SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Reis'in başını Suriyeliler yakacak!

Yazının Giriş Tarihi: 20.06.2018 13:53

Aha buraya yazıyorum; seçimlere 4 gün kala diyorum ki, "Suriye'den ülkemize gelen mülteciler Recep Tayyip Erdoğan'ın sandıkta belası olacak!"

Kaç Suriyeli TC vatandaşı yapıldı, gerçek rakam nedir bilmiyorum; ama gözlemlediğim bir gerçek var ki, sokaktaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tepkisi, oy kullanma ihtimali olan Suriyeli taze vatandaşların katkısını yüz binlere katlar!

Pazar günü sandığa gidecek her seçmen, etraflarında mantar gibi biten, uyum sağlamak yerine ortamlarını kendilerine benzeten, hiç de savaştan kaçmış, mazlum gibi görünmeyen Suriyelileri ülkenin her tarafına yayılmasına kimlerin sebep olduğunu sorgulayarak tercihini yapacak!

Ben bir göçmen çocuğuyum, 2003-2005 yılları arasında kaldığım İsveç'te 10 ay bir mülteci gibi yaşayıp İsveç'e gelen yabancıların yaşamlarını gözlemledim ve önce "Gölge Adamlar" adında bir belgesel çektim, belgeselde anlatamadıklarımı da 2007'de basılan "Avrupa'da Mülteci Olmak/ Karanlıktaki Gölge" adlı kitapta topladım. Mülteci olmanın, yabancı bir ülkeye gelip kendini kabul ettirmenin ne demek olduğunu bilirim. Bunu, Eski Yugoslavya'dan 13 yaşında Türkiye'ye göç eden babam da bilir, annem de... Yaşadıkları zorlukları, topluma kendilerini kabul ettirmekteki ıstıraplarını dinleyerek büyüdüm ve onlar kadar olmasa da o ruh halini İsveç'te ben de tattım. Mülteciler yeni gittikleri ülkede birer gölge gibidirler. Yerel halk onları görmek istemez, milli servetlerini, yaşam tarzlarını paylaşmaktan kaçınır, varlıklarını kabullenmezler. Bu her toplumda her dönem (hoş olamasa da) olağan kabul edilebilecek davranışlardır. Ancak şunu diyebilirim ki dünyanın hiçbir yerinde bu kadar kalabalık göçmene, Türkiye'de olduğu gibi kontrolsüz, ülkenin dört bir yanına yayılmalarına izin verilmez. Vermezler...

16 yıldır ülkeyi yöneten Ak Parti ve lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın en büyük ve stratejik hatası Suriyeli Müslüman din kardeşlerimizin kontrolsüzce ülkenin her tarafına yayılmalarına göz yummak oldu.

Savaşın sillesini gerçek anlamda yemiş, büyük acı ve travmalar yaşamış, zor durumda olan, yardıma muhtaç insanlar da var, birikimlerini Türkiye'ye getirip kısa sürede ticarete atılmış, iktidarın kendilerine sağladığı nimetlerden fazlasıyla yararlanan ve hatta Ak Parti'den milletvekili olabilecek seviyeye gelebilmiş olanlar da...

Ve ortaya çıkan tabloya baktığımızda Suriyeli mültecilerin çoğunluğu hiç de toplumumuzda gölge gibi durmuyorlar, aksine sanki 40 yıldır buradaymış gibi rahat ve keyifleri yerinde görünüyorlar.

Evet Türkiye göçmenlerden oluşan bir toplum. Fakat bu ülkeyi vatan belleyen hiçbir göçmene Suriyeliler'e olduğu kadar rahatlık ve imkân sağlanmadı. Arnavutlar, Boşnaklar, Çerkesler, Gürcüler, yakın tarihte Bulgaristan'dan gelen soydaşlar, ne dilendi, ne de umarsızca toplumu rahatsız ettiler!

Bu ülke Peşmergeleri de, Afgan mültecileri de gördü, ama hiç biri savaştan kaçtıkları söylenen Suriyeliler kadar sığındıkları toplumdan böylesine ayrışıp nefretle bakılmadı...

Halk işte bunu görüyor, bu durum toplum içindeki ayrışmayı ve öfkeyi daha da kızıştırmış vaziyette.

Sadece iktidar karşıtlarında değil, Ak Parti seçmenleri arasında da Suriyeliler'in varlığı ile ortaya çıkan olumsuz görüntü kafaları karıştırmışa benziyor.

Vatandaşın aklına takılan ve yanıt bulamadığı en önemli soru ise Suriyeliler'in akıbetinin ne olacağı.

"Bu insanlar artık hep burada mı? Yoksa ülkelerindeki savaş bitince bir gün gidecekler mi?"

Hele son bayramda birçok Suriyeli'nin ziyaret için ülkelerine gidip dönebildikleri görülünce ve iktidar partisinden hiç kimse kafalardaki soru işaretlerine makul ve mantıklı yanıt vermeyince vatandaş için geriye tek bir seçenek kalıyor; dibe vurmuş bir ekonomi yetmiyormuş gibi bir de kamburlaşan Suriyeli sorununa çözüm üretme ihtimali olan diğer parti ve adaylara sandıkta oy vermek!

Ve bu tercih hem Ak Parti'yi, hem de lideri Erdoğan'ı zorda bırakacak gibi görünüyor.