İnsanlığın ruhuna El-Faaatiha!

Tolgay ATAOKAY 21 Aralık 2016 Çarşamba, 12:44

Anadolu topraklarından o anda tek bir ses yükseldi: 'İşte şimdi sı.tık!'

Çünkü uçak krizinin ardından Rusya bu durumu affetmezdi...

Ne de olsa ayıyla güreşen bir liderleri vardı!

Ardından da ilk önce trol menşeili ve trol ruhlu 'heeaaa doğru diyu, hayın bunlar'cı analiz (!) refleksleri baş gösterdi...

Gıdıklanan yerine her seferinde dokunulduğunda 'ananı' diyen insan gibi, konu anında CHP'ye döndü...

Olayın CHP'li Çankaya Belediyesi'nde gerçekleşmesi şüpheleri de devamında getirmiş...

Her biri adeta şüpheciliğin 'Pyrrhon'u olarak gösterilen troller, trol ruhlular FETÖ ile bağlantısı olan bir polisin nasıl halen görevde olduğunu ve o adamın orada ne işinin olduğunu hatta madem FETÖ ile bağlantısı olma ihtimali var neden bu memurun takip edilmediğini sorgulamadı...

Çünkü şüpheciliğin ülkemizde kırmızı çizgileri var...

Çok iyi bilirsiniz ki; Bu ülkede belirli bir güruh, doğal dünya liderimiz ne kadar izin verirse o kadar şüphelenir, o kadar sorgular ve o kadar özgür yaşar...

Sonrasında her zamanki gibi analiz kasıcılar, Ortadoğucular, konjonktürel bakıcılar çıktı...

Bir saldırı daha hayırlısıyla kontrol altına alınmıştı...

Zaten ülkemizde saldırı olana kadar yapılacak bir şey yoktu, önemli olan saldırı sonrası kontrolü elinde tutmaktı...

Konu geldi dolaştı sonuç olarak yine FETÖ'ye dayandı...

Zamanında kolkola yürüdükleri, hocaefendi dedikleri, uğruna gözyaşı dökerken 'dööön, Türkiye'ye dööön' diye haykırdıkları, devletin her birimini ilmik ilmik beraber dokudukları adamın bu hale geleceğini kim bilebilirdi ki değil mi?

Biz biliyorduk, söylemiştik de ama fark etmez, onların içinden biri bunu söylemediği sürece 'pis solcular' sadece ülkenin kötülüğünü isteyen tiplerdi...

Biraz kassalar 39 yıllık Atatürkçü, rakıcı, rockçı beni bile FETÖ'cü yapabilirlerdi...

Bunun için de tarif belliydi...

Sos için; 'Halkı din yoluyla bağlama'yı bir tavaya koyuyoruz, üzerine toplumun değerlerini ekleyip karamelize kıvama gelene kadar ateşte tutuyoruz. Çokça nefreti hazırladığımız karışıma ekleyip hızlıca karıştırıyoruz. Burada 'ne kadar nefret?' diye sorabilirsiniz... Şu ana kadar hazırlanan yemeklerde ne kadar fazla konursa o kadar sosun istenen tada geldiğini gördük. Açıkçası bu yemeğin temelini, aromasını nefret oluşturduğu için mümkün olduğunca fazla koymanızda fayda var. Tekrar ateşe aldığımız sos pişerken kibir, baskı, yandaşlık gibi baharatları da ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz. Yemeğin tadını kaçırmayacak kadar milliyetçilik ve isteğe bağlı çok az derecede Atatürkçülük esansını ilave ediyoruz. Sosumuzu ateşten alıp sıcak olarak toplumun üzerine döküyoruz. Son olarak üzerine çokça algı yönetimini de rendeleyip 2023 derecede fırında pişiriyoruz. Halen sosla bütünleşmeyenleri yemeğin içerisinden alıp bir kaba koyuyoruz ve kabın ağzını hava almayacak derecede sıkıca kapatıp kenara bırakıyoruz.

Afiyet olsun!

Öze gelecek olursak; tarifimizi verdik, üç gündür de bu tarif üzerinden 'sabrımızı test etmeyin' falan gibi gaz cümlelere, 'suikastçı FETÖ'cü, hayınlar bunlar', 'Hah bak Rusya sağduyulu davrandı', 'İki ülkenin arasını bozamazlar', 'üzerimize oyunlar oynanıyor', 'CHP'li belediyede suikast oldu hmmm' analizlerini attık, diğer taraftan da tuttuk...

Ancak bir şeyi unuttuk: Andrey Gennadiyeviç Karlov...

Farkında mısınız bilmiyorum ama adam öldü, Türk halkının değimiyle 'b.k yoluna gitti.'

Karlov'un bir eşi bir de çocuğu vardı...

İki günde yapanı bulduk, teorileri ürettik, ülkeyi kurtardık, itibarımızı kurtardık, iki ülke arasındaki ilişkileri kurtardık, ama Karlov'u kurtaramadık...

Bu olayın üzerinden 1 gün geçmeden de doğal dünya liderimiz o muhteşem gülüşüyle Avrasya Tüneli'mizi açtı...

Hani şu anketlerde 'ismi Atatürk olsun' çıkınca, anket amacını aştı denilen tünel...

Hani şu 15 Temmuz sonrası binalarınızı posterleriyle kısa süreliğine süslediğiniz Atatürk...

Korelilerin yaptığıyla kendi gururumuzu yaşadık, dünyaya da yine örnek olduk...

Peki ya insanlık?

19.12.2016

Yer: Ankara

Türkiye'de can çekişen insanlık, resmen öldü!

Özü vicdan olan bir dinin mensupları olarak kendi çıkarlarımız dahilinde ne varsa konuştuk ama Karlov'un ismini sadece figüran olarak kullandık...

Ama ülkemiz için şehit olan askerimize, patlayan bombaların ardından yitirilen canlara, sırf o dönem için 'senden değil' diye içeri tıkıp hayatına mal olunan insanlara duyarsızlaşanın, bir gavur(!) Rus'a üzülmesi olanaksızdı...

Haydi o zaman hep beraber...

İnsanlığın ruhuna El-Faatihaaa...

@tolgayataokay