SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Balkanlar'da 15 gün...

Yazının Giriş Tarihi: 01.10.2013 10:03

İlk 1981'de görmüştüm Üsküp'ü. O zamanlar Yugoslavya vardı. Bursa'da henüz yokken yürüyen merdiveni ilk bu kentte görmüştüm. Düzen ve intizam hayranlık uyandırıcıydı. Çok değil 11 yıl sonra, 1992'de TOFAŞ basketbol takımıyla gittiğimde Yugoslavya dağılmış, Makedonya çıkmıştı ortaya ve o güzelim sistemin içine edilmişti.

Üsküp'ün Makedonya tarafı

Priştina ile Üsküp eskiden iki komşu şehirdi. Eskiden dediğime bakmayın, 20-25 yıl öncesinden söz ediyorum. Eski Yugoslavya'nın en geri kalmış bölgeleri, Yugoslavya parçalandıktan sonra Kosova ve Makedonya olarak iki farklı minik ülke haline geldi. Artık Priştina'dan Üsküp'e pasaport ile gidilip-gelinebiliyor. Kosova halkının büyük bölümü Arnavut ve Müslüman, Makedonya ise yarı yarıya, Müslüman ve Ortodoks Makedonlar ile çoğunluğu Arnavut halkı arasında uçurum var.

Kosova-Makedonya sınır kapısı

Yolum önce Kosova'ya düştü.

Kosova'nın İpek (Peje) kentinde düzenlenen 4. Uluslararası Shqip Short Film Festivali'ne katılmak için 15 gün kadar Balkanları gözlemleme fırsatı buldum. Bursa Kültür AŞ katkılarıyla çektiğimiz kısa filmimiz "Yük" ve İnSanat üyesi Okan Gökalp'in "Kulübe" adlı kısa filmiyle birlikte Türkiye'yi temsil ettiğimiz dünyanın bu en yeni ülkesi Kosova'yı da yakından tanımış olduk.

Kosova'nın İpek (Peje) kenti tipik bir Anadolu kasabası gibi

Her tarafı buram buram Anadolu ve Osmanlı kokan Kosova ve halkı o kadar çok bize benziyor ve o kadar çok bizi örnek alıyorlar ki, yabancılık çektiğimizi söyleyemem. Beş vakit okunan ezandan, marketlerdeki Türk malı ürünlere, ekranlardaki Türk TV dizilere, hatta yabancı turistleri kazıklamaktan rahatsız olmayan taksicilere dek, bize o kadar çok benziyorlar ki...

İpek (Peje) kenti ve Rugova dağları

Kurulu olduğu Rugova dağlarının eteklerinden, buz gibi sularının aktığı şelalelerine kadar, tipik bir Anadolu kasabasından farksız İpek kenti. Shqip Film Festivali ile de hem ülkelerini hem de kültürlerini uluslararası alanda tanıtmanın en etkili yolunun sinema olduğunu fark etmişler ve 2,5 milyonluk (Bursa kadar) nüfusa sahip olmasına rağmen 3 adet uluslararası film festivaline sahipler. Bunlardan belki de en mütevazi olanı, yaklaşık 50 bin avroluk bütçesiyle Shqip Film Festival. Festival sonunda, Alman, Azeri, Kosovalı ve Finlandiyalı festival jürisi ödüllerin çoğunu Kosova ve Arnavut sinemacılara verdi.

Makedonya'da Müslümanlar ile Makedonlar'ın yaşam kaliteleri öyle farklı ki...

6 gün İpek kentinde festivale iştirak ettikten sonra arkadaşlarıma veda edip, komşu ülke Makedonya'nın başkenti Üsküp'e geçtim.

***

Bir zamanlar komşu kent olan Priştina ile Üsküp arası 110 km. Ama şimdi arada sınır var ve geçebilmek için mutlaka pasaport gerekli. Makedonya devleti Kosova vatandaşlarından geçiş için kamyon 5, binek araç 2, yaya geçişi için ise 1 avro para alıyor. Son dönemlerde de Kosova vatandaşlarına vize uygulamayı tartışıyor. Bu konular yaşanırken, ben de Üsküp'teyken Kosova devleti komşusunu bu tutumundan vazgeçirmek için sınırı tek taraflı araç geçişlerine kapattı ve ortalık da karıştı. Kosovalılar, akrabalarını görebilmek için Makedonya'ya para ödedikleri yetmiyormuş gibi vize uygulanmak istemesine büyük tepki gösteriyorlar.

Makedonya'da çift katlı otobüsler

İşte bu yüzden, Priştina'dan kalkacak uçağıma yetişebilmek için Kosova-Makedonya sınırını ellerimde bavullarla yürüyerek geçmek zorunda kaldığımı da anımsatmak isterim.

Kosova'dan sonra geldiğim Üsküp'te ise durum Kosova'dan farksızdı. Tek fark Makedonya'nın yarısının Ortodoks, diğer yarısının Müslüman olmasıydı.

