Timsah sevenler derneği!

Tolgay ATAOKAY 02 Mart 2017 Perşembe, 02:51

Bunu söyleyen Bursaspor'un eski Futbol Şube Sorumlusu...

Yani futbolun patronu...

Şöyle bir şey düşünün; Bir şirkette ustabaşı, işçiler tarafından çok seviliyor, ustabaşı da gün geçtikçe müdürlerin işine karışmaya başlıyor...

Anında uyarı gelmez mi?

Peki madem Batalla büyük sıkıntı yaratıyor, neden en başından uyarı gelmedi?

Batalla bu kadar dengesiz mi ki Sercan ve Deniz'i kadro dışı bırakıp tekrar kabul etti?

Körüstan yönetiminin devamı olan Ali Ay yönetiminin bu tavrı deyimi yerindeyse 'Batalla'ya kıl olmak.'

Takım başarılı olsaydı, bir Allah'ın kulu Batalla ismini ağzına alır mıydı?

Peki şu yönden bakalım; Josua John'u, Bilal Kısa'yı, Furkan Özçal'ı, Del Valle'yi, Stancu'yu Batalla mı transfer etti?

Onların maaşını Euro üzerinden Batalla mı yaptı?

Menajerleri kapı dışarı edemeyen de Batalla o zaman!

Hamzaoğlu kalsın diyen Batalla, gönderen de Batalla!

Yöneticinin hatta insanın iyisi hatayı üstlenmesiyle belli olur...

Sezon içerisinde bu sözler sarfedilse belki kabulü olur da takım dibe vurmuşken ve görevinden istifa etmişken yapılan bu açıklamaların kimseye faydası yok...

Tribünden gelen yöneticinin bu açıklamayı taraftara 'terörist' diyen ve Bursaspor-Beşiktaş husumetini çözemeyen kişiye yapması da ayrı bir gaflettir.

Sonuca gelecek olursak;

'Timsah Sevenler Derneği'ni yönetir gibi Bursaspor'u yönetirseniz, bu olayları da yaşarsınız...

Bir futbolcu sıkıntı yaratıyorsa uyarınızı verirsiniz, o da olmadı doğru bir iletişimle bunu camiaya anlatırsınız...

Dediğim gibi doğru bir iletişimle, geçmiş dönemde yaşanan Batalla sıkıntısındaki gibi değil...

Ancak yıllardır Bursaspor'da doğru bir iletişim stratejisi olmadığını açıkça görüyoruz...

Camiaya neyi neden yaptıklarını anlatamayan bir kulüp olduğu sürece, bu sıkıntılar daha çok yaşanır...

HEP Mİ HAKLISINIZ?

Gelelim geçen günlerde takım otobüsünde yaşananlara...

Sosyal medyada çok yorum yaptım, çok da eleştiri aldım...

Taraftar tabii ki tepkisini dile getirecek ancak bu tepki olacak, hakaret değil...

Şiddetin sözlüsüne de fiziki olanına da karşıyım ve genelde (karşındakinin konuşabilme, anlayabilme ve anlatabilme seviyesiyle bağlantılı ki onu da bu dönemde bulmak zorlaştı, herkes Reis, herkes Miroğlu, herkes Çakır) konuşarak sıkıntının çözülmesi taraftarıyım...

Yazdım yine yazıyorum...

Harun Tekin az bile yapmış...

Camia içerisinde herkesin hatası olduğu gibi taraftarın da hataları vardır ve bunu 'Onlar gider biz kalırız', 'İstanbul'a hizmet ediyorsun' ve 'Taraftara dil uzatamazsın kardiiişiim' gibi cümlelerle savuşturamazsınız...

Sahaya giren taraftar için 'ne yaptı vurdu mu sanki?' diyeni bile duydum...

Oyun oynanırken bir taraftarın sahaya giremeyeceğini idrak edememişlere neyi anlatacaksın ki?

Son kez yazmak gerekirse;

Bursaspor taraftarı büyük bir güç ve takımlarına büyük bir aşkla bağlı...

Ancak bu durum bazen kulübün zarar görmesine sebep oluyor...

Bir kez değil her sene fair-play ödülü alınsa ne olur?

Küfür ettiğinizde sonuç değişiyor mu?

Hayır, sadece rahatlıyorsunuz ve bunun ceremesini kulüp ceza ödeyerek çekiyor...

Şimdi elini vicdanına koy ve cevap ver, ben bu uyarıyı yaptığım için 'İstanbul'a hizmet eden Bursaspor düşmanı' oluyorum, sen o küfrü ettiğin için, sahaya girdiğin için, otobüs basıp camlarını kırıp, oyunculara küfür ettiğin için ve kulübü maddi-manevi zarara soktuğun için taraftar oluyorsun öyle mi?

@tolgayataokay