SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Taksim mesajı

Yazının Giriş Tarihi: 07.06.2013 15:54

Taksim Gezi Parkı'na yapılmak istenen AVM ve kışlaya karşı bir avuç çevreye duyarlı yurttaşın başlattığı direniş, iktidarın "dediğim dedik" tavrı, polisin orantısız şiddeti sonunda tüm ülkeye yayıldı.

Halk sokaklarda, bugüne kadar sokağa hiç çıkmamış binlerce insan her gün bıkmadan, usanmadan sokakları dolduruyor, tepkisini dile getiriyor.

Damla, tamamlanınca damlar. Aslında olanlar bir birikimin sonucu, yoksa konu sadece Gezi Parkı değil. 2011 seçimlerinden sonra AKP iktidarının giderek otoriterleşmesi, özellikle de son bir yılda halkın yaşam tarzına müdahale anlamı taşıyan söz ve eylemleri zaten bir birikim yaratmıştı.

Son olay, bardağı taşıran damla oldu. Kürtaj ile başlayıp, alkol vb ile süren dayatmacı icraatler halkı "artık yeter" noktasına getirdi.

Eylemlere ve eylemlere katılanlara baktığımızda geçmişe göre çok farklı bir tablo görüyoruz. Bu eylemlere katılanlar çoğunlukla gençler, yani bizim yıllardır "apolitik" diye eleştirdiğimiz gençler. İçlerinde bir siyasi parti ile ilişkisi olanlar yüzde 10'larda.

Kadınlar eylemlerde ağırlıkla yer alıyorlar. Daha önce hiç bir eylemde bir araya gelmemiş laikler, Kürtler, dindarlar, sosyalistler birlikte eylem yapıyorlar. Bu da AKP'nin başarısı kuşkusuz ki.

Başbakan Erdoğan eylemcileri vandalizmle, şiddet yanlısı olmakla, provakasyon ile  suçlasa da görünen o ki eylemciler büyük çoğunlukla barışçı, dayanışmacı, paylaşımcı.

Kandil akşamı Gezi'de mevlüt okutacak, içki içilmemesini isteyecek kadar değerlere, inançlara saygılı. Ve en önemlisi de her türlü otoriter, militarist görüşleri reddeden, sivil, demokratik bir eylem gerçekleştiriyorlar.

"Hiç kimsenin askeri olmadık, olmayacağız" diyerek bunu açıkça belirtiyorlar. Böylece de, eğer eylemleri  provakasyon amacıyla kullanmak isteyenler varsa da, bunları boşa çıkartıyorlar.

Peki Taksim eylemcileri ne istiyor? Belirtilen pek çok talep var ancak bunların büyük çoğunluğu "demokrasi talebi"nde odaklanıyor. Evet istedikleri demokrasi, yapılacak işlerde kendi görüşlerinin alınması, herkesin yaşam tarzına saygı gösterilmesi.

Kısaca söyleyecek olursak, istenen "herkes eşit, herkes farklı" olsun. Aslında bu hepimizin talebi değil mi? Kürdü, alevisi, dindarı, farklı dini inancı olanlar ve inançsızlar, farklı cinsel yönelimi olanlar yıllardır bunun için mücadele etmiyorlar mı ?

Çok şey mi istiyoruz?