Müslümanlar minarelerine hilafet bayrağını asmışlar, Makedonlar ise kentin her tarafından rahatlıkla görülebilecek kentin tepesine devasa bir haç kondurmuşlar. Sadece haç mı, adım başı dini ve tarihi kişiliklerin heykelleriyle donatmışlar Üsküp'ü. En çok da Büyük İskender. Müslümanlar da altta kalmamak için yaşadıkları hemen her köyde birden fazla cami yaptırarak garip bir rekabet içine girmişler.

Üsküp'ün Makedonya tarafı

Ancak, Müslümanların yaptıkları camilerin mimarisinin nasıl olduğunu belirtmeme gerek yok. Bu konuda da örnek aldıkları tek ülke Türkiye...

Müslümanların yaşam alanları ile Makedonların yaşadıkları yerlerdeki kalite farkı o kadar bariz ki...

Vardar nehrinin ikiye ayırdığı o ünlü Vardar Ovası'nın bir tarafında düzenli, planlı temiz ve bakımlı Ortodoks Makedonlar, diğer tarafında teneke mahallerde bakımsız, plansız ve düzensiz Müslümanlar yaşıyor!

Üsküp'te Müslümanlar'ın yaşadığı taraf

Müslümanlar (çoğunluğu Arnavut) meclise yolladıkları parlamenterlerden şikâyetçiler. Müslüman belediye başkanların yeterli hizmet vermediklerini sıklıkla dile getirirken, Makedonların Müslümanların yoğun olarak yaşadıkları bölgelere özellikle hizmet götürmediğini, parlamentoda yer alan Müslüman politikacıların da buna kayıtsız kaldığını iddia ediyorlar!

Tarihi kale, Osmanlı'dan kalma başta çarşı, birkaç cami, han ve hamam da olmasa Müslüman tarafının görülecek kayda değer bir tarafı yok.

Her şeye rağmen turistlerin Üsküp'e ilgisi büyük. Özellikle Türkiye'den gelenlerin sayısı dikkat çekici. Fiyatların Avrupa'nın bir çok ülkesine göre ucuz olması bunda etken.

Üsküp Taşköprü'den Makedonya tarafı. Tepedeki haç hemen dikkat çekiyor

Müslümanlar ile Ortodoks'ların yaşam alanlarındaki fark o kadar açık ki...

İster istemez insan sormadan edemiyor; "Müslüman olmak neden bu kadar zor?"

Eloğlu yaşam standardını yükseltmek için çalışıp çabalarken, çağdaş yaşamak için her şeyi yaparken Müslümanlar neden bu kadar mukadderatçı?

Neden daha iyi koşullarda yaşamak için çalışıp çabalamazlar, anlamak pek de kolay değil!

Priştina'da Müslümanlar biraz daha (ABD sayesinde AB'nin elinde doğmuş olmanın da etkisiyle) sistemlerini oturtmaya çalıştıkları görülüyor.

Üsküp'teki devasa İskender heykeli

Ama Üsküp'te durum içler acısı.

İki ülke orasında bir diğer ortak nokta ise ABD, AKP ve Recep Tayyip Erdoğan hayranlığı... Üsküp'te ünlü bitpazarında karşılaştığım bir Arnavut, Türkiye'den olduğumu anlayınca hemen yanıma gelip bana Başbakan Erdoğan'ı övmeye ve ne kadar çok sevdiklerini anlatmaya başladı. "Neden?" diye sorduğumda ise verdiği yanıt ibretlikti.

"Çünkü o Müslüman!"

Başta aklım karıştı, Müslüman bir ülkede bir başbakanının Müslüman olmasının nasıl bir ayrıcalığı olabilirdi? Makedonya olsa, yarısı Ortodoks bir ülkede bir Müslüman'ın başkan olması önemli bir olaydır da, halkının yüzde 90'ı Müslüman bir ülkede bir başbakanın "Müslüman" diye balkanlarda hayranlık uyandırmasının mantığı ne olabilir?

Üsküp Çarşısı

"Ben de Müslüman'ım, Türkiye'de herkes Müslüman" dedim, Sakallı Arnavut din kardeşimin bana verdiği yanıt, şaşkınlığımı daha da artırdı:

"O daha Müslüman. Dinsiz Kemalistlere karşı başbakan oldu!"

***

Üsküp'ün orta yeri Vardar nehri, sanki Bursa'nın kardeşi gibi benziyor.

Amma ve lakin iki ayrı dünya, iki ayrı kültür, iki ayrı zaman akıyor Vardar Ovası'nda. Biri çağa yakın, diğeri çağın gerisinde.

Bu kader olamaz.

Ortada bir yanlış var ve bu yanlış nedense hep Müslümanları gafil avlıyor.

Kosova Peje (İpek) kenti

https://twitter.com/Suatsh