SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Gelelim Alinur Aktaş'ın faydalarına...

Yazının Giriş Tarihi: 02.04.2019 09:07

Evet, Alinur Aktaş artık Bursa'nın resmen seçilmiş belediye başkanı.

Önce kendisini tebrik ediyor ve başarılar diliyorum. Bursa'nın sanatla anılan özgün derneklerinden biri olan İnSanat'ın başkanı olarak, Bursa adına yapacağı her iyi ve hayırlı işte yardımcısı olup destekleyeceğimizi ve yanlışlarında da eleştireceğimizi buradan bir kez daha anımsatmak istiyorum.

Çünkü bizim için Bursa'nın başında Alinur olmuş Mustafa olmuş, şu partiliymiş bu partiliymiş, hiçbir önemi yok. Önemli olan bu kente, Bursa insanı için ne yapacak, artı ne değerler, ne hizmetler bırakacak olmasıdır.

Çünkü önümüzde Recep Altepe gibi bir hayal kırıklığı var ve ne yazık ki Sn Alinur Aktaş onun kötü mirası üzerine, kıl payı da olsa Bursa'nın teveccühünü(!) kazanarak beş yıllığına o koltuğa oturma hakkı elde etti.

Buraya kadar her şey normal, diyelim; lakin beni endişelendiren bir noktaya değinmeden de geçmek istemiyorum; malum; Sn Altepe Sn Erdoğan tarafından görevden alındı; peki yarın öbür gün aynı durumun Sn Aktaş'ın başına da gelmeyeceğinin garantisi var mı?

Beş yıllık görev süresini doldurmadan görevden alınırsa Altepe gibi Bursa halkının günahı ne olacak?

Ankara ve İstanbullular iktidar partisini belki de bu durumdan ötürü cezalandırdı ve yerlerine muhalefet partilerin adaylarını tercih etti.

Bursa'da ise Sn Alinur Aktaş'ın, özellikle son dönemlerde yaptığı gaflarına ve kullandığı ayrıştırıcı diline rağmen Ak Parti'den vazgeçmedi...

Bekleyip göreceğiz; ama şunu da anımsatmak isterim; Ak Parti için 31 Mart seçimleri asla bir başarı değildir.

Zira seçim öncesi yaşananları önümüze alıp baktığımızda, tüm tehdit, hakaret ve iftiralara, devletin her türlü imkanlarını kullanmalarına rağmen, çoğunlukta kazanmış gibi görünse de, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere bir çok il kaybedildi, Bursa gibi bazı bölgeler ise çok az farkla Ak Parti'de kalsa da, Sn Erdoğan başta olmak üzere Ak Parti teşkilatının bunu iyi değerlendirip "nerede yanlış yaptık, niye doğru yapamadık?" diye sorması, sorgulaması gerek!

Çünkü vatandaşı ayrıştırmak, kendi seçmeninin ve tabanının saflarını sıkı tutturmak için uygulanan yöntemin işe yaramadığı anlaşılıyor.

Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Sn Erdoğan'ın Ankara'da yaptığı balkon konuşmasında da bunu anlıyoruz. Sadece eşi Sn Emine hanımla birlikte çıktığı balkonda, önceki yıllarda görülen coşku ve kalabalıktan da eser yoktu.

Oysa ki, Sn Erdoğan bu ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu anımsayıp kazanan muhalefet partisi adaylarını da kutlaması gerekirdi.

Bunu yapmayarak aslında sadece kendi adaylarının ve seçmeninin başkanı olduğunu (ya da Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olamadığını) tüm dünyaya bir kez daha göstermiş oldu.

Peki Mustafa Bozbey kaybetti mi?

Kağıt üzerinde belki kaybetti ama kendisi hakkında yürütülen iftira kampanyalarını dikkate aldığımızda az farkla başkan olamaması trajik gibi görünse de aslında bu bir kayıp değil, devlet destekli bir adaya karşı verilen saygın bir mücadele olduğunun altını çizmek gerek.

Sn Alinur Aktaş da bence şu soruları sormalı kendine: Eğer devlet (iktidarın ve Sn Erdoğan'ın bunca desteği) olmasaydı, Bozbey'e, (özellikle) sosyal medyadan yürütülen linç ve iftira kampanyası yapılmasaydı seçimi kazanabilir miydi? Halk gerçekten Sn Aktaş'a mı verdi oyunu yoksa Sn Recep Tayyip Erdoğan'a mı?

Neyse, şöyle ya da böyle; Sn Alinur Aktaş atanarak geldiği Bursa'nın Büyükşehir Belediye Başkanlık koltuğuna seçilerek oturma hakkını elde etti.

Yazımın girişinde değdiğim gibi; seçim öncesi yaptığı vaatlerinin takipçisi ve destekçisi olacağız, yanlışlarını da yazmaya, çizmeye, söylemeye devam edeceğiz.

Başarılı olursa o bizim de başarımızdır, vereceği her hizmet Bursa'nın yararına olsun, umarım Sn Recep Altepe'nin düştüğü gaflet çukuruna düşmez ve tüm Bursalılar'ın başkanı olur ve hepimizi kucaklar!

Not: Bursa'nın geri kalmış ve kalkınmamış tüm ilçelerinde Ak Parti'nin farklı kazanmış olması ve tercihlerinin Mustafa Bozbey'in kaderini belirlemesi de sosyolojik ve politik olarak incelenmesi gerektiğini anımsatmak isterim...