SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

TC tehlikede mi?

Yazının Giriş Tarihi: 23.04.2013 10:55

PKK bile daha önceki ayrı devlet söylemini terk etmiş durumda ve Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığına bir itirazları yok. Çok marjinal bazı şeriatçı grupların dışında herkes Cumhuriyet kavramında ve Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı üst kimliğinde buluşuyorlar. Dolayısıyla TC tehlikede değil.

Peki son günlerde, özellikle de sosyal medyada büyük tartışmalara neden olan "TC" sorunu nedir? Önce Sağlık Bakanlığı'nın bazı kurumlarının isimlerinden TC'nin kaldırıldığı iddiası ile eyleme geçen bir grup "sosyal medya eylemcisi" Facebook ve Twitter'da adlarının başına TC ekleyerek protestoya giriştiler. Ardından Sağlık Bakanı açıklama yaparak TC'nin kaldırılması gibi bir kararları olmadığını söyledi.

Geçtiğimiz hafta ise bazı valiliklerde, bu arada Bursa valiliğinde binadaki TC yazısının kaldırıldığı iddia edildi ve CHP'nin de yer aldığı protestolar gerçekleştirildi. Vali açıklama yaparak, TC ibaresinin 2008 yılında kaldırıldığını, ancak son günlerde bu konudaki hassasiyet nedeniyle yeniden TC'nin eklendiğini açıkladı.

Ülkemizde işsizlik, yoksulluk, eşitsizlik, antidemokratik uygulamalar, hukuksuzluk gibi pek çok sorun varken ve son aylarda Kürt sorununun çözümüne yönelik çok önemli bir süreç başlamış iken bu TC tartışması nereden çıktı? Üstelik, birkaç yıl öncesine kadar TC ibaresini PKK'liler kullandığı için, milliyetçi kesimler bu deyimi kullananları "bölücü" olarak suçluyorlardı. Şimdi ne oldu da milliyetçiler, ulusalcılar "TC"ci kesildiler?

Bu ülkede kimse Cumhuriyet'e karşı değil. Herkes Cumhuriyet'ten yana, ancak herkesin Cumhuriyet anlayışı da farklı. Milliyetçiler, ulusalcılar/Kemalistler mevcut Cumhuriyet'in aynen devamından yanalar. Sosyalistler, demokratlar, Kürtler vb. ise Cumhuriyet'in demokratikleşmesini istiyorlar. Şeriat yanlıları ise İslam Cumhuriyeti taraftarı.

Peki mevcut Cumhuriyet aynen sürmeli mi, yoksa daha eşit, özgür, demokratik bir Cumhuriyet'e mi dönüştürülmeli? Bugün TC denilince işçiler, memurlar "Taşeron Cumhuriyeti"ni anımsıyor. Öğrenciler TC ile üzerlerine sıkılan suyu, gaz bombasını, copları özdeşleştiriyorlar. Kürtler, TC denilince köylerini boşaltan; oğullarını, eşlerini, babalarını yok eden devleti anımsıyorlar. Alevilere göre TC Maraş'ta, Sivas'ta, Çorum'da katliam yapan devlet. Bu ülkede pek çok kişi için TC zam, zulüm, işkence demek. Çünkü TC devletin kurumsal kimliğidir ve devlet bugüne kadar yurttaşına hiç de iyi davranmadı.

Cumhuriyetin demokratikleşmesini istemek Cumhuriyet'e karşı olmak değil, tersine onu yaşatmak, geliştirmek istemektir. Ancak Cumhuriyet kavramına körü körüne tapanlar, Cumhuriyeti demokratikleştirmek isteyenleri Cumhuriyet düşmanı olarak görebiliyorlar. Ne yazık ki ülkemizde pek çok kişi bazı kavramları fetişleştirmekte, içeriğini, anlamını tam olarak bilmese de bu kavramları fanatik olarak savunmaktadırlar. İran'ın, Kongo'nun, K.Kore'nin de Cumhuriyet olduğunu düşünürsek, önemli olanın salt Cumhuriyet değil, onun ne kadar demokratik olduğu gerçeğini görebiliriz.

Bugün yaşanan "TC fanatizmi" aslında gündemi değiştirmek isteyen muhafazakarların, statükocuların bir provokasyonundan doğmuştur. Ülkemizin en önemli sorunu olan ve son 30 yılda 50.000'e yakın insanımızın canına mal olan Kürt sorununun çözümü ve barış sağlanması için önemli bir fırsat doğmuştur. Bu durum, savaştan, kandan beslenen statükocu çevreleri rahatsız etmektedir. Barış sürecini engellemek için geliştirdikleri provokasyonlardan biri de budur. Bazı AKP'li siyasetçiler ve bürokratlar da bu duruma bilerek ya da bilmeyerek alet olmaktadırlar.

Tarih boyunca her zaman değişimden yana olanlar kazanmıştır. Statükoyu savunmak, savulan değere de zarar verir. Barış, eşitlik, özgürlük ve demokrasi bu ülke halklarının da hakkıdır ve mutlaka gerçekleşecektir. Bu ülkede yaşayan herkesin "benim Cumhuriyetim" diyeceği demokratik Cumhuriyet, tüm Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları tarafından korkuyla değil, sevgiyle ve coşkuyla kucaklanacaktır.