SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Marka Kent yaratmak ve çelişkiler!

Yazının Giriş Tarihi: 07.11.2012 09:39

Başkan çok şeyler söyledi ama benim dikkatimi çeken en önemli söz şu oldu: "Marka Kent"

Bu sözü, rahmetli Hikmet Şahin döneminde duymuştuk ilk olarak.

Sonra Bursa Valiliği nezdinde defalarca gündeme geldi. Şimdi de Recep Altepe "Marka Kent" bayrağını taşımaya devam ediyor!

Güzel tanımlama, hatta sihirli kelime "Marka Kent"

Peki bu değerli sözün hakkı verilebiliyor mu?

Altı doluyor mu?

Dünyadan örnekler verdi ve "Bursa Kongre kenti olması lazım, Türkiye'de İstanbul ve Antalya bu konuda önemli kentler" dedi Başkan!

Bursa'nın da bu düzeye gelebilmesi için sihirli kelimeyi de hemen dillendirdi Altepe: "Bursa Marka Kent olmalı"

Çok güzel...

Peki Başkan, İstanbul ve Antalya'nın Marka Kent olma yolunda neler yapıldığını biliyor mu acaba?

Sosyal ve kültürel anlamda, sanatsal etkinlikler düzeyinde bu iki ilin, hatta Ankara ve İzmir'in yanında ne durumda Bursa, bakmak gerekir.

Türkiye'nin en önemli uluslararası festivalleri bu iki ilde, yani kongre merkezleri olan İstanbul ve Antalya'da yapılıyor?

Özellikle de sinema alanında.

İstanbul'un nüfusu 15, Antalya'nın hemen hemen 2 milyon!

Bursa ise kağıt üzerinde iki buçuk, tahminen de üç milyon civarında!

İstanbul'daki uluslararası festivalleri saymaya kalksam yazının sonunu getiremem.

Antalya da öyle...

Ama bu iki ilin de en önemli tanıtım fırsatlarını sinemayla ilgili yaptıkları organizasyonlarla sağladıklarını görüyoruz...

Daha önce burada da defalarca yazdım...

Kent Meydanı ile Doğan Bey Mahalesi'nde yapılan TOKİ inşaatları dışında BŞ Belediyesi'nin tüm hizmetleri, alkışa değer.

Ancak, Marka Kent olmaya çalışan bir kentin BŞ Belediyesi'nin ülkenin en iyi sinema festivali olması beklenen bir organizasyonu nasıl yok eder, çok da makul bir mazeret bulamıyorum açıkçası!

Siz hem Marka Kent olmaya çalışacaksınız, hem de Uluslararası İpek Yolu Film Festivali gibi, sinema temeline dayalı, uluslararası tanıtım için büyük önem taşıyan, Mark Kent kavramına hizmet edecek bir organizasyonu saçma sapan bir egoyla rafa kaldıracaksınız!

O festivalin yapılmaması için Başkan Recep Altepe'ye kimin aklı verdiğini çok merak ediyorum!

Son düzenlenen 49. Antalya Altın Portakal Film Festivali'ni bizzat yerinde izledikten sonra Bursa'nın neler kaybettiğini daha iyi anladım...

Başkan Altepe'nin iyi niyetinden kuşkum yok, ancak danışmanlarının (her kimse) Başkan'a ve dolayısıyla Bursa'ya ne kadar çok zarar verdikleri yerel seçim döneminde ortaya çıkacak.

(O zaman Başkan Altepe, boynuna inen pala darbelerini(!) daha iyi anlayacak, ama...)

Yazılarımı takip edenler, "Yine mi İpek Yolu, bitti kardeşim, öldü o festival, yeter artık, kimse seni umursamıyor" diye düşünebilir!

Olsun, ben o festivalin Bursa ve hatta başkanlar için bile ne kadar önemli bir kayıp olduğunun farkındayım. Belki Recep Altepe'nin etrafına üşüşenler farkında değil ama bunu anımsatmak, yeri her geldiğinde, her "Bursa Marka Kent olmalı" denildiğinde İpek Yolu'nun önemini gündeme getirmek, "Madem Bursa'yı çok seviyor, Marka Kent yapmaya çalışıyorsunuz da, neden İpek Yolu Film Festivali'ni harcadınız, bu ne perhiz, bu lahana turşusu, yaptığınız çelişki değil mi?" diye sormak boynumun borcu.

Marka Kent yaratmak için sinema sanatının ne denli önemli bir yöntem olduğunu nasıl idrak edemezsiniz, esefle izliyorum!