SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bursaspor’un üzerindeki katlanan lanet (!)

Yazının Giriş Tarihi: 15.02.2022 23:47
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.02.2022 03:31

"Adı Aşk Bu Eziyetin / Camcı" filmimin senaryosunu yazarken, yıllarca başarılı olmamasının gerekçesini simgesel olarak betimlemek için “eşeğin ahı tuttu” diye bir replik yazmıştım.

Bursasporlular bilir; 80’li yıllarda 1-0’lık deplasman galibiyeti sonrası Denizli çıkışında köylülerin taşlı saldırısına, yakaladıkları masum eşeği keserek karşılık vermeleri anlatılır.

Efsane haline gelen o eşek kesme olayını bizzat görenlerle ve başkasından duyanlarla da konuşup yeniden kurgulamış o sahneyi filme eklemiştim.

Bursaspor’un ve Bursa’nın adını karalayıp kötülediğimi iddia eden Bursasporlu taraftardan hakaret işittiğimi de anımsatmak isterim. Marketleri talan eden, rakip deplasmandan dönüşte sağ sola saldırıp esnafın dükkânlarına zarar veren Bursaspor taraftarı kimliğine bürünmüş tribün eşkıyaları değil de Bursa’nın adını ben lekelemiştim onlara göre…

Neyse; ben o filmi çektiğim 2009-2010’da Bursaspor inanılmaz bir başarış göstermiş Süper Lig’de şampiyon olarak tarihe geçmiş ve böylece eşeğin ahı yani laneti de ortadan kalkmıştı.

Kalkmış mıydı gerçekten?

Çünkü ardından kulüp peyderpey siyasilerin egolarını tatmin ettiği bir çiftlik haline gelirken, şampiyonluğun pay sahiplerini de birer birer ya pişman ettiler ya da dışlayıp arkalarına teneke bağlayarak kovdular…

Bursaspor-Tuzlaspor maçını izlerken aklıma bunlar geldi ve dedim ki kendi kendime, "Meğer lanet kalkmamış, eşeğin ahına, haklarını yedikleri futbolcular, durduk yere kovdukları, tribünden ana avrat sövüp yuhaladıkları teknik adam, malzemeci ve personelin ve elbette Atatürk Stadı’nın da ahı eklenmiş!"

Daha önce "Alırsan Atatürk Stadı'nın ahını..." başlıklı yazımda o konuya değinmiştim.

Koskoca Bursa şehrinin futbol kulübü, Süper Lig şampiyonluğu yaşamış ama bir alt lige düşerek rezil olmuş Bursaspr’un mabedi Atatürk Stadı yıkılırken sesini çıkarmayan taraftarlar, filmime eşek kesme sahnesi koydum diye bana demediğini bırakmamıştı.

Geçen sezon gençlerle harikalar yaratan kadrosunu bozarak, teknik adamını daha ilk maçtan sonra kovan Emin Adanur’un Ali Ay’a rahmet okuttuğunu da bilmem anımsatmama gerek var mı?

Benim de ahım var mı bilemem ama lanetin devam ettiğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Üzüldüğüm tek nokta; Tamer Tuna gibi genç ve istikbal vaat eden yetenekli bir teknik adamın kariyerinin en kötü deneyimini basiretsiz ve beceriksiz yöneticilerle yaşaması!

Emin Adanur, Mustafa Er’i kovarak gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklenmişti zaten. Tamer Tuna doğru bir isim olsa bile yanlış iliklenmiş bir gömlek üzerlerinde ne kadar düzgün duracaksa Tamer hoca da o kadar sakil duruma düşmüş vaziyette…

Kulübün borçları nedeniyle battığı ve bu nedenle hiç kimsenin yönetimi devralmak istemediği bilinen bir gerçek! 

Bursaspor FK öneresine ise taraftarların büyük bir kısmının abartılı tepki verdiğini, ama borçlardan başka nasıl kurtulacaklarına dair tek bir öneri getiremediklerini unutmamak gerek!

Ez cümle…

Bursaspor bağıra bağıra 1. Lige düşmüştü, şimdi de güle güle (!) 2. Lige düşüyor… 

Bu tablonun bir değil, binlerce suçlusu, yüzlerce sorumlusu var!

En başta da Bursaspor’un içine eden, Atatürk Stadı’nı yıkan AKP’li Recep Altepe ve sessiz kalarak buna ortak olan taraftarlardır...

Süper Lig şampiyonu olup da 1. Lige düşerek adını tarihe kara bir leke olarak yazdıran takımın, 2. Lige düşerek yeni bir kara lekeye imza atmasının önüne kim geçebilir? 

Taraftarıyla yönetici bozuntularıyla, medyasıyla, 2010'da bileğinin hakkıyla elde edilen tertemiz şampiyonluğun altında ezildiğini, medyasından, tribününden, yöneticisine kadar gerçek anlamda profesyonelleşmeden üst ligleri hak etmediğini anlamak istemeyenleri ben de anlayamıyorum!

Bugün kulübün düştüğü bu durum tam da layık olduğu yerdir, bu zihniyet değişmediği sürece bulunduğu mevcut durum bile fazladır, lükstür, haramdır!