SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Çekirge bu kez sıçrayamadı!

Yazının Giriş Tarihi: 09.09.2014 22:57

Affetmedi de...

Çeyrek finalde kaybettik...

Yenebilir miydik Litvanya'yı?

Elbette...

Litvanya gibi basketbolu ekol olmuş bir rakibin karşısına çıktıysanız, hatasız oynamalısınız...

Sadece hatasız mı?

Elbette hayır... Mükemmel oynamalısınız.

Savunmada açık vermeyeceksiniz, hücumda yüksek yüzdeyle oynamalı, ribauntlarda üstünlük sağlamalısınız...

Bunları biz yaptık mı?

Hayır...

E o zaman kazanma şansınız yok...

Grup maçlarında ve son Avustralya karşısında son saniyelerde maçı çevirebilirsinız de, Litvanya bu fırsatı vermez. Savaşmazsanız, takım oyununu ortaya koyamazsanız, geçmiş olsun!

Kazansaydık muhtemelen ABD'nin rakibi olacaktık.

Ve muhtemelen ABD bizi fena yapardı...

"İyi ki de elendik" demiyorum elbet... Bir kez daha ABD ile oynamak keyifli olacaktı, en azından iyi bir deneyim.

Peki neden kaybettik, neden Litvanya'yı yenemedik?

Başta da dedim ya, Litvanya bir basketbol ülkesi ve dünyada, ABD, İsrail, Yunanistan ve Hırvatistan gibi gerçek bir ekolü!

Biz ise ekol falan olamadık hiç. Avrupa ve Dünya Şampiyonaları'nda elde ettiğimiz 'iki'ncilikler dışında üst düzeyde kazandığımız bir başarı yok.

Uzun süredir ulusal takımlar çapında bocalıyorduk. TBF'nin yanlış antrenör seçimleri bize çok zaman ve deneyim kaybettirdi. Ergin Ataman tercihi ise çok geç yapıldı. Buna rağmen Ataman'nın genel anlamda başarılı olduğunu söylemekle beraber, Litvanya önünde oyuncularını kullanma skalasını geniş tutamadığını gördük. Özellikle dış şut atabilecek skorer çıkartamadı. Emir kısırdı. Ender istenilen düzeyde değildi. Kenarda Cenk vardı ama nedense Ergin hoca, ABD maçı dışında ondan istediği gibi yararlanamadı.

Cenk gibi şutör oyuncular moral ve motivasyon ve sürekli oynayarak-oynatılarak katkı sağlar. Ergin Ataman, ne yazık ki Emir'e tanıdığı hata yapma şansını Cenk'e tanımadı. Bu tolerans Emir'in son saniyelerde maç kazandırmasına yaradı. Fakat Emir kötü oynadığında yerini dolduracak Cenk'i kenarda unuttu.

Zaman zaman bunu Oğuz için de yaptı.

Ömer yorulduğunda veya faul sıkıntısı yaşadığında, Litvanya gibi böylesine önemli bir rakibe karşı, en kritik anlarda Oğuz yerine gitti Barış Hersek'i sahaya sürdü.

Litvanya coachı Jonas Kazlauskas kenarda bekleyen neredeyse tüm oyuncuları kullanırken, Ergin Etaman ikinci beşten alternatif üretmekte yaratıcı olamadı.

İşte bu durum iki takım arasındaki en belirgin ve en önemli farktı ve maçın sonunda kazanan takımı belirleyen unsur oldu...

Kimileri buraya kadar gelinmesini başarı olarak görebilir ama bence ortada başarı falan yok. Başarı ancak madalya olsaydı "başarı" olarak adlandırılabilir.

Şu gerçeği de göz ardı etmek haksızlık olur: "Bu takımda iş var" Enes Kantar ve Ersan İlyasova'nın katılmasıyla, Ergin Hoca'nın da yanlışlarını görüp daha çok deneyim kazanmasıyla önemli turnuvalarda madalya kazandırabilir.

Hiç olmazsa bu potansiyeli olduğunu bize gösterdi.

3 kere, son saniyelerde sıçrayabilen çekirge değil de, gerçekten de dev olduğunu da kanıtlayabilir... ;)

twitter.com/inSanatDernegi