SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Mısır'dan star çıkıyor, ya bizden?

Yazının Giriş Tarihi: 25.02.2019 21:27

Sinema dünyasının tartışmasız en prestijli ödülü Oscar'dır.

Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi'nin geleneksel olarak, öncelikle kendi sinema endüstrisini ödüllendirmek amacıyla organize ettiği 91. Oscar ödül töreninde sürpriz olmadı ve hak edenler kazandı. En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi senaryo, en iyi erkek ve kadın oyuncu ödülleri, kuşkusuz en çok merak edilen sonuçlardı. "Roma" filmi de, "Green Book" da, yönetmen ve oyuncuları da (özellikle Marshala Ali) hak ettikleri değeri buldu.

Benim en çok merak ettiğim ödül ise en iyi erkek oyuncu kategorisinde akademi üyelerinin tercihiydi...

Bu ödül de hak edene gitti ve Rami Malek zirveye çıktı. "Bohemian Rhapsody" filmindeki performansıyla güçlü ve deneyimli rakipleri arasından sıyrılarak Oscar'ı kaptı.

Oysa birçok yorumcu Viggo Mortensen'i ödüle daha yakın görüyordu. Hem "Bohemian Rhapsody"de Malek'in, hem de "Green Book"ta Mortensen'in performanslarını izledim. Film olarak "Green Book" daha iyidi ve zaten en iyi film Oscar'ını kazandı. Mortensen ile Malek'in performansları, zorluk derecesi anlamda değerlendirildiğinde kesinlikle Freddie Mercury'i canlandırmak daha bıçak sırtı bir iş. Çünkü dünyaca tanınan bir figür ve izleyiciye o karakteri hissettirmek yetenek ister.

Viggo Mortensen'in canlandırdığı karakter de gerçek hayattan biriydi ama bilinen bir figür olmadığı için izleyenlerin kıyaslama yapma şansı yoktu. Ki, Mortensen'in performansı da küçümsenmeyecek kadar iyiydi.

Bu açıdan baktığımızda Freddie Mercury'e hayat vermek daha riskliydi. Sonuçta rolün ve karakterin altında ezilmek de vardı. Fakat Rami Malek, gerek beden dili, gerekse bakış ve duruşuyla karakterini doğru şekilde özümsemiş. Bu zorluğun üstesinden, üstün bir perfomansla kalkarken, önce Altın Küre (Golden Globe) son olarak Oscarlarda hak ettiği şekilde ödüllendirildi.

Tabi Rami Malek'in aldığı bu ödülün bir başka anlamı daha var.

Rami, ailesi ABD'ye Mısır'dan göç etmiş Kıpti (*) asıllı bir Amerikan vatandaşı. Aynı zamanda Mısırlı.

Yani Rami, Ömer Şerif'ten sonra Mısır'dan çıkıp dünya starı olmayı başarmış ikinci aktördür, diyebiliriz.

1963'te Ömer Şerif,  Arabistanlı Lawrence filmindeki performansıyla yardımcı oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiş kazanamamıştı. 56 yıl sonra Mısır asıllı Rami Malek Şerif'in alamadığı Oscar'ı hemi de en iyi erkek dalında kazanarak tarihe geçti. Mısır dünya sinemasına iki süper yıldız kazandırdı.

Peki ya biz?

Türkiye olarak biz neden sinemada uluslararası bir star çıkaramıyoruz?

Dün de çıkmadı, bugün ve yarın da çıkacak gibi görünmüyor.

Çünkü bizim sinemacılarımız "biletin yanında patlamış mısır mı satsak yoksa kola mı?" kavgasını yapmakla meşgul. Ha bir de, Recep İvedik mi daha çok izlendi, Cem Yılmaz mı, yoksa Yılmaz Erdoğan mı? "Ayla" da nasıl Oscar'a aday olamadı, yok ya ne "Ayla"sı, "Ahlat Ağacı" daha süpeer(!)" tartışmalarının ortasında Cannes'ten Nuri Bilge Ceylan sayesinde gelen (klişe) ödüllerle avunduk durduk.

Hani Oscar'ımız?

E aday var mı?

Yok mu Rami Malek gibi bir starımız?

Aa neden ki?

Nedeni basit?

Bizim ülkemizde durum, deve misali...

Neremiz doğru ki, çark sinemada doğru dönsün.

Sektör olamamak en ciddi problem olarak karşımıza çıkıyor ve bu problemi çözmek için kimse çözüm üretemiyor.

Neden?

Çünkü hepsi kendi çıkarını düşünüyor, sektörleşmek için birlikte hareket edemiyor.

Diyeceksiniz ki, "Mısır'da sektör mü var ki bu yetenekler yıldız oluyor?"

Elbette Mısır sinemasından da söz etmek pek mümkün değil ama onlarda oluyor, bizde olmuyor!

Belki liyakat, belki yeni yüzlere yeni fırsatlar, geniş imkanlar, belki sinema pastası ufak olsun da bizim olsun" mantığını kırıp, pasta büyük olsun da herkes nasiplensin. 

Recep İvedik filmlerine 7-8 milyon, Yılmaz Erdoğan'ın, Cem Yılmaz'ın filmlerine 3-5 milyon izleyici gidiyorsa, e film gibi filmlere de 200-300 bin kişi gitsin ki, yeni ve daha kaliteli, daha etkili filmler yapılsın ve Dünya sinemasında yerimizi ülke olarak alabilelim.

Bizim yeteneklerimizden de birkaç kişinin ismi parlasın!

Neden olmasın?

(*) Kıptiler: Mısır'da yaşayan, Arap olmayan Hristiyan bir halk