SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Ben futboldan anlamıyorum, evet...

Yazının Giriş Tarihi: 03.09.2012 08:16

Haklı olabilir.

Eski bir basketbolcu, uzun yıllar spor gazeteciliği yapmış, bir dönem Bursaspor muhabiri olarak çalışmış biri ne kadar futboldan anlıyorsa ben de o kadar anlıyorumdur. Hem, zaten bu yazdıklarıma da futbol yazısı değil, tamamen gözlem ve kişisel değerlendirmelerin yer aldığı, birkaç satır ahkâm denebilir...

"Avrupa'da bizim ne işimiz var? Haddimizi bilmemiz lazım!"

"Ertuğrul Sağlam Avrupa'da başarılı olamıyor, hoca misyonunu tamamladı, gitmesi lazım"

"Takım kredisini tamamladı, Ertuğrul hoca ile balayı bitti"            

"Herkes gider biz kalırız" gibi söylemler için taraftar sonuna kadar haklı.

Ama artık bu kredinin tükendiği, sert söylemleri, daha ağır eleştirileri Twente maçının ardından yüksek sesle dillendirildiğini görmek şaşırtıcı değil ama üzüntü vericiydi.

Çünkü bu anlayış klasik ve en kolay davranış olarak karşımıza çıktı hep. Bursaspor taraftarı, özellikle şampiyonluk geldikten sonra, gerek İstanbul gerekse öteki Anadolu takımı taraftarlarının ötesinde bir tutum sergileyerek her türlü sonuçta, hem hocaya, hem de futbolculara hep destek çıktığını inkar etmemek gerek...

Twente yenilgisi sanırım bardağı taşıran son damla oldu!

Son G.Saray yenilgisi ise eteklerdeki taşların yavaş yavaş avuçlara alındığını, bundan sonra alınacak ilk yenilgi için bu taşlara ovulmaya başlandığını söylemek zor olmasa gerek!

Oysa Avrupalı olmak ille de bir Avrupa takımını elemekle olunmuyor.

Daha sabırlı, daha gerçekçi ve objektif düşünmek, zor anda, desteğe ihtiyaç olduğunda, her zaman kaybedenin yanında olabilmek değil midir marifet?

Bursa'nı, en azından futbol takımı söz konusu olduğunda buna sahip olduğunu söyleyebiliyorduk.

Ama artık yok!

Twente ve G.Saray maçlarında sergilenen futbol ile alınan sonuçlara bakınca bireysel hataların, şansızlığın ve hakem kararlarının önemli etken olduğunu söylemek zor değil!

Twente maçını yöneten İtalyan hakemin ne denli berbat olduğunu Altan Tanrıkulu da Showtv'de yayınlanan Orta Saha programında da dün gece dile getirdi ve bir acı gerçeği yüzümüze vurdu: O hakem aynı kararları bir başka Avrupa takımına karşı veremezdi.

Ben de diyorum ki, o gün Twente karşısında, biz değil de G.Saray ya da F.Bahçe dahi olsaydı eğer o hakem bu kadar pervazsızca hakkımızı gasp edemezdi!

İşte benim de anlatmak istediğim budur. Hakem kötüydü Hollanda'da. Çok rahat harcadı bizi. Çünkü rakip Bursaspor'un ne lobisi var, ne kulis yapabilecek potansiyeli, ne de hakkını arayabilecek gücü! Ne arkasında duracak, savunacak bir medya var peşinde!

Geçin Twente maçını.

Kaç  kişi tartıştı, yediğimiz ilk golü?

Eboue'nin Hakan Aslantaş'a yaptığı faulü konuşmamak, görmemek için ille de G.Saraylı mı olmak gerek?

Maçı tekrar izleyin ve Hakan kafayı vurmadan önce Eboue'nin yaptığına bir daha bakın!

Ve elbette, savunma hataları...

Söyleyecek söz bulamıyorum.

Yorgunluk mu?

Şanssızlık mı?

Beceriksizlik mi?

Ama bir gerçek var: 3 maçta, üçüncü yenilgi...

Twente maçına da, G.Saray maçına da bi şey diyemiyorum, lakin Ertuğrul hocaya kızcaksam, eleştireceksem eğer, esas İBŞ Belediyespor maçındaki tercihleri için kızarım. Bence Sağlam'ın en büyük gafleti o maç olmuştur!

Şanssızlık denemez elbet!

Hayır, her yenilginin bahanesi olabilir ama işte o maçın mazereti yok.

Hele bundan sonrası için asla!