SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Yaşanabilir bir Bursa için...

Yazının Giriş Tarihi: 29.05.2015 10:25

Türkiye nükleer enerji felaketine çekiliyor, yeni kömürlü termik santrallere izin verilerek iklim değişikliği ve çevre kirliliği arttırılıyor, binlerce HES projesi ile sularımız yok ediliyor.

Bursa'ya baktığımızda çevrenin, doğanın talanının kentimizde de büyük bir hızla sürdüğünü görüyoruz. Uludağ'da yapılaşma yarışı başlatıldı, teleferik ve otel projeleri nedeniyle Uludağ talan edilmekte.

Nilüfer Çayı yıllardır ruhsatsız çalışan, arıtma tesisi olmayan işletmelerin atıklarıyla kirlenmekte. Denetimsizlik ve yaptırımların yetersizliği bu kirliliği artırmaktadır.

İznik Gölü, başta Cargill olmak üzere sanayi kuruluşlarının atıkları ile kirlenirken, Uluabat Gölü de çeşitli sanayi kuruluşları ve taş-maden ocakları ile yok olmaya doğru gitmekte. Öte yandan Orhaneli Başköy ve civarındaki mermer ocakları orman alanlarına ve su kaynaklarına ciddi zararlar vermektedir.

Batı Sanayi Bölgesi projesi ve İstanbul-İzmir Otoyolu projesi tarım alanlarını ciddi biçimde tehdit etmekte. Bursa'nın batısında 1270 hektarlık yeni bir OSB kurulması Bursa'nın en verimli tarım alanlarının bir bölümünü daha yok edecektir.

Su kenti diye bilinen Bursa ve Uludağ'ın suları ticarileştirilerek şişelenmekte ve halkın suyu, patronlara peşkeş çekilmektedir.

Tarım ve orman alanlarından oluşan Dağyenice yapılaşmaya açılmak istenmekte, Atatürk Stadyumu ve çevresi yıkılarak betonlaştırılmaya çalışılmakta, "eğitim kampusleri" ile orman alanlarının imara açılması planlanmaktadır.

Kestel bölgesindeki Bursa Çimento Fabrikası kapasite artışı yaparak çimento üretimini 1.850.000 ton/yıl'dan, 4.250.000 ton/yıl'a çıkarmak için başvuru yaptı. Bu yetmezmiş gibi Nilüfer ilçesine bağlı İnegazi mahallesinde de yeni bir çimento fabrikası kurulmak isteniyor. Havamız, toprağımız, suyumuz için tehlike büyüyor.

Keles Kozağacı'nda yapılmak istenen termik santral projesi bölge halkının kararlı mücadelesi sonucu şimdilik askıya alınmış durumda. Ancak Bursa'ya öldürücü darbe Demirtaş'ta vurulmak isteniyor. Kentin ortasına, Demirtaş'a kömürlü bir termik santral kurmak isteyen DOSAB sanayicileri salt rant uğruna Bursa'nın ölüm fermanını yazıyorlar. 10 Nisan'da binlerce Bursalı havasını, toprağını, suyunu savunmak için ÇED raporuna itiraz dilekçelerini verdiler. Şimdi sonuç bekleniyor.

Kentin talanı kentsel dönüşüm adı altında da sürüyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi ve TOKİ işbirliği ile yapılan Doğanbey projesi Bursa'ya karşı işlenen en büyük suçlardan biridir, yapanlar bile savunamyor. Ardından Yıldırım ilçesi Ankara Yolu kuzeyinde yedi mahalle riskli alan ilan edilmiş, halkın görüşü alınmadan yapılan proje ile yaşanılabilir konutlar üretmek değil rant yaratmak amaçlanmıştır. 2014 yılında seçimler nedeniyle rafa kaldırılan proje belirsizliğini korumaktadır.

HDP Seçim Bildirgesinde şunları söylüyor;

-HES, termik, nükleer vb. enerji projelerine, ekolojik yıkıma yol açan maden işletmeciliğine, endüstriyel atık ve kirlilik sonucunda yaşam alanlarının tahribine yol açan uygulamalara son verilecek.

-Kenti yağmalayan kentsel dönüşüm projeleri önlenecek. 

-Evlere ve tarlalara takılan ön ödemeli sayaçlar iptal edilecek, hane başına 10 m3 su, tarlalara geçimlik tarım için gereken su ücretsiz verilecek.

-Tarım alanlarının, ormanların ve meraların yapılaşmaya açılması ve sanayi alanı olmasına izin verilmeyecek.

-Enerjinin yerel halkın ihtiyacı için, yerinde üretilmesi sağlanacak ve bu amaçlı projeler desteklenecek, yenilenebilir enerjiye öncelik verilecek.

- Kentlerin meydanları, parkları, koruları ve kıyıları korunacak ortak alanlarımızdır. Bu alanları yok eden, sermayeye rant yaratan projeler durdurulacak.

O halde;

-Suyumuza, orman ve tarım alanlarımıza, ağacımıza, havamıza sahip çıkmak; Uludağ'ı, Nilüfer Çayı'nı, İznik ve Uluabat göllerini korumak için,

-Termik santrallere, çimento fabrikalarına, havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirleten ve bize yaşam alanı bırakmayan tüm projelere DUR demek için,

-İçinde yaşayanların görüşü alınmadan, rant uğruna yapılan kentsel dönüşüm projeleri yerine; halkın vereceği kararla onların isteğine uygun biçimde gerçekleştirilecek yerinde dönüşüm projeleri için,

Oyum HDP'ye...

twitter.com/aserdaresen