SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Hak etmek ve etmemek; işte bütün mesele bu!

Yazının Giriş Tarihi: 08.09.2013 00:34

Aradan 10 yıl geçmiş, ulusal basketbol takımı için ne değişmiş sorusunun yanıtını, Slovenya'da basketbolcularımız net bir şekilde verdi: Hiçbir şey...

"Rezil" kelimesi hafif kalır.

Ne desem bilemiyorum...

Bu yazıyı Üsküp'ten yazıyorum. Uydudan izlerken, bir gözüm Arjantin'de, bir gözüm Slovenya'daydı...

Slovenya'daki maçı izlerken aklıma Cenk Akyol geldi.

Hak ettiği halde, ayyıldızlı formadan nasıl koparıldığını dünya âlem görmüştü.

Ve, takım olamamanın ilk işaretlerini de...

Eğer ulusal basketbol takımı, takım olsaydı, tam takım Cenk Akyol'un yanında yer alır, destek olup formasına kavuşmasını sağlardı.

Ama ne kaptan Hidayet'in, ne Ersan'ın, ne Ömer'in ya da bi başka takım arkadaşının kılı kımıldamadı.

Takım ruhu işte böyle anlarda ortaya çıkar, ya da çıkarılır.

Takım olamamış, o ruhu yakalayamamış bir ekibin uluslararası bir organizasyonda başarılı olma şansı da sıfır...

Balık baştan kokar misali, Basketbol Federasyonu'nun kaşarlaşmış sisteminin, kaşarlaşmış basketbol anlayışına sahip köhne sistemde ısrar edip, kendi evlatlarına güvenmemesinin kaçınılmaz sonucu bu, ortaya çıkan tablo acı ama gerçek.

Ve Yunanistan maçında hak eden kazandı.

İyi oynayan demiyorum, iyi oynayan zaten bir şekilde kazanır. Fakat sistemi olan, sadece günü değil, yarını da planlayıp buna göre hareket eden zihniyet hep "hak ederek" kazanır.

Biz asla, hiçbir şekilde hak etmedik, o nedenle ben zerre kadar üzülmedim.

***

Basketbolda yaşadığımız bu kayıptan bir saat kadar önce ise Slovenya'da binlerce kilometre uzaklıkta, dünyanın öbür ucu Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te 2020 Olimpiyatları'nın yapılacağı kentin oylaması gerçekleşti.

En son söylenmesi gerekeni en başta söylemek gibi bir huyum var. Açıkçası, olimpiyatların bize verilmesini isterdim.

Şaka değil, olimpiyat bu...

Lakin, tıpkı basketbol milli takımızın başarıyı hak etmediği gibi, olimpiyatları organize etmeyi de hak etmedik.

Nereden bakarsanız bakın, Japonlar bizden her türlü, çok ama çoook ilerde, üstün, çalışkan, dürüst, samimi ve güçlü.

Biz, samimi değiliz, çalışkan değiliz, dürüst hiç değil...

İstanbul gibi kaos diyarı bir metropole olimpiyatların verileceğini hayal etmek bile büyük hayal(!)

Madrid ile eşit puan aldıktan sonra yapılan ikinci oylamada Japonların tercihlerini bizden yana kullanacağına adım gibi emindim.

Çünkü onlar için güçlü rakip olan İspanyollardı. Daha önce olimpiyat düzenlemiş bir ülke yerine Türkiye'nin daha kolay ekarte edilebileceğini kestirmek zor olmasa gerek. Nitekim de öyle oldu ve delegeler, bizi Japonların karşısına kolay lokma olarak çıkardı.

Finalde Tokyo kazandı.

Yani hak eden...

Yani bütün mesele Müslüman veya Türk olmak ya da olmamak değil, bütün mesele hak etmek, hala anlamadınız mı?

https://twitter.com/Suatsh