söyleyecek olan elbetteki saray, yani AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan olacak. Onun belirleyeceği adayı Cumhur İttifakı üyeleri seçecek ve Bursa’yı olağanüstü bir gelişme olmadığı takdirde 2029’a kadar yönetecek.
CHP'de ise Başkan Vekili adaylığı konusunda henüz bir netlik yok. Bu konuda parti grubunda bir görüşme yapılmadığı, genel eğilimin aday göstermemekten yana olduğu konuşuluyor. Aday gösterilmesine karar verilmesi halinde ise muhtemel isimlerin Mehmet Aydın Saldız ya da Orkun Gazioğlu olabileceği ifade ediliyor.
Bazıları soruyor; AK Parti bir centilmenlik yapıp aday çıkarmaz, CHP adayına mı destek verir ya da MHP bir sürpriz yapar mı diye. Bunların ikisi de olmaz, dünya yıkılsa olmaz! 31 Mart 2024’ten beri kaybettikleri Bursa Büyükşehir’i geri almanın hayalini kuranların böyle bir şey yapması mümkün mü? Ayrıca AK Parti ile MHP arasında bir tür katolik nikahı var, bunun bozulması öyle kolay değil. MHP de ortaklığı dinamitleyecek bir hareket yapmaz. Türkiye bölgesinde olağanüstü başka bir sürecin içine girmediği müddetçe MHP ile AK Parti birbirini feda edemez. Bursa Büyükşehir Meclisi’nde de birlikte hareket edeceklerdir.
Perşembe günü AK Parti, Bursa'da halkın kendisine vermediği bir görevi, halkın iradesini hiçe sayarak geri alacak, Bursa Büyükşehir 2 yıl sonra yeniden ele geçirilmiş olacak. Bunu da muhtemelen, 'zaten Meclis’in çoğunluğu bizde başkan vekilinin de bize geçmesi gayet normal' diye savunacaklar ya da buna bile gerek duymayacaklar.
(*) Monokrasi: Monokrasi, Yunanca "monos" (tek/yalnız) ve "kratos" (güç/iktidar) kelimelerinden türeyen, siyasi otoritenin ve yönetim gücünün tek bir kişinin elinde bulunduğu yönetim biçimidir. (Kaynak: Wikipedia)
(**) Jüristokrasi: Jüristokrasi, seçilmemiş yüksek yargıçların, halkın seçtiği temsilcilerin iradesini ve kanunlarını kendi yorumlarıyla şekillendirerek veya iptal ederek ülkeyi yönettiği, "yargıçlar yönetimi" anlamına gelen oligarşik bir kavramdır. Demokrasiye zıt olarak işleyen bu sistem, yargının siyasallaşmasıyla ortaya çıkar ve işlev gaspı olarak eleştirilir. (Kaynak: Wikipedia)