SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bücür Cadı Batalla!

Yazının Giriş Tarihi: 24.08.2012 07:24

Aslında neden umutlu olduğumu biliyordum...

Ve bu umutla, uzun bir aradan sonra Atatürk Stadı'nun yolunu tutup maça gittim. Kale arkası, Texas'ın oradaydım, yanımda kardeşim, yeğenim ve ortanca oğlumla birlikte umudumun hayat bulmasını umdum.

O ne coşku, o ne sevgiydi öyle Allahım. Yer yeşil gök beyazdı adeta...

Takımdan umudunu hiçbir zaman yitirmeyen yaklaşık 25 bin kişinin yaptığı tezahüratın uğultusu hala kulaklarımda.

Twente maçı öncesi umutluydum Bursaspor'dan, çünkü bu kadro, bir-iki değişiklik dışında neredeyse aynı ve uzun süre bir arada oynamanın avantajıyla, hem lig, hem de Avrupa deneyimi de çok arttı!

Öyle şatafatlı transferler de yapılmadı ve bu durum bir kesim taraftarın pek de hoşuna gittiği söylenemez.

Maç UEFA Kupası Play-Off eleme ilk maçı ve rakip Hollanda futbolunun güçlü temsilcisi Twente. Yıllar önce karşılaştığımız son Hollandalı Ajax'tı ve sonucu anımsamak bile istemiyorum.

Oysa Bursaspor'dan umutlu olduğum son maç Türkiye Kupası finaliydi. Ancak o gün yaşadığım hayal kırıklığımın büyüklüğü beni derinden etkilediğinden, bu maç için taşıdığım umudu pek ayyuka çıkarmamaya çalıştım.

Maçın başlamasından bir buçuk saat öncesinden tribündeki yerlerimizi alırken taraftarın coşkusunu görünce "Acaba erken mi başladılar, maç başlamadan enerjileri tükenecek, heyecanlarını yitirecekler" diye düşünsem de yanıldığımı ilerleyen dakikalarda anladım.

Maçın ilk 10 dakikasında harcanan 4 pozisyon sonrası tek atakta gelen Twente golü moralleri bozsa da umutlarımızı tüketmeye yetmedi. Ve "Bücür Cadı Batalla" çıktı sahneye. Soldan Ozan ortaladı Arjantinli öyle bir vurdu ki... Goool 1-1

Eşitlik ilkesine uymayan bir sihri var bu adamın(!) Fiziği ile futbolu, yaptıkları ile yapamadıklarını alt alta, üst üste koysam ve bir şeyler yazmaya kalksam yeterli kalmıyor.

Ama görüldü ki, Bursaspor'un en büyük transferi her sezon olduğu gibi yine Pablo Batalla...

Bence Nejat Bejadiç'ten sonra Bursaspor gelmiş, en yararlı ve en büyük etki bırakan yabancı Arjantinli Batalla.

Kendisine bir türlü ısınamadığım Sestak'a hayıflanıyorum, "Bursaspor'a geldiği günden bu yana bir hayırlı, dişe dokunur iş yapmadı ama Ertuğrul hoca yine de banko oynatıyor" sitemlerim arasında Bücür Cadı'nın sihirli asisti ile buluşan Sestak öyle bir vuruyor ki, o da bana kapak oluyor: 2-1

"Kes sesini Suat, arkana yaslan ve keyfine bak!"

İspanyol hakemin berbat düdükleri, bize gösterdiği saçma sapan sarı kartları bile moralimizi bozmaya yetmiyor.

Yine sol kanattan kopup gelen Pablo Picasso Batalla, orta yapacak diye beklerken vuruyor ama bu sefer direk, ah direk, olmuyor! Skorda öndeyiz ama rövanş için yetmiyor, umudumuzu Hollanda'ya taşımak için bir gol, bir gol daha lazım, biliyoruz.

Pinto'ya bakıyorum, "Rakibi hırpalıyor, koşuyor, yırtınıyor, bu çabasını golle süslemesi lazım Şilili" diyorum ama olmuyor.

Ozan İpek'i arıyor bakışlarım, "Şampiyon olduğumuz yıldan sonra bir doymuşluk, bir bıkkınlık sergiliyor, yaptığı gollük ortadan sonra yine kayıplarda" derken, soldan Vederson'un pasıyla (bana inat(!) kopuyor Ozan, sanki düşüncelerimi duydu, ortalıyor ve "o boyla nasıl o kafayı vurdun be bücür, be cadı Pablo Batalla..."

Nihayet nefes aldıran skoru yakalıyoruz: 3-1

Bu skor tur için yeter mi, e adam olana çok bile...

Fakat orada işimiz kolay değil, skora güvenip de işi sıkı tutmayacak kadar beceriksiz bir kadro yok ortada.

Ertuğrul Sağlam ve talebelerine güvenim(iz) tam, çünkü...

Son sözüm taraftara: Tribünler şahaneydi, taraftar harika...Fakat bir de haddini bilse, herşey daha iyi olacak ama... Çünkü takım Twente gibi bir rakibi sürklase ederek 3-1 kazanmış görevini yapmış. maç sonu yorgunluk had safhada, taraftar işin b.kunu çıkarıp zorla timsah yürüyüşü yaptırıyor,

İsteksiz yapılan timsah yürüyüşünün fotoğrafları gördüm de. O maçı 3-1 kazanmak timsah yürüyüşü yapmaktan daha önemli, ben anladım, umarım taraftar da anlar!