SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Yugoslavya şampiyon, ya Türkiye?

Yazının Giriş Tarihi: 16.09.2017 10:12

Finale çıkan Sırbistan ile Slovenya bu ekolün temel taşları ve elbette Hırvatistan'ı da unutmamak lazım...

Peki ya biz, yani Türkiye ne ekolü?

Güldüğünüzün farkındayım, "Ne ekolü, dalga mı geçiyorsun?" dediğinizi duyar gibiyim...

Haklısınız, Türkiye her alanda nasıl ki hiçbir ekol değilse, basketbolda da ekol mekol değil elbet.

Basketbolda Rus (Sovyet) ekolü var, Yugoslav ekolü zaten malum, hatta İspanya ve hatta ki hatta Fransız ekolünden bile söz edebiliriz lakin Türk ekolünden asla ve kat'a söz etmek mümkün değil, mümkünatı yok.

Biz olsak olsak, sadece birbirimizin ayağını kaydırmada, kendi kuyumuzu kazmada ekolüzdür ki, bu konuda kimse elimize su dökemez!

Yalan mı?

Hayır, gerçek ve çok acı. Bunu da her alanda derinden yaşıyoruz ve en taze örneği de basketbolda karşımızda duruyor.

Çakma '12 Dev Adam' ne yaptı gördük hep birlikte.

Çakma diyorum çünkü 2001'de ev sahibi olduğumuz şampiyonadaki kadro ile yakından uzaktan alakası olmayan bir kadro ile çıktık bu son şampiyonaya.

Sadece kadro olarak değil, ucubik ve uyduruk, sinir bozucu şarkısından tutun, federasyon başkanına, tribünlerin heyecandan yoksun atmosferine ve hatta medyasına kadar, nereden baksanız emanet, toplama, alelacele bir araya getirilmiş yığından başka bir şey değildi.

O nedenle bu yeni 12 dev adam olsa olsa çakma dev adam olurdu, ki öyle de oldu.

Düşünsenize, böylesine dev bir organizasyonun en önemli ayağına ev sahipliği yapıyorsunuz ama bu şampiyonada ilk 10'a girebilecek bir kadro oluşturamıyor, NBA deneyimine sahip en önemli yıldızlarınızı getirtip hazır edemiyorsunuz.

Deneyimsiz kadronuz ve uluslararası deneyimden yoksun teknik ekibinizin kritik maçlarda ezilmesini seyrediyorsunuz.

Sizin fark yediğiniz İspanya'yı Slovenya yarı finalde parçalarken, İspanya'nın Gasol kardeşlerini, Navvaro'yu gözünde büyütüp korktuğu için elleri titreyen ve boş turnikeleri bile kaçıran gençlerinizin çaresizliği aklınıza geliyor ve bir kez daha üzülüyorsunuz!

Bu şampiyonanın final grubunun Türkiye'de yapılacağı iki yıl öncesinden belliyken bu kötü tablonun mimarı kim?

Kim bu kadroyu bu turnuva için hazırlayacaktı?

Hazırlanmasına kim engel oldu?

Federasyon Başkanını apar topar kim değiştirdi ve neden?

Şampiyonaya aylar kala, Türk basketbolunun en kariyerli, uluslararası deneyimi en fazla antrenörü Ergin Ataman'ın hem ulusal hem de kendi takımından ayağını kaydırmak için kim çabaladı? Kim kovdurdu?

Evet, bu sorulara yanıt verecek bir babayiğit arıyorum!

Fenerbahçe'nin EuroLeague şampiyonu olduğunda sevinenlere, "Bu başarı Türk basketbolunun değil, Fenerbahçe'nin başarısıdır" dediğimde bana kızmışlardı. Bunu Milli Takım'da bir kez daha gördük. Obradoviç'in, Melih Mahmutoğlu'nu, Barış Hersek'i Final Four'da oynatmayıp deneyim kazanmasını engelleyerek Türk basketboluna ne kadar zarar verdiğini belki birileri hala anlamamış olabilir. Sırp koç elbette kendi kariyerini düşünüp kendi vatandaşlarını oynatacaktı da, ya bizim gençlerimiz ne olacak?

Yugoslavya ekol olurken bizimkilerin turşusunu mu kuracaz?

Ufuk Sarıca ne yapsın, Cedi Osman, Kenan Sipahi, Furkan Korkmaz, Semih Erden ve diğerleri ne yapsın?

Ufuk Sarıca'ya yapabileceğim tek eleştiri, kadroda sırf Galatasaray'dan da biri olsun diye oyuncu alacağı yerde, ligdeki diğer takımlara bakmaması olabilir. Zira Sarıca'nın da eldeki kadronun da kapasitesi bu kadardı.

Keşke 12 Dev Adam olacaklarına Furkan Korkmaz kadar cesur olsalardı, hiç olmazsa belki ilk beş içinde yer alabilirdik. Belki diyorum çünkü, kaybettiğimiz İspanya maçını anımsıyorum da; parkelerde fark yaratan sadece korkmaz Furkan'dı...

İşte bu fark, finalde Yugoslavya olarak karşımıza çıktı.

@SuatOktySnck