SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Ertuğrul Hoca'ya yapmayın bari!

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2011 00:25

Vur dedik mi, öldürüyoruz. Ayı gibiyiz vesselam, severken öldürüyoruz sevdiklerimizi.

Şiddet ve nefret kültürü ruhumuza işlemiş!

Kızdık mı, sinirlendik mi, acısını diş geçirebildiklerimizden çıkarıyoruz.

Kadınlarımız; analarımız bacılarımız, olmadı çocuklarımız. Gücü, gücü yetene...

Şiddet olmadı, baskı uygulamak en kolay yöntem.

Sindirmek için tek yöntem kaba kuvvet de değil, işten atma, kovma, dışlama ve sürüm sürüm süründürme, bir başka tehdit unsuru.

Ya tarafsındır, ya da BERTARAF!

"Ya benimsin, ya da kara toprağın" şarkılarıyla semirmiş bir ırkın ahfadıyız, nihayet.

Yıl 2012, lakin davranışlar ortaçağdan kalma!

Olmuyor, "Avrupa şehri" unvanlı bu kentin halkına nankörlük yakışmıyor.

Hadi bu kent Bursalı bir hemşerisine her türlü muameleyi reva görebilir.

Ne de olsa ben bu kentin çocuğuyum.

Ama Bursa'ya rüyalarında dahi göremeyeceği başarılar tattırmış Ertuğrul Sağlam'a "yetti artık, sktr gitsin!" diyebiliyorsa birileri, yazıklar olsun demekten başka çok şey gelir elden!

Tribünden bir esnaf arkadaşımla karşılaştım geçen hafta! Kapalıçarşı'nın eski esnaflarından.

Belki serseri biri söz konusu olsaydı, ciddiye alıp burada yazmaya bile gerek göremeyebilirdim.

Ama söz konusu, saygın(!) bir esnaf olunca bunu herkesin bilmesinde fayda var diye düşündüm.

Kim olduğunun, adı sanının ne önemi var. Bursalı ve Bursasporlu bu sözleri söyleyen.

Son Fenerbahçe yenilgisinden sonra deliye dönmüş. Yenilmenin de yenmek gibi sporun bir parçası olduğunu anlayamayacak kadar çağdışı bir yaratığa bürünmüş!

"Takım kötü gidiyor, nasıl düze çıkarız?" diye sorma gafletinde bulundum ya, hay dilimi eşek arısı sokaydı, demez olaydım!

Adam başladı kinini kusmaya.

Yok, Ertuğrul hocadan bir şey olmazmış da, buraya kadarmış da, lanet olsunmuş da, takımı düşürmeyi amaçlıyormuş da...

Buradan yazmaya terbiyemin müsaade etmediği yığınla hakaret ve nefret söylemlerinde bulununca dayanamadım.

"Yapmayın yahu, bu adam bize şampiyonluk yaşattı. Bu yaptığın nankörlük değil mi? Yakışıyor mu bize böyle konuşmak" diye tepki gösterdim.

Peki, esnaf kardeşimiz ne dese beğenirsiniz:

"Bitti o günler. Varsayalım sen karınla boşandın. Boşandıktan sonra, sen yoluna o yoluna. Sktr gitsin dersin değil mi, aynen öyle?"

Ben duyduklarımla şoktayım. "İyi de Ertuğrul Sağlam ve futbolcular şampiyon yapmadı mı bu takımı?" diye soruyorum, saf saf.

Aldığım karşılık başka yorum yapmama gerek bırakmadı:

"Ne Ertuğrul'u, ne futbolcuları... Bu takımı TARAFTAR şampiyon yaptı!"

Sustum. O devam etti:

"Yönetim de Ertuğrul hoca da gitmeli. Başkası gelsin. Zaten bu yönetim rezil, hoca da onlara uydu. Olmayacak bunlarla."

"Bursa'da kaç kişi böyle düşünüyor" olabileceğini sorguladım birden!

Bu nankörlüğü tüm kente mâl etmek ne kadar doğru ve gerçekçi bir yaklaşım olur, emin değilim.

Ama ortada apaçık bir NANKÖRLÜK olduğu da aşikâr!

Oysa zor günde birlik ve beraberlik içinde olmak gerektiğini önceki yıllarda yaşadık.

İşte şimdi destek olmak gerekir, hem birbirimize, hem de zorda olan TAKIMA!

Hadi filmimi beğenmediniz, her türlü hakaret ettiniz ama onun başarısı somut, inkâr edilemez; bari Ertuğrul hocaya yapmayın!

Çünkü lig devam ediyor ve keskin sirke küpüne zarar!

Her ne kadar Antalya maçında da umut vermekten uzak bir sonuç ortaya çıksa da, tribünlerin homurdanma katsayısında artış gözlense de, Ertuğrul Sağlam'ın şu söylediklerini yabana atmamak lazım: "Çok açık yüreklilikle söylemek istiyorum ki; son 2.5 senede ürettiğimiz başarıların, geldiğimiz noktanın bu kadar kısa zamanda zayii olmasını kesinlikle izin vermeyeceğiz."

Eğer bizi şampiyon yapan takımın mimarı Ertuğrul Sağlam'sa ve ona güvendiysek, bu takımı toparlayacağına da inanıp güvenmeliyiz.

Zira yaptıkları, yapacaklarının teminatıysa, SABIR en iyi ilaçtır!