SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Sen ne güzel topçumuzdun HAKAN ağabey(!)

Yazının Giriş Tarihi: 15.02.2012 11:12

Bursaspor'un başında Rumen teknik adam (Fenerbahçe'de de vakti zamanında top koşturmuş) Ion Nunweiller var. Hakan Şükür henüz 19'nda, Rumen hoca, Sakaryaspor'dan gelen bu boylu poslu, fişek gibi genci görünce "Bu fizikte bu kadar hızlı, inanılmaz bir özellik" diyecekti.

Gel gelelim, Nunweiller'in Bursaspor'un başındaki macerası uzun sürmüyor, birkaç hafta sonra kovulup yerine, Beşiktaş'ta hem oyuncu, hem de teknik direktör olarak görev yapmış Dorde Miliç geliyor.

Miliç'in gelmesiyle, Hakan bir anda kendini tel örgülerin dışında buluyor ve uzun süre kadroya girmekte zorlanıyor!

Taa, Miliç de kovulup yerine Yılmaz Vural gelene dek!

Yalnız anımsatmakta yarar var. Hakan, Bursa'da maç kadrolarına dahi giremezken Fatih Terim tarafından Ümit Milli Takımı'na banko çağrılıyor.

Miliç'in gitmesi, Yılmaz hocanın gelmesi, Hakan Şükür'ün kader anı oluyor.

Yılmaz hoca, o dönem Hakan gibi kadroya girmekte zorlanan sarı fırtına Vedat Vatansever'i de alarak, Bursaspor'u Türkiye Kupası'nda finale taşıyacak muhteşem ikili yaratıyor. Vedat'ın asistleri ile sayısız pozisyona giren, girdiği onlarca pozisyonu harcayan ama golü de mutlaka bulan yepyeni bir santrfor tipi ortaya çıkıyor.

Tanjuların, Rıdvan ve Aykutların, Metin, Ali Feyyazların dönemi bitmiş, Türk futbolunda Hakan Şükür'ün yılları başlamıştı.

Bunu sezinleyen Galatasaray, ertesi yıl Hakan'ı Bursa'dan alıp Florya'ya taşıyordu.

Hakan sarı kırmızılı forma altında da, tıpkı Bursa'da olduğu gibi iyi bir partner buluyor, Arif Erdem'in asistleriyle Türk futboluna adını altın harflerle yazdırıyordu.

Yaptığı evlilikleri, babasının müdahaleleri, yurt dışına gidiş gelişleri, fıkralarıyla hem televole kültürünün, hem de futbolumuzun vazgeçilmez figürlerinden biri haline gelmişti.

Ve Hakan Şükür, futbolu bıraktı, astronomik ücretler karşılığı tv'lerde yorumculuk yaptı, iktidar partisinin milletvekilliği önerisini kabul edip Meclis'e de girdi.

Bu ülkede kimseye nasip olmayacak başarılara, zaferlere imza attı. Çok az insanın yaşayabileceği mutluluklara nail oldu. Serveti, kazandıkları helalı hoş olsun. Hepsi de anasının ak sütü gibi helal ve bileğinin hakkıyladır. İtirazı olanı Allah çarpar.

Kendisiyle birkaç kez röportaj yapmışlığım da vardır, ondan 5 yaş da büyüğüm...

Yahu Hakan ağabey, sen ne güzel topçumuzdun bizim, senlen ne güzel zaferler yaşadık, Bursa'da, Kopenhag'da, Roma'da, Japonya'da. Allah aşkına, yetmedi mi, yetmedi canım kardeşim. Millettin işsizlikten inim inim inlediği, yokluktan perişan olduğu bir dönemde, vekillikten payına düşen yetmiyormuş gibi , gidip 200 bin TL maaşla yorumculuk yapman, yakışıyor mu sana. Bu Meclis'te bedava çalışmak isteyen muhalefet partili vekillere izin çıkmazken sana kıyak geçilmesi vicdanını rahatsız etmiyor mu? Onca kazandığın helal paraların üstüne, bunları da cebine koyman...

..Ve o o lokmalar yok mu o lokmalar, boğazınızdan geçiyor mu Hakan ağabey, yahu SEN BİZİM NE GÜZEL TOPÇUMUZDUN, be HAKAN ŞÜKÜR?

Seni hep, attığın o inanılmaz gollerle anımsamak varken...

"Neden vekil oldun?" diye soranlara ne yanıt verirsin, ey güzel ve bahtsız devletimin güzide eski sporcusu, amacın, maksadın ve misyonun ne, bu kazandığın 200 bin TL'yi nerelere ve kimlere yolluyorsun, çocuklarına yedirmeyeceğini biliyorum da, seni bir türlü anlayamıyorum be HAKAN ŞÜKÜR?

"Neden vekil oldun arkadaş? Milletine devletine hizmet mi? Yoksa, yoksa..."