SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Liyakat öldü yaşasın torpilli dayanışma (!)

Yazının Giriş Tarihi: 26.09.2018 09:03

Torpilin var mı?

Torpil, yani dayın, amcan, yüksek mevkilerden birinden edindiğin, hatırı sayılır bir "hamili kart yakinimdir" kartviziti elinde olan şanslı biri misin?

O zaman sana tüm kapılar açılır, her yerde iş bulur, arzu ettiğin her makama şak diye yerleşirsin...

O iş için yeterli misin, değil misin, hiçbir önemi yok, kimse  de sana bi şey diyemez, torpilin kadar konuş(!)

Liyakat miyakat hak getire...

Torpilin yoksa vay haline...

Sınavlarda bu ülkede neler olduğunu yakın tarihte yaşananları hepimiz biliyoruz.

Çalınan sınav soruları, haksız yapılan atamalar vs vs...

Peki yetenek sınavlarında da torpil olur mu, jüri yeteneğini gördüğü halde, yetenekli genci değil de torpilli birini tercih eder mi?

"Etmez..." diyemem...

Geçtiğimiz haftalarda güzel sanatlar fakültelerinin yetenek sınavları yapıldı.

Başkanı olduğum İnSanat Derneği yönetim kurulu üyesi genç bir arkadaşımız Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü'nün yetenek sınavına girdi.

Bu sınav için aylarca hazırlandı, ezberler yaptı, araştırmalarda bulundu, değerli tiyatro ustalarından ve sanatçılardan yardım aldı ve bileğinin hakkıyla kazanacağını umut edip, onlarca kilometre yol kat ederek, sınava girmek için Bodrum'a gitti.

Bodrum GSF'nin Sahne Sanatları Bölümü sınav yönergesinde, (10 erkek 10 kız) toplam 20 öğrenci alacaklarını açıklamalarına rağmen, sadece 12 öğrenciyi okula aldılar.

Burada bir tuhaflık var; ilk aşamada yetenek sınavından 12 öğrencinin ikinci aşamaya geçtiği duyuruldu.

Arkadaşımız ise elendiği için ikinci aşamaya kalamadı. Ertesi gün yapılması gereken ikinci aşamanın akıbeti ise iki gün sonra belli oldu.

İkinci aşama olarak açıklanan sonuçlara bakıldığında ise ilk aşamayı kazanan 12 öğrencinin tamamının sınavı geçip okula girmeye hak kazandıkları anlaşıldı.

İlk aşamayı geçen aynı 12 öğrencinin, ikinci aşamayı da geçip sınavı kazanması çok garip!

Yedek öğrenci yok, ikinci aşamada elenen yok! İkinci aşama yapıldı mı yapılmadı mı belli değil...

İlk aşamada öğrenciler hangi kritere  göre belirlendi, kaçar puan aldılar o da belirsizdi...

İlk duyuruda puanlar yoktu, fakat daha sonra ilk duyurunun yer aldığı PDF dosya değiştirilip yerine puanların işlendiği yenisi eklenmiş. Zira sınava katılan 73 öğrenciden 12 öğrencinin hem ilk, hem de ikinci aşamayı kazanmaları kafalarda soru işaretleri oluşturmaya yetti.

Torpil mi var, yetenek sınavında birilerinin hakkı mı yendi, o sırada (kazanan 12 öğrenci arasında olduğunu öğrendiğimiz) bir öğrenci ile ortalıkta dolanan ismini yazmak istemediğim ünlü bir oyuncu bozuntusunun samimiyetinin(!) mideleri bulandırdığını da eklemek isterim.

Bu sınava o malum ünlü etki etti mi, ben bilmem sınav komitesi bilir(!)

Sevinen sayısı 12, hayalleri yıkılan 61 öğrenci... Kazananlardan kaçı hak etti, kaybedenlerden kaçının hakkı yendi, işte bütün mesele bu!

Şaibe elmanın içindeki kurt gibidir, vicdanları kemirmiyorsa, ağacı ilaçlamak yetmez!

Hakkı yenen bir kişi dahi olsa yazık değil mi?

Bunlar nerede oluyor?

Kurucuları arasında ünlü oyuncu Nejat İşlerin de bulunduğu Bodrum GSF Sahne Sanatları Bölümü'nde...

Bu arada anımsatmak isterim, bazı nedenlerden ötürü Nejat İşler'in okulla bir ilgisi kalmamış. (Acaba bu durumlar yüzünden mi okul ile bağlantısı koptu, bilemiyorum)

Ülkenin kırsalını kontrol etmek, oralarda adaleti sağlayıp müdahale etmek kolay olmasa gerek de, Bodrum gibi çağdaş insanların çoğunlukta olduğu bir bölgede benzer gayri ahlaki durumların yaşanıyor olabilme ihtimalini düşündükçe ülkemizin geleceğine dair umutlarımız iyice tükeniyor...

Şunu da anımsatmak isterim; sözkonusu sınava giren ve ilk aşamada elenen İnSanat Derneği Yönetim Kurulu üyesi arkadaşımız elendiğine değil, hakkının yenmiş olabilme ihtimaline üzülüyor ve ortaya çıkan bu tablo endişelerinde haklı olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda ünlü bir tiyatro ve sinema oyuncusunun yeğeni olan arkadaşımız isteseydi rahatlıkla dayısını araya sokup kendine torpil yaptırabilirdi.

"Kendime güveniyorum ve bileğimin hakkıyla kazanmak istiyorum" demişti bana sınav öncesi.

Şimdi sorarım size; torpil yaptırmamak suç mudur bu ülkede?

Demek ki, hak, hukuk, adalet ve nihayet liyakat ölmüş...

Yaşasın torpillilerin haksız dayanışması(!)