SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Tanınma adaleti; Kimlik

Yazının Giriş Tarihi: 26.09.2013 10:20

Kimlik ile sembolleştirilen 'Tanınma Adaleti', herhangi bir etnik, dinsel ve cinsel farklı kimliğin dışlanmamasının garanti altına alınmasıdır. Bu yazıda 'Tanınma Adaleti' kavramı açıklanmaya çalışılacaktır. Son günlerde Roman yurttaşlara karşı yaygınlaşan ayrımcı yaklaşımlar ve Bursa Valiliği'nin Romanlar hakkındaki sözleri konunun güncelliğini arttırmış bulunmaktadır.

Bugün ülkemizde kimliğinden, yani etnik kökeninden ya da inancından dolayı kamusal yaşamdan ve toplumdan dışlanmakta olan milyonlarca insan var. Bunların başında Kürt halkı, Romanlar, Aleviler ve Müslüman olmayanlar geliyor. Farklı halkların ve kültürlerin önce asimile edilmelerinin, daha sonra da inkar politikalarıyla yok sayılmalarının kabul edilebilecek hiçbir yanı yoktur. Ülkemizin en önemli sorunları arasında yer alan "Kürt sorunu" ve "Alevi sorunu" tanınma adaleti olmayışından kaynaklanmaktadır.

Biz birbirimizden farklıyız. Müslümanız, sosyalistiz, Hristiyanız, Romanız, Sünniyiz, Aleviyiz, Türküz, ateistiz, kadınız, yeşiliz, Kürdüz, Ermeniyiz, erkeğiz, eşcinseliz, Lazız, Arabız, LGBT bireyiz, Ezidiyiz... Evet, aramızda pek çok farklar var. Bugün farklıyız ama eşit değiliz. Farklı olan milyonlarca insan bugün ayrımcılığa uğruyor, kendini eşit yurttaş olarak hissetmiyor.

'Tek Dil', 'Tek Din', 'Tek Millet', 'Tek Devlet', 'Tek Bayrak' diye devam eden "Tek"çi anlayış ülkemizde farklı olana yaşam şansı tanımıyor, onu ötekileştirerek ayrımcılık yapıyor. 'Tek Devlet' ve 'Tek Bayrak' konusuna itiraz eden pek yok, ama 'Tek Millet', 'Tek Dil' ve 'Tek Din' dayatması demokratik bir yaşamda kabul edilemez.

Biz eşit yurttaş olmak istiyoruz. Eşitlik içinde bir arada yaşamak istiyoruz. Biz biliyoruz ki, aynı zamanda, aynı coğrafyada ortak bir yaşamı paylaşanların hiçbiri diğerlerinden üstün değildir, olmamalıdır.

Biz, herkesin sözde aynı sayıldığı bir toplumda değil, farklılıklarına karşın eşit olduğu, çoğulcu bir toplumda yaşamak istiyoruz. Biliyoruz ki, her insan kendi kimliğini ve kültürünü yaşatmak ve geliştirmek hakkına sahiptir.

Biz bu ülkede yaşayan her farklı etnik ve inanç grubunun, her halkın, farklı cinsiyet kimliklerine sahip her bireyin "anayasal yurttaşlık" çerçevesinde eşit olmasını istiyoruz.

Farklı kimlik ve kültürlerin anayasal güvence altına alınması için mücadele ediyoruz. Herkesin kendi anadilini geliştirmesi, eğitim ve öğrenimini kendi ana dilinde yapması hakkını savunuyoruz. Çok dilli kamu hizmetini de içeren yerinden yönetim uygulamaları istiyoruz.

"Gönüllü yurttaşlık" ortamının ancak tanınma adaleti ile güçleneceğini biliyoruz. Güvensizliğin ve önyargıların birbirimizi tanıdıkça, yabancılık azaldıkça giderileceğini, eşit koşullarda bir arada yaşama ortamının güçleneceğine inanıyoruz.

Farklı olanların mutlu olduğu bir ülkede, hepimiz mutlu oluruz.